2016 yılından bu yana aynı dairede kiracı olarak oturan M.K. isimli vatandaş, bir süre önce yeni bir eve taşınma kararı aldı. Son kirasını ödeyen ve elektrik, su gibi abonelikleri halen aktif olan kiracı, anahtar teslim sürecini henüz tamamlamamıştı. Taşınma süreci devam eden daireye girmek isteyen ev sahipleri K.U., G.U. ve A.U., kapıyı çilingir vasıtasıyla açacaklarını bildirdi. Kiracı M.K., durumu öğrenir öğrenmez bu yaptıklarının suç olduğunu, evde hâlâ özel ve değerli eşyalarının bulunduğunu belirterek mülk sahiplerini uyardı. Ancak bu uyarılara kulak asmayan şüpheliler, çilingir yardımıyla kapıyı açtırarak içeri girdi ve kilidi tamamen değiştirdi.

İzinsiz şekilde eve giren mülk sahipleri, kiracının yatak odasında bulunan ve içerisinde ziynet eşyalarının da yer aldığı valize tüm özel eşyalarla birlikte el koydu. Eşyaları rehin alan şahıslar bununla da yetinmeyerek kiracıya şantaj içerikli bir mesaj gönderdi. Mesajda, dairede bırakılan eşyaların ancak bir tutanak karşılığında teslim edileceği, teslim sırasında kiracının eşyalarında herhangi bir eksiklik bulunmadığını ve daireyle ilgili cezai veya hukuki hak iddiasının kalmadığını yazılı olarak beyan etmesi istendi.

Kendi eşyalarını ve altınlarını geri alabilmek için şikayet hakkından vazgeçmeye zorlanan M.K., vakit kaybetmeden yargının yolunu tuttu. Kendisine gönderilen mesajları şantaj ve tehdit belgesi olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunan mağdur kiracı, mülk sahiplerinden şikayetçi oldu. Şüpheliler hakkında "konut dokunulmazlığını ihlal", "mala zarar verme", "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "hırsızlık, yağma" suçlarından kamu davası açılması talep edildi.

Yorumlar
Editör Hakkında