Boyunda fark edilen bir şişlik, kasıkta oluşan çıkıntı veya karnın sağ üst bölümünde tekrarlayan ağrı… Genel cerrahinin değerlendirdiği hastalıklar farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Tiroid nodülleri, karın duvarı fıtıkları ve safra kesesi taşlarında tedavi kararı ise hastalığın özelliklerine, şikâyetlere ve tetkik sonuçlarına göre veriliyor.
Genel cerrahi, sindirim sistemi ve karın içi organların yanı sıra meme, tiroid, cilt ve yumuşak dokularla ilgili birçok hastalığın tanı ve tedavisinde görev alıyor. Hastanın değerlendirilmesi, ameliyat gerekliliğinin belirlenmesi, cerrahi işlem ve ameliyat sonrası takip bu uzmanlık alanının kapsamına giriyor.
Amerikan Cerrahlar Kolejinin bilgilendirmesine göre genel cerrahlar, kanser cerrahisinden acil cerrahi hastalıkların yönetimine kadar geniş bir alanda çalışıyor. Ancak genel cerrahi polikliniğine başvurmak, mutlaka ameliyat olunacağı anlamına gelmiyor. İzlem veya müdahale kararı, saptanan hastalığa göre şekilleniyor.
TİROİD NODÜLÜ NEDİR, HANGİ BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKAR?
Tiroid nodülü, boynun ön kısmında bulunan tiroid bezinde gelişen bir yumru veya odaksal büyüme olarak tanımlanıyor. Nodüllerin büyük bölümü iyi huylu ve çoğu belirti vermiyor. Bazıları rutin muayenede veya başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında fark ediliyor.
Boyunda ele gelen şişlik, yutma güçlüğü, baskı hissi veya ses değişikliği değerlendirme gerektirebiliyor. Tiroid hormon testlerinin normal çıkması ise nodülün niteliğini tek başına belirlemiyor.
Amerikan Tiroid Derneğine göre değerlendirmede muayene, kan testleri ve tiroid ultrasonografisi kullanılıyor. Nodülün boyutu ve ultrason özelliklerine göre ince iğne aspirasyon biyopsisi gerekebiliyor.
HER TİROİD NODÜLÜ AMELİYAT GEREKTİRİR Mİ?
Her tiroid nodülünde ameliyat gerekmiyor. İyi huylu olduğu değerlendirilen ve şikâyete yol açmayan nodüller, hekimin belirlediği aralıklarla izlenebiliyor.
Kanser şüphesi, biyopsi sonucu, büyüme veya yutma ve solunum üzerinde baskı oluşturma gibi durumlar cerrahi değerlendirmeyi gündeme getirebiliyor. Tedavi planı, endokrinoloji ve cerrahi değerlendirmeler birlikte ele alınarak oluşturuluyor.
GENEL CERRAHİ HANGİ FITIKLARLA İLGİLENİR?
Kasık, göbek ve ameliyat kesi yeri fıtıkları, genel cerrahinin ilgilendiği karın duvarı fıtıkları arasında bulunuyor. Bu durumlarda karın içindeki doku veya organlar, karın duvarındaki zayıf bir bölgeden dışarı doğru çıkıntı oluşturabiliyor.
Öksürme, ıkınma veya ayakta durmayla belirginleşen şişlik, ağrı ve rahatsızlık hissi görülebiliyor. Şişlik, yatınca küçülebiliyor. Tedavi kararı; fıtığın türüne, belirtilere ve hastanın durumuna göre veriliyor.
Buradaki fıtıklar, omurlar arasındaki disklerle ilgili olan bel ve boyun fıtığından farklıdır. Bel fıtığında disk dokusu sinirlere baskı yaparak bel ve bacak ağrısı, uyuşma veya güçsüzlüğe neden olabilir.
FITIKTA HANGİ DURUMLAR ACİL DEĞERLENDİRME GEREKTİRİR?
Fıtık bölgesinde aniden başlayan şiddetli ağrı, şişliğin sertleşmesi veya içeri dönmemesi, kusma ve gaz ya da dışkı çıkaramama gibi belirtiler acil değerlendirme gerektiriyor.
Bu bulgular, bağırsağın sıkışması veya kanlanmasının bozulması gibi ciddi sorunlarla ilişkili olabiliyor. Böyle bir durumda poliklinik randevusunu beklemek yerine acil servise başvurulması gerekiyor.
SAFRA KESESİ TAŞI HANGİ ŞİKÂYETLERE YOL AÇAR?
Safra kesesi taşları bazı kişilerde hiçbir belirti vermeden bulunabiliyor. Taşların safra akışını engellemesi ise karnın sağ üst bölümünde veya üst orta kısmında ağrıya neden olabiliyor. Ağrıya bulantı ve kusma eşlik edebiliyor.
Tanıda ultrasonografi ve kan testlerinden yararlanılıyor. Ani ve şiddetli karın ağrısı, yüksek ateş, titreme veya göz aklarında ve ciltte sararma gelişmesi durumunda acil değerlendirme gerekiyor.
SAFRA KESESİNDE TAŞ OLAN HERKES AMELİYAT EDİLİR Mİ?
Belirti vermeyen safra kesesi taşlarında her zaman tedavi gerekmeyebiliyor. Ağrıya veya komplikasyona yol açan taşlarda ise safra kesesinin alınması gündeme gelebiliyor.
Safra kesesi ameliyatında genellikle yalnızca taşlar değil, safra kesesi çıkarılıyor. Ana safra kanalında taş bulunması durumunda ise kanalı temizlemek amacıyla ERCP adı verilen endoskopik işlem gerekebiliyor. Uygulanacak yöntem, taşın bulunduğu yere ve hastanın klinik durumuna göre belirleniyor.
KAPALI AMELİYAT HER HASTA İÇİN UYGUN MU?
Laparoskopik, yani kapalı cerrahi yöntemler, uygun hastalarda küçük kesilerle işlem yapılmasını sağlıyor. Bu yaklaşım bazı ameliyatlarda daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme gibi avantajlar sunabiliyor.
Bununla birlikte yöntem seçimi hastalığın özelliklerine ve cerrahi değerlendirmeye bağlı. Ameliyatın açık veya kapalı yapılacağı, beklenen yararlar, riskler ve iyileşme süreci hasta ile birlikte değerlendiriliyor.




