X platformunda bir vatandaşın anlattığı İBAN kiralama yöntemi akıllara durgunluk verdi. Paylaşımda yer alan Tinder kaynaklı sextortion (cinsel şantaj) vakası, dolandırıcılık ağının çok katmanlı yapısını gözler önüne serdi.
TİNDER’DAN BAŞLAYAN ŞANTAJ ZİNCİRİ
İddiaya göre süreç, bir gencin Tinder üzerinden bir kadın profiliyle eşleşmesiyle başlıyor. Mesajlaşma kısa sürede güven ilişkisine dönüştürülürken, konuşmalar WhatsApp’a taşınıyor. Burada mağdura cinsel içerikli özel fotoğraflar gönderilmesi yönünde baskı yapılıyor.
Bu görüntülerin kaydedilmesinin ardından dolandırıcılar devreye giriyor. Mağdurun kimlik bilgileri, aile çevresi ve iletişim ağı, yasa dışı veri panelleri aracılığıyla detaylı şekilde analiz ediliyor.
Ardından klasik şantaj süreci başlıyor: “Görüntüleri ailene göndeririz, 14 bin 500 TL yatır.”
PARA TRAFİĞİ KİRALIK IBAN’A YÖNLENDİRİLİYOR
Mağdurun ödeme gücünün olmaması durumunda baskı artırılırken, para transferi genellikle üçüncü kişilere ait hesaplar üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu noktada devreye “IBAN kiralama” sistemi giriyor.
Dolandırıcılar, “hiç kullanmadığın hesabı aç, sana aylık 10 bin TL kazanç” gibi vaatlerle kişileri sisteme dahil ediyor. Bu hesaplar daha sonra sanal bahis, dolandırıcılık ve kara para aklama işlemlerinde kullanılıyor.
Paralar çoğunlukla Türkiye’deki kiralık hesaplara aktarılıyor, ardından hızla kripto para birimlerine (USDT, Bitcoin vb.) çevrilerek iz kaybettiriliyor. Operasyonun teknik kısmında ise yurt dışı merkezli hatlar kullanılarak tespit zorlaştırılıyor.
“MAĞDUR DEĞİL, SUÇ ORTAĞI” TARTIŞMASI
Uzmanlara göre IBAN’ını kiraya veren kişiler çoğu zaman kendisini “dolandırılmış mağdur” olarak tanımlasa da hukuki tablo farklı işliyor. Bu hesapların suç örgütleri tarafından kullanılması, kişileri doğrudan nitelikli dolandırıcılık zincirinin parçası haline getiriyor.
Soruşturmalarda mağdurların başvurduğu dosyalarda genellikle tek somut iz, paranın aktarıldığı IBAN oluyor. Bu durum, hesap sahibini doğrudan adli sürecin merkezine taşıyor ve banka hesaplarına bloke konulmasına kadar giden sonuçlar doğuruyor.
KRİPTO VE “ÜÇGEN DOLANDIRICILIK” AĞI GENİŞLİYOR
IBAN kiralama sistemi yalnızca cinsel şantaj vakalarında değil, kripto para piyasalarında ve ikinci el satış platformlarında da kullanılıyor. “Üçgen dolandırıcılık” olarak bilinen yöntemde mağdurdan alınan para, farklı IBAN’lar üzerinden dolaştırılarak kripto cüzdanlara aktarılıyor.
Bu yapı sayesinde hem paranın kaynağı gizleniyor hem de suç zincirinin izlenmesi zorlaştırılıyor. Hukukçular ise bu tür işlemlerde “bilmeden yaptım” savunmasının her zaman geçerli olmadığını, hesap paylaşımının ciddi sorumluluk doğurduğunu belirtiyor.
AĞIR YAPTIRIMLAR GÜNDEMDE
Uzmanlar, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında bu tür eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçuna girebileceğine dikkat çekiyor. Hesabın bilinçli şekilde başkalarına kullandırılması, suçun parçası olma riskini artırıyor.
Savcılıklar ve emniyet birimleri ise özellikle son dönemde artan IBAN kiralama vakalarına karşı uyarılarını sıklaştırmış durumda.
“KOLAY PARA” VAADİ BÜYÜK RİSK TAŞIYOR
Yetkililer, sosyal medya üzerinden yayılan “hesabını kirala, gelir elde et” tarzı tekliflerin tamamının riskli olduğuna dikkat çekiyor. Banka hesaplarının başkalarına kullandırılmasının hem finansal hem de cezai sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, bu tür ağların yalnızca bireysel mağduriyet yaratmadığını, aynı zamanda organize suçların finansal altyapısını oluşturduğunu belirtiyor.
Artan vakalar, dijital dolandırıcılıkla mücadelede hem farkındalığın hem de denetimlerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.