İstanbul'un Ümraniye ilçesinde bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı davasının ikinci celsesi İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görüldü.
İstanbul'un Ümraniye ilçesinde bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı davasının ikinci celsesi İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görüldü. Duruşma boyunca önce tanık ifadeleri alındı, ardından sanıklar mahkeme heyetine kendi savunmalarını sundu. Uzun süren celsenin sonunda heyet, dosyadaki bilirkişi raporunun tamamlanmasının beklenmesine ve tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ile Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun cezaevinde kalmaya devam etmesine karar verdi.
Bir sonraki duruşma tarihi 7 Ekim olarak belirlenirken, salonun boşalmasının hemen ardından Aleyna Kalaycıoğlu'nun sinir krizi geçirdiği görüldü.
Olayın kökeni 19 Mart gecesine, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'ne uzanıyor. Rapçi Vahap Canbay, bir dönem ayrı kaldığı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden yakınlaşmak istemiş, bu isteği duyan ortak dostları Kubilay Kaan Kundakçı da araya girerek ikiliyi buluşturmaya çalışmıştı.
Kundakçı'nın çabalarıyla Canbay ve kendisi, konuşmak üzere kararlaştırılan noktaya gelmişti.
İkili henüz otomobilin içinde beklerken yanlarına başka bir araç yaklaştı. Araçtan inen bir kişinin ateş açması sonucu Kundakçı ağır yaralandı; hastaneye kaldırılan genç futbolcu, doktorların bütün çabalarına karşın kurtarılamadı.
Duruşmada dinlenen tanık Yalçınay Yıldız, hem Aleyna Kalaycıoğlu'nun arkadaşı hem de Vahap Canbay'ın prodüktörü olduğunu anlattı. Yıldız, o akşam stüdyoya gittiklerini ancak temizlik yapıldığı için içeri alınmadıklarını, Kalaycıoğlu'nun köpeğini gördükten sonra dışarıda beklemeye karar verdiklerini söyledi.
Amaçlarının Canbay ile Kalaycıoğlu'nu barıştırmak olduğunu vurgulayan tanık, bir süre sonra çakar lambalı bir aracın geldiğini aktardı. Beyaz kıyafetli bir şahsın araçtan inip Canbay'ın bulunduğu otomobile yaklaştığını, cama vurarak Canbay'a bir daha o civarda görünmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu anlatan Yıldız, aynı kişinin silahın kabzasıyla vurmaya kalkıştığı anda silah sesinin duyulduğunu, o anda ne olduğunu kavrayamadıklarını belirtti. Kundakçı'nın vurulmasının hemen ardından bağırmaya başladığını, Canbay'ın ise silaha müdahale etmek yerine kendini dirseğiyle korumaya çalıştığını söyledi. Yıldız, olaydan sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun aracına dönerken yanındakilere alçak sesle "Silah patladı" dediğini de sözlerine ekledi.
Söz alan tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, dosyada kendisini doğrudan işaret eden bir ifade bulunmadığını söyleyerek yaşananlar karşısında derin bir üzüntü içinde olduğunu belirtti
Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun sebepsiz yere birini öldürecek biri olmadığını, kendisinin de böyle bir şeye yol açacak bir davranışta bulunmadığını savunan Kalaycıoğlu, küçük yaşlardan beri çalışıp ailesine destek olduğunu hatırlatarak olayın mağduru olduğunu düşündüğünü ifade etti ve tahliye talep etti.
Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu da yaşananlardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Olayın kendi kontrolü dışında geliştiğini öne süren Kadayıfçıoğlu da mahkemeden tahliyesini istedi.
Duruşma sırasında Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın ailesi arasında sözlü bir tartışma patlak verdi. Zuhal Kalaycıoğlu'nun "Kızımı bana verin" sözlerine karşılık Kundakçı'nın anne ve babası "Benim oğlum ne olacak? Oğlumu bize kim geri getirecek?" diyerek tepki gösterdi. Gerginliğin büyümesi üzerine mahkeme başkanı, her iki tarafın da salondan çıkarılmasına karar verdi.
Tanık ifadelerinin tamamlanmasının ardından ara kararını açıklayan heyet, dosyadaki bilirkişi raporunun beklenmesine hükmetti. Sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine, Aleyna Kalaycıoğlu ile Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun tutukluluk hallerinin de devam etmesine karar veren mahkeme, davayı karar aşaması için 7 Ekim'e erteledi. Duruşmanın bitişinin ardından Aleyna Kalaycıoğlu'nun sinir krizi geçirdiği öğrenildi.