İngiliz yazar ve Orta Doğu kültürü uzmanı Diana Darke’nin The Ottomans: A Cultural Legacy adlı kitabından esinlenerek hazırlanan kısa yapım, Osmanlı’nın yalnızca askeri bir güç değil; hoşgörüsü, yenilikçi yapısı ve kültürel mirasıyla da öne çıkan bir medeniyet olduğunu vurguladı.

KISA SÜREDE GÜNDEM OLDU

Yapay zekâ destekli animasyonlar ve tarihi illüstrasyonlarla zenginleştirilen mini belgesel, sosyal medyada kısa sürede binlerce kez paylaşıldı. Videoda, Batı merkezli tarih anlatılarında sıklıkla yer alan olumsuz Osmanlı imajının aksine, çok kültürlü ve kapsayıcı bir devlet yapısı ön plana çıkarıldı. İzleyicilerin yoğun ilgisi, Osmanlı tarihine dair algıların yeniden sorgulanmasına neden oldu.

Ankara’da Sanat Yayıncılığına Güçlü Katkı: 5 Yeni Kitap Okurla Buluştu
Ankara’da Sanat Yayıncılığına Güçlü Katkı: 5 Yeni Kitap Okurla Buluştu
İçeriği Görüntüle

“HASTA ADAM” SÖYLEMİNE GÜÇLÜ İTİRAZ

Belgeselde, Osmanlı İmparatorluğu’nun sadece son dönemine odaklanan “çöküş” anlatısının eksik ve yanıltıcı olduğu ifade edildi. Diana Darke’nin çalışmasına dayanan anlatımda, Osmanlı’nın uzun yüzyıllar boyunca Avrupa, Asya ve Afrika’da siyasi istikrarı, kültürel etkileşimi ve toplumsal düzeni sağlayan önemli bir güç olduğu vurgulandı.

HOŞGÖRÜ VE YENİLİKÇİLİK ÖNE ÇIKTI

Mini belgeselde dikkat çeken başlıklardan biri, Osmanlı’nın farklı inanç ve kimliklere yönelik yaklaşımı oldu. Mültecilere kapılarını açan devlet anlayışı, “Padişah tacı Papa’nın mitresinden üstündür” ifadesiyle sembolleştirilen hoşgörü politikasıyla anlatıldı. Bu yaklaşımın, dönemin Avrupa’sındaki mezhep savaşlarıyla keskin bir tezat oluşturduğuna dikkat çekildi.

Yapımda Osmanlı’nın bilim, tıp ve mimari alanlarındaki katkılarına da geniş yer verildi. 16. yüzyılda uygulanan karantina merkezleri, çiçek aşısı benzeri sağlık uygulamaları ve geri dönüşüm sistemleri, Osmanlı’nın çağının ilerisinde yaklaşımlar benimsediğini gösteren örnekler olarak sunuldu. Bunun yanı sıra kahve kültürünün Avrupa’ya Osmanlı üzerinden yayılması, sabun üretimi ve şehir yaşamına dair yenilikler de vurgulandı.

Belgeselde, Osmanlı’nın Orta Asya’dan gelen göçebe köklerinin devlete kazandırdığı askeri disiplin ve dayanıklılık da ele alındı. Bu mirasın, imparatorluğun yüzyıllar boyunca ayakta kalmasında önemli rol oynadığı ifade edildi.

SOSYAL MEDYADA BÜYÜK YANKI UYANDIRDI

Videonun ardından yapılan yorumlarda birçok kullanıcı, Osmanlı’nın bir İngiliz yazar tarafından bu denli kapsamlı ve olumlu bir şekilde anlatılmasını şaşkınlıkla karşıladı. “Elin yabancısı Osmanlı’yı bizimkilerden daha iyi anlatmış” şeklindeki yorumlar dikkat çekerken, bazı kullanıcılar belgeselin Osmanlı karşıtı söylemlere güçlü bir cevap niteliği taşıdığını dile getirdi.

Kısa süresine rağmen geniş bir perspektif sunan mini belgesel, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel mirasına dair tartışmaları yeniden alevlendirirken, farklı bir bakış açısının da mümkün olduğunu gözler önüne serdi.

Kaynak: Haber Merkezi