Dosyaya göre davacı kadın, 2005 yılında ilk eşinden resmi olarak boşandıktan kısa süre sonra başka bir kişiyle evlendi. İkinci eşinin 2007 yılında hayatını kaybetmesinin ardından kendisine SGK tarafından ölüm aylığı (dul maaşı) bağlandı.

Ancak SGK denetmenlerinin yürüttüğü saha incelemeleri, muhtarlık kayıtları ve komşu beyanları sonucunda kadının resmi olarak boşandığı ilk eşiyle aynı evde yaşamaya devam ettiği tespit edildi.

Denetimlerin ardından SGK, usulsüz şekilde ödendiği değerlendirilen dul aylığını kesti.

Kurum ayrıca, bugüne kadar yapılan ödemeler nedeniyle kadına geriye dönük 206 bin 764 lira 79 kuruş borç tahakkuk ettirdi.

Yerel mahkeme ve istinaf süreçlerinin ardından dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.

Dosyayı inceleyen daire, SGK'nın yaptığı tespitleri hukuka uygun bularak maaşın kesilmesi ve geriye dönük borç çıkarılması yönündeki kararı oy birliğiyle onadı.

SGK Uzmanı İsa Karakaş'ın da değerlendirmelerine konu olan kararın, sosyal güvenlik hukuku açısından emsal niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Kararla birlikte, resmi olarak boşanmış görünmesine rağmen eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen ve bu nedenle haksız şekilde dul veya ölüm aylığı aldığı belirlenen kişiler hakkında SGK'nın maaş kesme ve geriye dönük tahsil işlemlerinin yargı denetiminden geçtiği bir kez daha ortaya konuldu.

Yetkililer, usulsüz şekilde bağlanan sosyal güvenlik ödemelerinin tespit edilmesi halinde, ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte geri tahsil edilmeye devam edileceğini belirtiyor.

Yorumlar
Editör Hakkında