Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) yayımladığı son rapor, emeklilik sisteminde uzun süredir dile getirilen adaletsizlik iddialarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Raporda, prim gün sayısı ve çalışma hayatı boyunca elde edilen kazançları birebir aynı olan sigortalıların, yalnızca emeklilik başvurusunu yaptıkları yıl nedeniyle farklı maaşlarla karşılaşabildiği tespitine yer verildi. Bu durumun, sosyal güvenlik sistemine duyulan güveni zedelediği ifade edildi.
AYNI ŞARTLAR, FARKLI AYLIKLAR
KDK’nin incelemesi kapsamında, farklı yıllarda emeklilik dilekçesi veren sigortalıların dosyaları karşılaştırıldı.
Yapılan değerlendirmelerde, emekli aylığı hesaplamasında kullanılan güncelleme katsayısının başvuru yılına göre değişmesinin, maaşlar arasında belirgin farklar oluşturduğu aktarıldı.
Rapora yansıyan örneklerde, yalnızca birkaç aylık ya da bir yıllık zaman farkının bile emekli aylığında ciddi düşüşlere yol açabildiği dile getirildi.
2026 İÇİN DÜŞÜK MAAŞ UYARISI
Raporda yer alan değerlendirmeler, özellikle 2026 yılında emekli olmayı planlayan sigortalılar açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
Emekli aylığı hesaplamasında esas alınan yıllık enflasyon ve büyüme verilerinin, başvurunun yapıldığı döneme göre farklılık göstermesi nedeniyle, yüksek enflasyon dönemlerinin ardından emekli olanlarla sonraki yıllarda emeklilik dilekçesi verenler arasında maaş farkı oluşabileceği bildirildi.
Mevcut hesaplama yönteminin devam etmesi halinde, 2026 ve sonrasında emekli olacak bazı sigortalıların, bir önceki yıla kıyasla daha düşük aylık alabileceği uyarısı yapıldı.
ADALET ALGISI ZEDELENİYOR
KDK’nin özel raporunda, ortaya çıkan maaş farklarının bireysel mağduriyetler doğurduğuna dikkat çekildi.
Aynı şartlara sahip sigortalıların farklı emekli maaşları almasının, sistemin adil ve öngörülebilir olmadığı yönündeki algıyı güçlendirdiği vurgulandı. Bu durumun uzun vadede sosyal güvenlik sistemine olan güveni zayıflatabileceği ifade edildi.
YASAL VE YAPISAL DÜZENLEME ÇAĞRISI
Raporda, emekli aylıkları arasındaki farklılıkların kalıcı hale gelmemesi için yasal ve yapısal düzenlemelerin kaçınılmaz olduğu belirtildi.
Emeklilik sisteminin daha adil, istikrarlı ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulmasının hem sigortalıların hak kayıplarını önleyeceği hem de sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini güçlendireceği değerlendirmesine yer verildi.
BAŞVURU ZAMANI KARARLARI ETKİLİYOR
KDK’nin tespitlerine göre, mevcut tablo sigortalıların emeklilik kararlarını çalışma süresinden çok başvuru zamanlamasına göre vermesine neden oluyor.
Özellikle yıl sonu ve yıl başı dönemlerinde emeklilik dilekçelerinde yaşanan yoğunluğun, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş yükünü artırdığına dikkat çekildi.
SİSTEM İÇİN RİSKLER BÜYÜYOR
Raporda ayrıca, emeklilik başvurularındaki dönemsel artışların sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuldu.
Erken emeklilik eğiliminin prim gelirlerini azaltabileceği, buna karşılık emekli aylığı ödemelerini artırarak sistem üzerinde ek bir yük oluşturabileceği ifade edildi.
Emekli olduktan sonra çalışmayı sürdüren bazı sigortalıların sosyal güvenlik destek primi nedeniyle kayıt dışı çalışmaya yönelebilme riskine de dikkat çekilerek, bunun da çözülmesi gereken ayrı bir sorun alanı olduğu belirtildi.