İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulmasının ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Duran, teklifin millet iradesinin temsilcisi olan Gazi Meclis'in takdirine sunulduğunu belirterek, düzenlemenin iç cephenin daha da güçlenmesine ve milli dayanışmanın pekişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Açıklamasında teklifi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli kilometre taşlarından biri olarak nitelendiren Duran, "Terörsüz Türkiye" hedefine giden süreçte tarihi bir eşik aşıldığını vurguladı. Duran ayrıca, kanun teklifinin hazırlanmasında emeği bulunan siyasi parti gruplarına, milletvekillerine ve sürece katkı sağlayan herkese teşekkür etti.
12 MADDELİK KANUN TEKLİFİ TBMM'YE SUNULDU
"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan ve Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi adını taşıyan düzenleme, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Toplam 12 maddeden oluşan teklif, PKK/KCK terör örgütü ile bağlı yapılanmaların silah bırakmasının güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Resmi Gazete'de ilan edilmesinin ardından uygulanacak hukuki süreci ayrıntılı şekilde düzenliyor. Düzenlemede soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesinden infaz uygulamalarına, silah teslim prosedürlerinden süreci denetleyecek kurulun yapısına kadar birçok başlık yer alıyor.
KANUNUN KAPSAMI VE AMACI NETLEŞTİRİLDİ
Teklifin ilk maddesinde düzenlemenin amacı açık biçimde ortaya konuluyor. Buna göre kanun, PKK/KCK terör örgütü ve bağlı yapılanmaların fiili varlığını sona erdirdiğinin ve kontrolündeki silah ile mühimmatın tamamen teslim edildiğinin güvenlik birimlerince tespit edilmesinin ardından uygulanacak hukuki süreçleri kapsıyor.

Kanun teklifi; örgüt kurma veya yönetme, örgüt üyeliği, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda suçları, örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar ile Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun kapsamındaki ilgili suçlara yönelik düzenlemeleri içeriyor.
SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALARDA ERTELEME İMKANI
Teklifin üçüncü maddesi, belirlenen şartların oluşması halinde bazı soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine imkan tanıyor. Buna göre üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle ertelenebilecek. Üst sınırı 15 yılı aşan hapis cezaları ile müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise bu süre 10 yıl olarak uygulanacak.
Ancak örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet cezasını gerektiren suçlar bu düzenlemenin dışında bırakılıyor. Erteleme süresi boyunca dava zamanaşımı işlemeyecek, deliller muhafaza edilecek ve müsadere kapsamındaki mal varlıklarına ilişkin tasfiye işlemleri sürdürülebilecek.
TUTUKLAMA VE ADLİ KONTROL TEDBİRLERİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK
Kanun teklifi, erteleme kapsamına giren dosyalarda uygulanan tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin de yeniden gözden geçirilmesini öngörüyor. Şartların oluşması halinde yetkili mahkemeler veya ilgili yüksek yargı mercileri bu koruma tedbirlerinin kaldırılmasına karar verebilecek. İstinaf ya da temyiz aşamasındaki dosyalarda ise bozma kararı verilmesi öngörülüyor.
YENİDEN TERÖR SUÇU İŞLENMESİ HALİNDE ERTELEME SONA ERECEK
Teklifte yer alan önemli düzenlemelerden biri de erteleme kararlarının devamı için yeniden terör suçu işlenmemesi şartı oldu. Erteleme kararı verilen kişinin belirlenen süre içinde yeniden terör suçlarından birini işlemesi halinde erteleme kararı kaldırılacak ve soruşturma ya da kovuşturma kaldığı yerden devam edecek. Buna karşılık erteleme süresinin herhangi bir terör suçu işlenmeden tamamlanması durumunda dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararı verilebilecek.
CEZA İNFAZLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER DE YER ALIYOR
Kanun teklifinin altıncı maddesi, mahkumiyet hükümlerinin infazına ilişkin yeni düzenlemeleri içeriyor. Buna göre toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle ertelenebilecek. 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası alan hükümlüler için ise infaz erteleme süresi 10 yıl olacak.

Kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 öncesinde işlenmiş bazı ağır suçlardan hüküm giyenler bu düzenlemeden yararlanamayacak. Erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde infaz ertelemesi kaldırılarak cezanın infazına devam edilecek. Sürenin suç işlenmeden tamamlanması halinde ise ceza infaz edilmiş sayılacak.
SÜRECİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI BAŞKANLIĞINDAKİ KURUL KOORDİNE EDECEK
Teklif, uygulamaların koordinasyonu amacıyla yeni bir kurul oluşturulmasını da öngörüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlık edeceği kurulda Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alacak.
Kurul gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek, ilgili kurum temsilcileri ile ihtiyaç duyulan kişileri toplantılara davet edebilecek. Kurulun sekreterya hizmetleri ise Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülecek.
SİLAH TESLİMİ VE BAŞVURU SÜRECİ AYRINTILANDIRILDI
Kanun teklifinde silah ve mühimmat teslimine ilişkin usul ve esaslar da ayrıntılı şekilde düzenleniyor. Teslim edilen silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Uygulama esasları ise güvenlik kurumlarının görüşü doğrultusunda İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.
Kanundan yararlanmak isteyen kişilerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından altı ay içerisinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurulun belirleyeceği kurumlara yazılı başvuruda bulunmaları gerekecek.
GÖREVLİLERE HUKUKİ GÜVENCE GETİRİLİYOR
Teklif, sürecin yürütülmesinde görev alacak kamu görevlilerine yönelik hukuki güvence de içeriyor. Buna göre ilgili kamu kurumlarının verilen görevleri gecikmeksizin yerine getirmesi öngörülürken, kanunun amaçları doğrultusunda görev yapan kişiler hakkında bu görevlerinden dolayı hukuki, idari veya cezai sorumluluk doğmayacağı hükme bağlanıyor.



