Bebeğin kaybolduğu ihbarının ardından bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Arama çalışmaları geniş bir alana yayılırken, ailenin ilk açıklamalarındaki çelişkiler üzerine soruşturma derinleştirildi. Anne E.B. ilk ifadelerinde bebeğin para karşılığında babası tarafından başka kişilere verildiğini öne sürdü.

Bu iddianın ardından baba Y.B. ile olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen K.D., Ö.B., R.B. ve M.R.B. gözaltına alındı. Sürecin devamında anne E.B. de gözaltına alınırken, soruşturma kapsamında gözaltı sayısı 9'a ulaştı. Soruşturmayla ilgili yayın yasağı kararı da alındı.

ANNE İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ
Gözaltındaki kişilerin ifade işlemleri sürerken anne E.B. yeni bir ifade verdi. Daha önce kızının babası tarafından para karşılığında başka kişilere verildiğini ileri süren anne, bu kez bebeğin babası Y.B. tarafından öldürülerek hayvancılık yaptıkları bölgeye götürülüp gömüldüğünü iddia etti.

İddianın ardından arama çalışmalarının yönü değişti. Ekipler, annenin işaret ettiği bölgede kadavra köpeklerinin de katılımıyla arama başlattı. Yapılan çalışmalarda şu ana kadar Büşra bebeğin cansız bedenine ulaşılamadı. Anneye de ekipler eşliğinde arazide yer gösterme işlemi yaptırıldığı bildirildi.

Soruşturmanın ilk aşamasında ekipler, bebeğin kaçırılmış olabileceği, başka kişilere verilmiş olabileceği ve farklı ihtimalleri değerlendirmişti. Arama çalışmalarında çadırdan yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bebeğe ait bazı kıyafetlere de rastlandığı aktarıldı. Ekiplerin bölgede hem arazi taraması hem de olayın aydınlatılmasına yönelik diğer incelemeleri sürdürdüğü bildirildi.

ANNE, EŞİNDEN ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜ İDDİA ETTİ
E.B., yeni ifadesinde geçmişte yaşadığını öne sürdüğü olaylara ilişkin de açıklamalarda bulundu. 15 yaşında evlendirildiğini ve evliliğinin ilk dönemlerinde eşinden şiddet gördüğünü iddia eden E.B., şu ifadeleri kullandı:
"Ben en baştan beri doğruları söylemek istedim ancak kocam Y.B. ve görümcem R.B.'den korktum. Kocam Y. B.'nin ailesi beni sevmiyor. Ben kocamla 15 yaşında evlendim. Evlendiğim zaman yemek yapma, ev işi yapma ve benzeri işleri yapmayı bilmiyordum. Bundan dolayı kocam bana şiddet uyguluyordu. Ben yemek yapmayı, ev işi yapmayı öğrendikten sonra kocamın beni dövmesi azaldı. Benim kocamın ailesiyle iletişimim yoktur"

İLK İFADESİNİ EŞİNİN YÖNLENDİRMESİYLE VERDİĞİNİ SÖYLEDİ
Anne E.B., önceki ifadesinde adı geçen veterineri tanımadığını ve bu kişiyi eşinin yönlendirmesiyle suçladığını ileri sürdü. E.B., ilk ifadesinin gerçeği yansıtmadığını savunarak şunları söyledi:

"Vermiş olduğum ifadem tamamen yanlıştır. Bu ifadeyi kocam ve görümcemin korkusundan verdim. M.Ç. isimli şahsı tanımıyorum. M.Ç. isimli şahsı daha önce görmedim. Kocam Y.B. bana çocuğu bir arabanın gelip alıp gittiğini söylemem konusunda baskı yaptı. Çocuğumu gelip alan şahsın dış görünüşünü tarif etsem de kocamın beni yönlendirmesi neticesinde fiziksel özellikleri tarif ettim. Kocam bana ‘kirli sakallı, çenesindeki sakalların beyazladığını, esmer, orta boylu' şeklinde fiziksel özellikler tarif etmemi söyledi. Beyaz renkli arabayı da kocam söyledi. Ben de kocamın bana söyledikleri doğrultusunda savcılıkta bu yönde ifade verdim"

Bebeğin başka kişilere verildiği iddiasının ardından soruşturma kapsamında farklı kişilerin ifadelerine başvurulmuştu. Son ifadeyle birlikte ekiplerin çalışmalarını annenin işaret ettiği arazi üzerinde yoğunlaştırdığı bildirildi.

"EŞİMİN BÜŞRA'YI ARAZİYE GÖTÜRDÜĞÜNÜ GÖRDÜM"
E.B., olay günü yaşandığını öne sürdüğü anları da ayrıntılı şekilde anlattı. Bebeğin babasının yanında olduğunu ve daha sonra araziye doğru götürüldüğünü gördüğünü ileri süren anne şu ifadeleri kullandı:
"Eşim yemekten sonra çadırın içerisinde hemen çadırın sağ kısmında bulunan döşekte kızım Büşra ile yataktaydı ve üzerlerinde battaniye vardı. Battaniyeyi ikisinin üzerine tamamen örtmüştü. Daha sonra onlara baktığımda eşimin sağ eli ile Büşra'nın sırtına sert vurduğunu gördüm. Ben de kendisine ‘Ne yapıyorsun' diye sordum, o da bana ‘Çocuk uyusun diye sırtına vuruyorum' dedi. Bu esnada kızımın üzerinde kırmızı kazak, altında ise pembe zıbın vardı. Kızımın altı bağlıydı ancak pijaması üzerinde yoktu. Daha sonra ben kocama 'Çocuğun elbisesini giydireyim' dedim. Eşim ise bana ‘Sıcak zaten, giydirme ayrıca çocuk uyanmasın' dedi"

Anne E.B., daha sonra eşini bebeği kucağında arazide ilerlerken gördüğünü iddia etti. E.B.'nin ifadesi şöyle:
"Geldiğimde kocamın kızım Büşra'yı kucağına aldığını ve kızımı kucağında çadırımızın üst kısmında bulunan ve eşimin hayvanları sürekli sabahları getirdiği istikamete yani evimizin üst kısmındaki söğüt ağaçlarının olduğu bölgeye doğru götürdüğünü gördüm. Büşra'nın kocamın kucağında hareket ettiğini görmedim. Kocam ile benim aramda yaklaşık 200 metre mesafe vardı. Bu yüzden çocuğu nereye götürdüğünü soramadım. Ben de R.'yi bizim çadıra çağırdım ve kendisine kocamın kızımız Büşra'yı araziye doğru götürdüğünü söyledim, o da bana hiçbir cevap vermedi ve tepkisiz kaldı. R.'nin kızın kayıp olduğunu çadır komşularımıza söylemesi üzerine komşularımız olan K.D. ve eşi G.D. geldiler. Sonrasında K.D. eşimi arayarak küçük çocuğumun kayıp olduğunu söyledi. Kocam ise haberi yokmuş gibi davrandı"

JANDARMAYA DAHA ÖNCE FARKLI BİLGİ VERİLDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
E.B., ilk ihbar sırasında kendisine çevresindeki bazı kişilerin farklı bilgiler vermesi yönünde telkinde bulunduğunu da iddia etti. Anne, jandarma ekiplerinin bölgeye gelmesinden önce yaşandığını öne sürdüğü süreci şöyle anlattı:
"Jandarma olay yerine gelmeden önce komşumuz K.D. bana ‘Jandarma sorarsa 22.15'te jandarmayı aradığını söylememi' istedi. Görümcem R.B. ise bana ‘Jandarma sana soru sorarsa ben uyudum ve uyandığımda çocuk yatakta yoktu' diye söylememi istedi. Ben de bunun üzerine gelen jandarma görevlilerine bu şekilde söyledim. Jandarma o gece bölgede arama yaptı ancak çocuğu bulamadılar. Ertesi gün yani cuma günü de tüm gün aramalar yapılmasına rağmen Büşra bulunamadı"

Yorumlar
Editör Hakkında