Mersin’de kullandığı cip ile refüjde bekleyen ikiz kardeşler Kübra ve Büşra Güney ile 2 kuzeninin ölümüne neden olduğu iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Melis Kuş, ilk kez hakim karşısına çıktı. Yayalara bilinçli şekilde çarpmadığını savunan Kuş, “Yayaları görsem TIR’ın altına girerdim” dedi.
Mersin’de 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 kişinin de yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.
2 Şubat’ta Akdeniz ilçesi Bekirde Mahallesi D-400 kara yolunda meydana gelen kazada, psikolog Melis Kuş’un kullandığı 33 ATE 039 plakalı cip, refüjde karşıya geçmek için bekleyen yayaların arasına girdi.
Kazada kuzenler Nejla Öztürk, Zehra Serdil Atak ve Kübra Güney olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralanan Kübra Güney’in ikiz kardeşi Büşra Güney ise kaldırıldığı hastanede 18 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

4 KUZEN HAYATINI KAYBETTİ
Kaza, 2 Şubat’ta saat 20.45 sıralarında Tarsus’tan Mersin yönüne giden D-400 kara yolunda meydana geldi.
İddiaya göre Melis Kuş yönetimindeki cip, önündeki aracı sollamak istediği sırada kontrolden çıktı. Araç, refüjde karşıya geçmek için bekleyen yayaların arasına daldı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Nejla Öztürk, Zehra Serdil Atak ve Kübra Güney’in hayatını kaybettiğini belirledi.
Kazada yaralanan Büşra Güney, Burkan Acar ve Yunus Bagı ise hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı Büşra Güney de 18 gün sonra yaşamını yitirdi.

SÜRÜCÜ HAKKINDA 22,5 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü Melis Kuş, sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Soruşturmasını tamamlayan savcılık, Kuş hakkında “birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan iddianame hazırladı.
Mersin 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanık Kuş’un 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
KUSUR RAPORUNDA “ASLİ KUSURLU” BULUNDU
Kazaya ilişkin hazırlanan kusur raporunda sürücü Melis Kuş’un “asli kusurlu” olduğu, refüjde bekleyen yayaların ise “kusursuz” oldukları belirtildi.
Raporda, 50 kilometre hız sınırı bulunan yolda sanığın aracını gece vakti yolun durumuna ve hız sınırına uygun şekilde kullanması gerektiği, ancak belirlenen hız sınırının çok üzerinde, yaklaşık 149 kilometre hızla seyrederek ışıklı kavşağa giriş yaptığı kaydedildi.
Kuş’un bu sırada kaldırımın köşesine, ışık direğine ve yayalara çarparak ölümlere ve yaralanmalara neden olduğu ifade edildi.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Davanın ilk duruşması Mersin 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya tutuklu sanık Melis Kuş, kazada yaralanan Burkan Acar, hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Kazada yaralanan Yunus Bagı ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla bağlandı.
“YAYALARA ÇARPTIĞIMI HATIRLAMIYORUM”
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Melis Kuş, seyir halindeyken şerit değiştirdiğini ileri sürdüğü TIR’ın kendisine çarptığını iddia etti.
Olay günü babaannesinden döndüğünü söyleyen Kuş, “Tarsus yönünden Mersin’e sol şeritte seyir halindeyken kavşak girişinde sağ şeritte bulunan TIR, sağ ön tarafıma temas etti. Korkup panik yaptım. Aracım refüje savruldu. Gözümü açtığımda aracım refüje ters dönmüş haldeydi. Araçtan çıkınca yerde yayaları gördüm. Yayalara çarptığımı hatırlamıyorum. Hava karanlıktı. Hızım 70-80 civarındaydı. Sonuna kadar frene bastım. Çok üzgünüm. Bilerek yapmadım. Yayaları görsem TIR’ın altına girerdim” dedi.
“AYAĞIM SAKAT KALDI”
Kazada yaralanan Burkan Acar, olayın bir anda meydana geldiğini belirterek sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.
Acar, “Dolmuştan indikten sonra karşıya geçmek için refüje geldim. Önümde çocuklar vardı. Telefonla oynarken araç bir anda bize çarptı. Çarpma anını hatırlamıyorum. 2 ay yatakta kaldım. Ayağım sakat kaldı. Sanıktan şikayetçiyim” diye konuştu.
Duruşmaya SEGBİS ile katılan Yunus Bagı da sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, aracın farlarını gördükten saniyeler sonra kendilerine çarptığını ifade etti.
“2 ÇOCUĞUM VARDI, ŞİMDİ ÇOCUKSUZ KALDIM”
Kazada ikiz kızları Kübra ve Büşra Güney’i kaybeden Mahmut Güney, duruşmada yaşadığı acıyı anlattı.
Güney, “Olay anında evdeydim. 10 dakika önce konuştum, ‘Yoldayız, geliyoruz’ dediler. Bu çocukların hayalleri vardı. Hayallerini yok ettiler. 2 çocuğum vardı, şimdi çocuksuz kaldım. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.
“BU BİR CİNAYET”
Kazada kızı Nejla Öztürk’ü kaybeden Hava Öztürk de sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.
Öztürk, “Kazadan 4 ay önce oğlumu kaybettim. Bir kızım kalmıştı o da gitti. Hayalleri vardı. Bu bir cinayet. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
“OLAY YERİNE GİTTİĞİMDE YERDELERDİ”
Kazada kızı Zehra Serdil Atak’ı kaybeden Hatice Güney Atak ise olay günü yaşadıklarını anlattı.
Atak, “Olay günü kızlarla beraberdik. Ben önden eve geldim, onlar da arkadan geliyordu. Dışarıdan siren sesi gelmeye başladı. Kızları aradım açmadılar. Olay yerine gittiğimde yerdelerdi. Çok efendi, başarılı çocuklardı. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.
YENİDEN KEŞİF KARARI VERİLDİ
Taraf avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, olay yerinde akşam saatlerinde keşif yapılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca yaralılara ilişkin adli tıp raporunun beklenmesine hükmetti. Duruşma eylül ayına ertelenirken, tutuklu sanık Melis Kuş’un tutukluluk halinin devamına karar verildi.





