ABD yönetimi, İran’a yönelik ekonomik baskıyı bu kez dijital finans alanına taşıdı. ABD Hazine Bakanlığı, İran yönetimiyle bağlantılı olduğu tespit edilen toplam 344 milyon dolar değerindeki kripto varlığın dondurulduğunu açıkladı. Söz konusu fonların iki büyük dijital cüzdanda tutulduğu ve “akıllı sözleşmeler” aracılığıyla tamamen erişime kapatıldığı bildirildi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yapılan operasyonun İran’ın finansal hareket kabiliyetini sınırlamayı hedeflediğini belirterek, Tahran’ın gelir akışlarının sistematik biçimde takip edileceğini ve engelleneceğini ifade etti. Açıklamada, ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi’nin (OFAC) birden fazla dijital cüzdanı yaptırım listesine aldığı da vurgulandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ KRİPTO CEPHESİNE TAŞINDI

Söz konusu gelişme, İran’ın kısa süre önce Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol tankerlerinden kripto para ile geçiş ücreti talep etmeye başlamasının ardından geldi. Nisan 2026 itibarıyla uygulamaya konulduğu belirtilen bu sistemde, tankerlerden varil başına Bitcoin (BTC) veya Tether (USDT) ile ödeme istendiği öne sürülmüştü.

Trump Iran Hürmüz

Washington yönetiminin attığı adımın, İran’ın yaptırımları aşmak için geliştirdiği dijital ödeme sistemine doğrudan bir müdahale olduğu değerlendirildi. Uzmanlara göre yapılan hamle, sadece İran ekonomisini değil, aynı zamanda küresel enerji ticaretinde güvenlik ve süreklilik açısından da riskleri artırabilecek bir gelişme.

KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNDE “KRİPTO YAPTIRIMI” DÖNEMİ

ABD’nin operasyonu, kripto paraların uluslararası yaptırımlar kapsamında hedef alınması açısından önemli bir dönüm noktası. Daha önce geleneksel bankacılık sistemi üzerinden uygulanan yaptırımların, artık blokzincir tabanlı varlıklara da yönelmesi, finans dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ekonomistler, bu tür müdahalelerin kripto piyasalarında güven tartışmalarını yeniden alevlendirebileceğini, aynı zamanda devletlerin dijital varlıklar üzerindeki kontrolünü artırabileceğini ifade ediyor.

BEYAZ SARAY’DAN GELEN AÇIKLAMALARDA DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR

Öte yandan dün Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Karoline Leavitt, ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin önemli mesajlar vermişti. Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes için belirlenmiş bir süre sınırı olmadığını açıkça ifade ettiğini ve kamuoyuna yansıyan “3 ila 5 gün” iddialarının gerçeği yansıtmadığını söylemişti. Leavitt, sürecin tamamen Trump’ın değerlendirmelerine göre şekillendiğini ve İran’dan gelecek olası yanıtların beklendiğini dile getirmişti.

18 ilde dev teşvik başlıyor! Vergi indirimi, sigorta primi desteği, yer tahsisi...
18 ilde dev teşvik başlıyor! Vergi indirimi, sigorta primi desteği, yer tahsisi...
İçeriği Görüntüle

Leavit

İRAN EKONOMİSİNE ÇOK YÖNLÜ BASKI İDDİASI

Beyaz Saray Sözcüsü, ABD’nin İran üzerindeki baskıyı yalnızca askeri değil, ekonomik araçlarla da sürdürdüğünü vurgulamıştı. İran’ın ciddi bir ekonomik sıkışmışlık içinde olduğunu savunan Leavitt, yaptırımlar ve deniz ablukasının ülkeye günlük yüz milyonlarca dolarlık zarar verdiğini öne sürmüştü. Özellikle petrol ihracatında yaşanan aksaklıkların ve limanlardaki yoğunluğun, ABD’nin uyguladığı baskı politikasının temel unsurlarından biri olduğu ifade edilmişti.

DENİZ ABLUKASI VE İÇ SİYASETTE GERİLİM İDDİASI

Leavitt, ateşkes süreci devam etse de “Ekonomik Öfke” olarak adlandırılan yaptırımların sürdüğünü açıklamıştı. İran limanlarına yönelik deniz ablukasının devam ettiği ve bunun ülke ekonomisini doğrudan etkilediği belirtilmişti. Ayrıca Washington yönetimi, İran içinde farklı siyasi gruplar arasında görüş ayrılıkları yaşandığını da iddia etmişti. Açıklamalarda, “pragmatistler” ile “sertlik yanlıları” arasında bir güç mücadelesi olduğu öne sürülmüş, ABD’nin Tahran’dan net ve ortak bir yanıt beklediği ifade edilmişti.

“KARTLAR TRUMP’IN ELİNDE” MESAJI

Basın toplantısında en dikkat çeken ifadelerden biri ise sürecin kontrolüne ilişkin olmuştu. Leavitt, mevcut durumda inisiyatifin ABD’de olduğunu savunarak, “Şu anda kartlar Başkan Trump’ın elinde” demişti. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde uygulanan deniz ablukasından memnuniyet duyulduğu da açıklamalar arasında yer almıştı.

Kaynak: Haber Merkezi