Edirne’de 22 Aralık 2025 tarihinde Meriç Nehri kıyısında kaybolan 25 yaşındaki Ensar Çakır’ın bulunması için başlatılan çalışmalar, aradan geçen yaklaşık 6,5 aya rağmen sonuç vermedi.
Edirne’de 22 Aralık 2025 tarihinde Meriç Nehri kıyısında kaybolan 25 yaşındaki Ensar Çakır’ın bulunması için başlatılan çalışmalar, aradan geçen yaklaşık 6,5 aya rağmen sonuç vermedi.
Kayıp genç için yürütülen soruşturma kapsamında uluslararası arama süreci başlatılırken, Ensar Çakır hakkında Interpol tarafından Sarı Bülten çıkarıldı. Ancak bugüne kadar Çakır’ın akıbetine ilişkin herhangi bir somut bulguya ulaşılamadı.
Ailesi, arama çalışmalarının daha kapsamlı şekilde yürütülmesini isterken, gerekirse Yunanistan’a giderek kendi imkanlarıyla da arama yapmak istediklerini belirtti.
Oğlundan aylardır haber alamamanın acısını yaşadığını söyleyen anne Ayşe Çakır, yetkililere seslenerek şunları söyledi:
“Bu süreç beni hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yıprattı. Devlet büyüklerimize sesleniyorum. Yunanistan’a geçebilmemiz için bize vize konusunda yardımcı olsunlar. Ben oğlumu kendi ellerimle aramak istiyorum. Maddi ya da manevi hiçbir beklentim yok. Tek isteğim oğlumu bulabilmek.”
nsar Çakır’ın ablası Eylem Çakır ise arama çalışmalarının yeterli olmadığını savunarak şöyle konuştu:
“Kardeşim için gerekli arama çalışmalarının yeterince yapıldığına inanmıyoruz. Sürekli savcılığa başvurduk. Interpol tarafından Sarı Bülten çıkarılması için uzun süre mücadele ettik ve ısrarlarımız sonucunda bu karar alındı. Dosyaya ilk baktığımızda çok sınırlı evrak vardı. Jandarma personelinin ifadelerinin alınmasını dahi biz talep ettik. Kardeşim buhar olup uçmadı. O gün ne yaşandığının tüm yönleriyle araştırılmasını istiyoruz.”
Aile olarak Yunanistan’a gidip arama yapmak istediklerini belirten Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yunanistan’a gitmek için bize vize konusunda yardımcı olunmasını talep ediyoruz. Gerekirse kendi imkanlarımızla gidip araştıracağız. O gün kardeşimi görenlerin olduğu söyleniyor. Sonrasında ne yaşandığını bilmiyoruz. Tek isteğimiz kardeşimizin sağ ya da ölü bulunması ve bu belirsizliğin sona ermesidir.”
Soruşturmanın savcılık tarafından sürdürüldüğünü ifade eden aile, dosyaya yeni atanan cumhuriyet savcısının konuyla yakından ilgileneceğini öğrendiklerini belirterek, bundan sonraki süreçte daha kapsamlı bir çalışma yürütülmesini beklediklerini söyledi.