Baş dönmesi, iç kulak hastalıklarından migrene, tansiyon düşüklüğünden ilaçların yan etkilerine kadar farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Hangi bölüme başvurulacağını eşlik eden belirtiler belirlerken, aniden gelişen konuşma bozukluğu, çift görme veya kol ve bacaklarda güçsüzlük acil değerlendirme gerektiriyor.

Baş dönmesi yaşayanların en sık karşılaştığı sorulardan biri, kulak burun boğaz mı yoksa nöroloji bölümüne mi başvurulması gerektiği. Medical Park’ın bilgilendirme paylaşımında da bu ayrıma dikkat çekilerek iç kulak sorunları, nörolojik nedenler ve tansiyon değişikliklerinin baş dönmesiyle ilişkili olabileceği belirtiliyor.

Ancak baş dönmesine eşlik eden şikâyetler yalnızca uzmanlık seçimi açısından önem taşımıyor. Bazı belirtiler, poliklinik randevusu beklemek yerine doğrudan acil yardım alınmasını gerektiriyor. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) bilgilendirmesinde, vertigoyla birlikte konuşma güçlüğü, çift görme, görme kaybı veya kol ve bacaklarda güçsüzlük bulunması acil başvuru nedenleri arasında sayılıyor.

Prostat kanseri belirti vermeden ilerler mi? Şikâyeti olmayan erkeklere önemli uyarı
Prostat kanseri belirti vermeden ilerler mi? Şikâyeti olmayan erkeklere önemli uyarı
İçeriği Görüntüle

HER BAŞ DÖNMESİ AYNI ANLAMA GELMİYOR

Baş dönmesi; çevrenin dönmesi, dengesizlik, sersemlik ya da bayılacak gibi olma şeklinde tarif edilebiliyor. Kişinin kendisinin veya çevresinin dönüyormuş gibi hissetmesi ise “vertigo” olarak adlandırılıyor.

Bu nedenle değerlendirmede şikâyetin nasıl hissedildiği, ne kadar sürdüğü ve hangi durumlarda başladığı önem taşıyor. Baş hareketiyle ortaya çıkan dönme hissi ile ayağa kalkınca yaşanan göz kararmasının nedenleri farklı olabiliyor.

KULAK ÇINLAMASI VE DOLGUNLUK VARSA KBB DEĞERLENDİRMESİ ÖNE ÇIKIYOR

Medical Park’ın paylaşımında, dönme hissine denge kaybı, kulakta çınlama veya dolgunluğun eşlik etmesi halinde kulak burun boğaz değerlendirmesinin düşünülebileceği belirtiliyor.

ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü’ne (NIDCD) göre, iç kulaktaki denge sistemiyle ilişkili çeşitli hastalıklar bu yakınmalara yol açabiliyor. Başın belirli hareketleriyle tetiklenen kısa dönme atakları, iyi huylu pozisyonel vertigoda görülebiliyor. Ménière hastalığında ise vertigoya işitme kaybı, çınlama ve kulakta dolgunluk eşlik edebiliyor.

Bu belirtiler tek başına kesin tanı koydurmuyor. Gerekli durumlarda KBB muayenesi, işitme testleri ve denge değerlendirmeleriyle neden araştırılıyor.

MİGREN, BAŞ AĞRISI OLMADAN DA BAŞ DÖNMESİ YAPABİLİYOR

Nörolojik nedenler arasında vestibüler migren de bulunuyor. Johns Hopkins Medicine’in bilgilendirmesine göre bu tabloda baş dönmesi, dengesizlik, bulantı ve hareket hassasiyeti görülebiliyor; baş ağrısı her atağa eşlik etmeyebiliyor.

Migren öyküsü, ışık ve ses hassasiyeti ile tekrarlayan dönme atakları değerlendirmede yol gösterici olabiliyor. Bununla birlikte vestibüler migren, iç kulak hastalıklarıyla benzer belirtiler gösterebildiğinden bazı hastalarda KBB ve nörolojinin birlikte değerlendirmesi gerekebiliyor.

BU BELİRTİLER ANİ BAŞLADIYSA RANDEVU BEKLENMEMELİ

Baş dönmesiyle birlikte aniden ortaya çıkan şu belirtiler acil değerlendirme gerektiriyor:

  • Konuşmada bozulma veya konuşma güçlüğü.

  • Çift görme ya da görme kaybı.

  • Kol veya bacaklarda güçsüzlük, uyuşma.

  • Uyandırılamama veya bilinç kaybı.

Bu durumda nöroloji randevusu beklemek yerine 112 üzerinden acil yardım istenmeli. Baş dönmesi yaşayan kişinin kendisinin araç kullanarak hastaneye gitmemesi gerekiyor. Şiddetli baş ağrısı veya belirgin kusmanın eşlik ettiği vertigo da gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektiriyor.

ANİ İŞİTME KAYBI DA ACİL DEĞERLENDİRİLMELİ

Baş dönmesine işitme kaybı eşlik ettiğinde, kaybın ne zaman ve nasıl başladığı önem taşıyor. Bir anda veya birkaç gün içinde gelişen işitme kaybı, sıradan bir kulak tıkanıklığı gibi değerlendirilmemeli.

NIDCD, ani işitme kaybının tıbbi acil durum olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor. Kulakta dolgunluk, çınlama ve baş dönmesi de bu tabloya eşlik edebiliyor. Tanı ve tedavinin gecikmesi, tedavinin etkinliğini azaltabiliyor.

NEDEN HER ZAMAN KULAK VEYA SİNİR SİSTEMİ OLMAYABİLİR

Baş dönmesi; susuzluk, demir eksikliği anemisi, diyabete bağlı kan şekeri düşüklüğü, ayağa kalkınca tansiyonun düşmesi veya bazı ilaçların yan etkileriyle de ilişkili olabiliyor.

Acil belirtilerin bulunmadığı, ancak tekrarlayan ya da geçmeyen şikâyetlerde aile hekimi ilk değerlendirmeyi yaparak uygun uzmanlığa yönlendirebiliyor. Baş dönmesi sırasında güvenli bir yere oturmak veya uzanmak, yavaş hareket etmek ve araç kullanmamak düşme ve yaralanma riskini azaltmak açısından önem taşıyor.

TEDAVİ, BAŞ DÖNMESİNİN NEDENİNE GÖRE DEĞİŞİYOR

Baş dönmesinde herkese uygulanan tek bir tedavi bulunmuyor. Örneğin iyi huylu pozisyonel vertigoda, uygun hastalara sağlık profesyonelleri tarafından uygulanan yeniden konumlandırma manevraları yarar sağlayabiliyor. Bazı denge bozukluklarında ise kişiye özel vestibüler rehabilitasyon programları kullanılabiliyor.

Muayeneye giderken atakların süresini, hangi hareketlerle başladığını, eşlik eden kulak yakınmalarını ve kullanılan ilaçları not etmek tanıya yardımcı olabiliyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat