Kiracı ve ev sahiplerini yakından ilgilendiren önemli bir hukuki ihtilafta Yargıtay son noktayı koydu. Eskişehir’de görülen ve kira ödemelerinin elden yapıldığı iddiasına dayanan davada, yüksek mahkeme, kira bedelinin ödendiğinin kesin delillerle ispatlanması gerektiğini bildirdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karar özetine göre, yazılı kira sözleşmesi bulunan hallerde tanık beyanlarına dayanılarak ödeme ispatının mümkün olmadığı açıklandı.
Davacı kiracı Bülent Çaylık ile mülk sahibi Burhan Karaman arasında yapılan yazılı kira sözleşmesinde, kira ödemelerinin banka aracılığıyla yapılması öngörüldü.
Ancak kiracı, ev sahibinin talebi üzerine kira bedellerini nakit olarak elden ödediğini öne sürdü. Buna karşın mülk sahibi, elden ödeme yapılan aylara ilişkin kiranın ödenmediği iddiasıyla icra takibi başlattı.
İcra tehdidiyle karşı karşıya kalan kiracı, borçlu olmadığına inandığı tutarı ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödemenin iadesi istemiyle istirdat davası açtı. Dosya bu yönüyle hem icra hukuku hem de kira hukuku bakımından kritik bir tartışmayı gündeme getirdi.
Davalı mülk sahibi, kiracının ödeme yaptığına dair iddialarını kabul etmedi. Savunmada, yıllık kira bedelinin senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, bu nedenle ödemenin tanıkla kanıtlanamayacağı ve tanık dinletilmesine muvafakat edilmediği vurgulandı. Davalı taraf, davanın tümden reddini talep etti.
Kiracı ise ev sahibinin kendisini tahliye edebilmek amacıyla elden yapılan ödemeleri inkâr ettiğini iddia etti ve icra baskısı altında yapılan ödemenin iadesini istedi.
Eskişehir 2’nci Sulh Hukuk Mahkemesi, kira bedellerinin ev sahibinin işyerinde elden alındığına, bazı aylarda ödeme girişimlerinin kabul edilmediğine ve icra tehdidi altında ikinci kez ödeme yapıldığına kanaat getirdi. Bu gerekçelerle mahkeme, ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte kiracıya iadesine hükmederek davayı kabul etti.
Dosya temyize taşınınca Yargıtay, kira hukukunun temel ilkelerine dikkat çekti. Yüksek mahkeme, kira ilişkisinin ve kira bedelinin miktarının ispat yükünün kiraya verene ait olduğunu, kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat yükünün ise kiracıda olduğunu anımsattı.
Yıllık kira bedelinin senetle ispat sınırının üzerinde olması halinde, ödemenin kesin delillerle kanıtlanmasının zorunlu olduğu vurgulandı.
Yargıtay kararında, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunması nedeniyle kira bedellerinin ödendiğinin tanık beyanlarıyla ispatlanamayacağı açık bir şekilde belirtildi. Yerel mahkemenin, tanık anlatımlarına dayanarak iade kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sile getirildi.
Bu gerekçelerle yüksek mahkeme, temyiz istemini kabul ederek yerel mahkeme kararını bozdu. Karar, elden kira ödemesi yapan kiracılar açısından önemli bir uyarı niteliğinde.