Kararın merkezinde ise yıllardır tartışma konusu olan “SGK’ya aktarılmayan prim kesintileri” yer aldı. Uzmanlar, ellerinde müstahsil makbuzu bulunan çiftçi ve tarım emekçilerinin bu karar doğrultusunda yeniden emeklilik hakkı elde edebileceğini belirtiyor.
SÜREÇ BİR ÇİFTÇİNİN AÇTIĞI DAVA İLE BAŞLADI
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan eski SGK Başmüfettişi İsa Karakaş Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde kararın sosyal güvenlik sistemi açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Aktarılan bilgilere göre süreç, 1994 yılında bir çiftçinin sattığı pamuk üzerinden sosyal güvenlik primi kesilmesine rağmen sigorta tescilinin yapılmamasıyla başladı. Çiftçi, ürün satışı sırasında yapılan kesintiyi gösteren müstahsil makbuzlarını delil olarak mahkemeye sundu ve sigorta başlangıç tarihinin 1994 olarak kabul edilmesini talep etti.
Bu talebin kabul edilmesi halinde vatandaşın EYT kapsamına girerek yaş şartı olmadan emekli olabilmesinin önü açılacaktı.
YEREL MAHKEME: “SOSYAL GÜVENLİK HAKKI ANAYASAL BİR HAKTIR”
Davaya ilk bakan yerel mahkeme, çiftçinin talebini haklı buldu. Mahkeme kararında sosyal güvenlik hakkının anayasal güvence altında bulunduğuna dikkat çekildi.
Mahkeme, ürün bedeli üzerinden prim kesintisi yapılmasının vatandaşın sigortalı olma iradesini açık biçimde ortaya koyduğunu vurguladı. Ayrıca, kesintiyi yapan kurumlar doğrultusunda vatandaşın resen sigorta kaydının yapılmasının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğu ifade edildi.
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI BOZDU
Yerel mahkemenin ardından SGK’nın itirazı üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf mahkemesi ise farklı bir değerlendirme yaptı.
Kararda, ürün satışından yapılan prim kesintilerinin SGK hesaplarına fiilen aktarılmadığı gerekçe gösterildi ve yerel mahkemenin kararı kaldırıldı. Böylece dava yeni bir aşamaya taşınmış oldu.
YARGITAY’DAN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
Dosyanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne taşınmasının ardından önemli bir süreç başladı. Daire, istinaf kararını “eksik inceleme” gerekçesiyle bozdu ve dosya yeniden değerlendirildi.
Nihai değerlendirmeyi yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise çiftçi lehine emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Kurul kararında, vatandaşın yapılan prim kesintisinin SGK’ya aktarılıp aktarılmadığını denetlemekle yükümlü olmadığı açık biçimde ifade edildi. Prim kesintisini yapmasına rağmen SGK’ya yatırmayan şirketlerin sorumluluğu bulunduğu belirtilirken, SGK’nın da gerekli denetimleri yapmakla yükümlü olduğu vurgulandı.
“SİGORTALI OLMA İRADESİ AÇIK ŞEKİLDE ORTAYA KONDU”
Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise vatandaşın sosyal güvenlik sistemine dahil olma iradesine ilişkin değerlendirme oldu.
Yargıtay, ürün satışı sırasında yapılan prim kesintisinin kabul edilmesinin, kişinin sigortalı olma isteğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Bu nedenle kesilen primlerin SGK kayıtlarına geçmemesinin vatandaşın sigorta başlangıcını geçersiz hale getiremeyeceğine hükmedildi.
EYT DIŞINDA KALANLAR İÇİN YENİ KAPI ARALANABİLİR
Kararın özellikle 8 Eylül 1999 öncesinde tarımsal faaliyet yürütmesine rağmen sigorta başlangıcı sisteme işlenmeyen vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre, ellerinde müstahsil makbuzu bulunan çok sayıda çiftçi ve tarım çalışanı, mahkeme yoluyla sigorta başlangıç tarihlerini geriye çektirebilir. Böylece daha önce EYT kapsamı dışında kalan ya da yaş şartına takılan bazı vatandaşların yeniden emeklilik hakkı kazanmasının önü açılabilir.
YENİ DAVALARIN ÖNÜ AÇILABİLİR
Hukukçular ve sosyal güvenlik uzmanları, Yargıtay’ın verdiği bu kararın benzer durumda olan vatandaşlar için emsal teşkil edebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle geçmişte prim kesintisi yapıldığı halde sigorta kaydı oluşturulmayan kişiler açısından yeni dava süreçlerinin gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Kararın ardından gözler, benzer başvurulara ilişkin açılacak yeni davalara ve SGK’nın izleyeceği yol haritasına çevrildi.