Deprem büyüklüğü konusunda kesin tahminlerde bulunmanın bilimsel olmadığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, yer bilimlerinde yapılan tüm çalışmaların belirli bir yanılma payı içerdiğini ifade etti.

Depremin 6 büyüklüğünde de, 7 büyüklüğünde de olabileceğini söyleyen Kutoğlu, asıl tehlikenin düşük senaryoların toplumda rehavet oluşturması olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"İstanbul ve Marmara'da deprem hazırlıklarının en kötü senaryoya göre, yani 7.5 büyüklüğünde bir depreme göre yapılması gerekiyor. Daha düşük büyüklükte deprem tartışmalarının ise bilim dünyasının kendi içinde değerlendirilmesi daha doğru olur."

Marmara Denizi'ndeki bazı fay segmentlerinde "sürünme" hareketi görüldüğüne ilişkin değerlendirmelere de değinen Kutoğlu, bunun yanlış yorumlanmaması gerektiğini söyledi.

Fayın yüzeyde hareket ediyor gibi görünmesinin derinlerde enerji birikmediği anlamına gelmediğini vurgulayan Kutoğlu, fayın kilometrelerce derinlikte yeniden kilitlenebileceğini belirtti.

Kuzey Anadolu Fayı'nın yıllık hareket hızının 2 ila 3 santimetre olduğunu hatırlatan Kutoğlu, sürünme görülen bölgelerde ise yaklaşık 1 santimetrelik hareket tespit edildiğini belirterek bunun enerji birikiminin sürdüğüne işaret edebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Kutoğlu, Alman Yer Bilimleri Merkezi'nin 2025 yılında yayımladığı çalışmaya da dikkat çekerek Marmara Denizi'ndeki depremlerin batıdan doğuya doğru ilerleyen bir karakteristik sergilediğinin öne sürüldüğünü söyledi.

2011, 2012 ve sonrasında meydana gelen depremlerin sıralamasına işaret eden Kutoğlu, bu teoriye göre deprem mekanizmasının doğuya, kilitli olduğu değerlendirilen kırmızı segmente doğru ilerlediğini belirtti.

"İddia edildiği gibi o fay gerçekten kilitliyse, bu segment tek başına bile 7'nin üzerinde bir deprem üretebilir." ifadelerini kullandı.

Kendi geliştirdiği yazılımla olası bir Marmara depreminin etkilerini modellediklerini belirten Kutoğlu, 7.4-7.5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda sarsıntının İzmir ve İç Anadolu'ya kadar hissedilebileceğini söyledi.

Ancak asıl riskin İstanbul'un Marmara Denizi'ne bakan kıyı kesimlerinde bulunduğunu ifade eden Kutoğlu, bu bölgelerde depremin çok daha şiddetli hissedileceğini ve zemin koşullarına bağlı olarak hasarın artabileceğini belirtti.

Marmara'nın güney kıyılarında da zemin yapısına göre yüksek sarsıntı ve hasar riskinin bulunduğunu kaydetti.

Yorumlar
Editör Hakkında