Türkiye siyasetinde son dönemin en sıcak başlıklarından biri muhalefet partileri arasında şekillenebilecek yeni bir ittifak modeli oldu. Seçim sürecine yaklaşıldıkça partiler arası temaslar ve olası iş birlikleri kamuoyunda daha yüksek sesle tartışılmaya başlandı. Bu kapsamda en çok dikkat çeken açıklamalardan biri de Fatih Erbakan’dan geldi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, katıldığı televizyon programında ittifak ihtimallerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Erbakan, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve kendi partilerinin tek liste formülüyle seçime girebileceğini söyledi.
Erbakan, bahsi geçen dört partinin ortak bir liste etrafında birleşmesinin mümkün olduğunu belirterek bunun siyasi anlamda daha güçlü bir etki doğurabileceğini dile getirdi. Bu modelin hem oyların bölünmesini engelleyebileceği hem de seçmene daha net bir alternatif sunabileceği kaydedildi.
Açıklamasında ayrıca İYİ Parti’ye de değinen Erbakan, bu partinin de ittifaka dahil olmasına olumlu yaklaştıklarını vurguladı. İYİ Parti’nin son dönemde toparlanan bir grafik çizdiğini ve belirli bir seçmen desteğine sahip olduğunu söyleyen Erbakan, sürecin resmiyet kazanmasının ise seçim takvimi yaklaştıkça netleşeceğini söyledi.
İttifak tartışmalarına ilişkin bir diğer önemli değerlendirme ise Ahmet Davutoğlu’ndan geldi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, Meclis’te gazetecilerle yaptığı sohbet sırasında Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, İYİ Parti ve Anahtar Parti arasında yürütülen temaslara dikkat çekti.
Davutoğlu, görüşmelerin kısa zaman içerisinde sonuçlanmasını temenni ettiklerini belirterek, “Türkiye’nin 3’üncü bir yola ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. Davutoğlu'nun sözleri, mevcut siyasi blokların dışında yeni bir denge arayışının işareti olarak yorumlandı.
İttifak tartışmalarının bir diğer önemli aktörü olan Müsavat Dervişoğlu da daha önce yaptığı açıklamada partilerinin dar bir siyasi çerçeveye sıkıştırılmak istendiğini söylemişti. Dervişoğlu, “Herkesle yan yana gelebiliriz. Ama ihanet hariç” sözleriyle kapıları tamamen kapatmadıklarına işaret etmişti.