Muğla’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde eşi Sermin Bacak’ı öldürdüğü iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Ali Bacak, ilk duruşmada suçlamayı reddederek tahliyesini istedi.
Muğla’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde eşi Sermin Bacak’ı öldürdüğü iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Ali Bacak, ilk duruşmada suçlamayı reddederek tahliyesini istedi. Çiftin 16 yaşındaki oğlu ise babasının geçmişte annesini tüfekle kovaladığını belirterek şikayetçi oldu. Mahkeme, sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi.
Muğla’nın Kavaklıdere ilçesinde Sermin Bacak’ın göğsünden bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Kadına ve eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Ali Bacak, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Sanık savunmasında eşine şiddet uygulamadığını ileri sürerken, Sermin Bacak’ın oğlu ve annesi geçmişte şiddet ve tehdit yaşandığını anlattı. Savcılık, olayın sanığın öne sürdüğü şekilde gerçekleşmediğini belirterek kasten öldürme suçundan mütalaa verdi.
Olay, 8 Mart 2026’da Kavaklıdere’de meydana geldi. İddiaya göre Ali Bacak ile eşi Sermin Bacak arasında evde çıkan tartışma sırasında Sermin Bacak göğsünden bıçaklandı.
İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen ağır yaralı kadın kurtarılamadı. Olayın ardından gözaltına alınan Ali Bacak tutuklandı.
Savunmasına Sermin Bacak ile ilişkilerinin nasıl başladığını anlatarak başlayan Ali Bacak, 2003 yılında aynı yerde yaşadıklarını söyledi.
Bacak, “Fethiye’de Sermin ile arkadaşlığımız aşka dönüştü. Bu şekilde hayatımız devam etti. İlk eşim baba evine döndü. Sermin’le arkadaşlığımıza devam ettik. 2009 Ekim ayında kaçtık, Ortaca’da yuva kurduk. Sonra bir çocuğumuz dünyaya geldi. Ayrılık yaşadık, bir süre sonra tekrar birleştik. Ortaca’dan Muğla Kavaklıdere’ye taşındık” dedi.
Eşinin bir dönem Fethiye’de ailesinin yanında 81 gün kaldığını belirten sanık, dönüşünün ardından davranışlarının değiştiğini ve tartışmalarının sıklaştığını iddia etti.
Olay günü sabah saatlerinde tartıştıklarını anlatan Bacak, akşam saatlerinde de tartışmanın devam ettiğini söyledi. Oğluyla yemek yediğini, eşinin ise yemeğe katılmadığını belirten sanık, o gün alkolü bırakmak üzere birbirlerine söz verdiklerini ifade etti.
Bacak, eşinin gitmek istediğini söylemesi üzerine kendisinin “Gideceksen Kur’an’a el bas” dediğini, ardından eşinin elinde makasla üzerine yürüdüğünü iddia etti.
Daha sonra eşinin elinde bıçak gördüğünü öne süren sanık, olay anını şu sözlerle anlattı:
“Siyah saplı porselen bir bıçak vardı. İttim, sonra elinde bıçağı gördüm. ‘Ne yapıyorsun?’ dedim. Savrulduk, döndük. Ayağım koltuğa çarptı, yere düştüm. Üzerimden Sermin’i ittirdim, kalktık. ‘Bana bir şey oluyor’ dedi. Baktım, her yeri kan. Genişliği 1 santimetre kesik vardı. Tampon uygulamaya başladım. Oğlum 112’yi aradı. Toplamda 15 saniye sürdü olay.”
Sermin Bacak’a 30-35 dakika kalp masajı yaptığını savunan sanık, sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen eşinin kurtarılamadığını söyledi.
Suçlamayı reddeden Ali Bacak, “Eşimin saçının teline zarar getirmedim yıllarca. Dünyamdı, her şeyimdi o benim. Eşime ben bir şey yapmadım. Ben yapmadım. Şimdiye kadar şiddet uygulamadım. Ben Sermin’e bir şey yaptığıma kimse inanmaz. Biz örnek gösterilen bir çifttik” ifadelerini kullandı.
Sanık, savunmasının sonunda suçsuz olduğunu ileri sürerek oğlu için tahliyesini talep etti.
Duruşmada çiftin 16 yaşındaki oğlu Ali Rıza Berk Bacak da pedagog eşliğinde SEGBİS üzerinden dinlendi.
Olayı görmediğini söyleyen çocuk, akşam yemeği sırasında babasının söylenmeye devam ettiğini, annesinin ise sessiz olduğunu anlattı. Saat 23.30 sıralarında kulaklık taktığını, daha sonra uyuduğunu ve herhangi bir ses duymadığını belirterek şunları söyledi:
“00.20’de babam uyandırdı. ‘Anne ölüyor’ dedi. Annem yerde yatıyordu. Her yer kandı. Bıçak yakınlarda değildi. Annemde hareket yoktu, bilinci yerinde değildi. 112’yi aradık.”
“Olayı görmesem de kesinlikle düşmeyle olacağını düşünmüyorum” diyen çocuk, babasının çok alkol kullandığını ve evde farklı otlar bulunduğunu da iddia etti.
Babasının geçmişte annesine yönelik davranışlarına ilişkin de konuşan Ali Rıza Berk Bacak, şu ifadeleri kullandı:
“Ben küçükken annemi tüfekle kovaladığını biliyorum. Annem ne zaman uzlaşmaya gitse de babam hiç susmuyordu. Olay günü hakaretleri başlatan babamdı. Annemin sülalesine karşı küfürler yağdırıyordu.”
Duruşmada hem Sermin Bacak’ın oğlu hem de annesi Emine Tombak, sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti.
Duruşma sonrasında açıklama yapan ailenin avukatı Gülay Uzun, sanığın savunmasının gerçeği yansıtmadığını savundu.
Uzun, “Sanığın ifadesi ezberlenmiş ve asılsız bir ifadeydi. Bunu açıkça söyleyebilirim. Ardından çocuğun ifadesi alındı. Çocuk, olayları ve daha önce yaşanan kavgaları, annesinin maruz kaldığı şiddeti, daha önce yaşadığı tehdit, kovalama ve benzeri olayları anlattı” dedi.
Savcılığın kasten öldürme suçundan mütalaa verdiğini belirten Uzun, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ettiklerini söyledi.
Sermin Bacak’ın annesi Emine Tombak da kızının yıllarca şiddet ve tehdide maruz kaldığını ileri sürdü.
Tombak, “Benim çocuğum okuyordu. Okulun bitiminde önüne geçtiler, tehditle kaçırdılar. 17-18 sene bir gün huzur vermediler. Küfretmediği, işkence yapmadığı bir gün yoktu. Sanığın söylediklerinin hepsi yalan” diye konuştu.
Duruşmada açıklanan savcılık mütalaasında, taraflar arasında sanığın anlattığı şekilde bir boğuşma yaşanmadığı ve sanığın kasten öldürme suçunu işlediğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, tutukluluk halinin devamını talep etti.
Sanık avukatının mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istemesi üzerine mahkeme heyeti, Ali Bacak’ın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 1 Ekim 2026 saat 10.00’a erteledi.