Son yıllarda yatırımcısına en fazla kazandıran araçlardan biri olan altın, 2026 yılına girilirken de ilgi odağındaki yerini koruyor. Jeopolitik riskler, merkez bankalarının faiz politikaları ve küresel belirsizlikler nedeniyle yükselişini sürdüren altın için piyasaların yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, dikkat çeken bir değerlendirme yaptı.
TGRT Haber’de yayınlanan Medya Kritik programına katılan Memiş, altın piyasasında özellikle yılın ikinci yarısına ilişkin farklı bir tablo oluşabileceğini ifade etti.
Uluslararası piyasalardaki gelişmelere dikkat çeken Memiş, savaş ihtimalleri ve jeopolitik gerilimlerin altını destekleyen temel unsurlar olduğunu dile getirdi.
Ons altının küresel piyasalarda güçlü bir yükseliş yaşadığını belirten Memiş, mevcut risklerin devam etmesi halinde fiyatların teknik olarak daha da yukarı taşınabileceğini söyledi.
Özellikle Orta Doğu’daki olası askeri müdahalelerin, altın fiyatlarını kısa vadede yukarı yönlü baskılayabileceğini vurgulayan Memiş, yılın ilk yarısında belirsizliklerin etkisini sürdüreceğini aktardı.
İslam Memiş’in değerlendirmelerinde en çok dikkat çeken başlıklardan biri ise Türkiye’de altın fiyatlarının üzerindeki yüksek işçilik maliyetleri oldu. Memiş, geçmiş dönemde altın alım-satımında olağanüstü seviyelere çıkan işçilik bedellerinin hem sektörü hem de vatandaşı zorladığını belirtti.
Piyasaya müdahale edilmeden önce sektör ve vatandaş ayrımının iyi yapılması gerektiğini vurgulayan Memiş, plansız adımların kamu zararına yol açabileceğini savundu.
Memiş, geçmiş yıllarda sosyal medyada yayılan panik söylemlerinin Kapalıçarşı’da yoğunluk ve altın kuyruklarına neden olduğunu hatırlatarak, benzer senaryoların tekrar yaşanabileceği uyarısında bulundu. İthalat kısıtlamaları ve arz sıkıntısı yaşanan dönemlerde bu tür yönlendirmelerin piyasayı daha da gerdiğini söyledi.
Yılın ikinci yarısına dikkat çeken Memiş, ithalat kotasının kaldırılması ihtimalini güçlü gördüğünü belirtti. Bu adımın atılması halinde, gram altın fiyatlarında ciddi bir düzeltme yaşanabileceğini ifade etti.
Mevcut fiyatların önemli bir bölümünün işçilikten kaynaklandığını vurgulayan Memiş, bu köpüğün alınmasıyla birlikte fiyatların kademeli olarak geri çekileceğini aktardı.
Son dönemde yatırımcıların sıkça sorduğu bir soruya da açıklık getiren Memiş, ons altındaki yükselişin gram altına aynı oranda yansımamasının temel nedeninin düşen işçilik bedelleri olduğunu söyledi.
İşçilik maliyetleri geriledikçe, ons altın yükselse bile gram altının aynı hızla artmadığını ifade eden Memiş, bu durumun piyasadaki fiyatlama mekanizmasını doğrudan etkilediğini kaydetti.
Memiş, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ithalat kotasına ilişkin resmi bir adım atması durumunda, sadece işçilik etkisiyle gram altın fiyatlarında en az bin liralık bir düşüş yaşanabileceğini öne sürdü. Bu düşüşün bir anda değil, kademeli şekilde gerçekleşeceğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen altın kaçakçılığı operasyonlarına da değinen Memiş, yapılan müdahalelerin Kapalıçarşı esnafı açısından olumlu karşılandığını belirtti.
Tekelci yapının zayıflamasıyla birlikte işçilik fiyatlarının daha dengeli hale geldiğini ifade eden Memiş, esnafın piyasadaki normalleşmeden memnun olduğunu söyledi.