Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım hakkında karar açıklandı.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Barım, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ VARDI
İddianamede Barım hakkında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Duruşma savcısı ise suçun vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemişti.
Mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet talebini kabul etmedi ancak 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
HÜKMEN TUTUKLAMA YOK, YURT DIŞI YASAĞI SÜRÜYOR
Mahkeme, hükmen tutuklama kararı vermezken Barım hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağının devamına hükmetti.
Barım’ın hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü, daha önce Adli Tıp Kurumu’nun cezaevi koşullarının sağlık açısından uygun olmadığı yönünde rapor verdiği biliniyor.
KARARI DUYUNCA AĞLADI
Kararın açıklanmasının ardından Ayşe Barım’ın duruşma salonunda avukatlarına sarılarak ağladığı öğrenildi.
“BEN SUÇSUZUM” DEDİ
Ayşe Barım savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılının ocak ayından bu yana daha önce hiç yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda bir kalp pili ve elektroşok cihazıyla hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi, sizden beraatimi istiyorum.”
Barım’ın avukatları, “kanunsuz suç olmaz” ilkesini gerekçe göstererek mütalaanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Ancak duruşma savcısı talep edilen cezada değişiklik yapmayacağını bildirdi.
MÜTALAADA NE VAR?
Savcılık mütalaasında, Barım’ın firari sanıklardan Mehmet Ali Alabora ile Gezi eylemleri kapsamında bir bildirinin yayınlanıp yayınlanmaması konusunda fikir alışverişinde bulunduğu, iki tape kaydının bulunduğu ileri sürüldü.
Mütalaada ayrıca Barım’ın süreci destekleyerek yayılmasını sağladığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla eylem çağrıları yaptığı ve şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırladığı iddia edildi.
Mahkemenin verdiği kararın ardından dosyanın istinaf sürecine taşınması bekleniyor.




