Hamas duyurdu: “Gazze için ortak metin hazırlandı”
Hamas duyurdu: “Gazze için ortak metin hazırlandı”
İçeriği Görüntüle

Raporda kısa vadede doğrudan bir savaş ihtimali düşük görülürken, bölgedeki güç boşluğu nedeniyle “yanlış hesaplama” riskinin arttığı vurgulandı.

İRAN SONRASI DÖNEMDE YENİ REKABET ALANI: TÜRKİYE VE İSRAİL

Dr. Eissenstat’ın analizine göre, İran ve bölgedeki müttefik ağlarının zayıflaması Orta Doğu’da yeni bir stratejik denge oluşturdu. Bu süreçte Türkiye ve İsrail’in, bölgesel düzenin şekillenmesinde merkez aktör olma iddiasıyla karşı karşıya geldiği ifade edildi.

Raporda, iki ülkenin de yakın gelecekte doğrudan bir çatışma hedeflemediği ancak rekabetin yapısal bir karakter kazandığı belirtilerek, mevcut göreceli sakinliğin kalıcı bir uzlaşma anlamına gelmediği kaydedildi.

Iran Israil Iran

“YANLIŞ HESAPLAMA RİSKİ ARTIYOR” UYARISI

Raporun dikkat çeken bölümlerinden biri, artan gerilimlerin kontrolsüz bir krize dönüşme ihtimali oldu. Eissenstat, Türkiye ve İsrail arasındaki gerilimin doğrudan savaşla sonuçlanmasının beklenmediğini ancak özellikle bölgesel kriz alanlarında yanlış adımların ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Analizde, güç boşluklarının derinleşmesiyle birlikte rekabetin sertleştiği ve bunun riskleri artırdığı vurgulandı.

KRİZİN İLK İŞARETLERİ: SURİYE VE ABD MÜDAHALESİ

Raporda, Nisan 2025’te İsrail’in, Türk ordusunun kullanım ihtimalini değerlendirdiği Suriye’deki bazı hava üslerini hedef almasının yeni dönemin ilk somut göstergelerinden biri olduğu ifade edildi.

Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile “anlaşması gerektiğini” söylediği hatırlatıldı. ABD’nin devreye girmesiyle tansiyonun geçici olarak düşürüldüğü ancak temel sorunların çözülemediği belirtildi.

Abd Nato Türkiye Israil

ANKARA VE TEL AVİV’İN KARŞILIKLI TEHDİT ALGISI

Eissenstat’a göre Ankara, İsrail’i giderek “en acil bölgesel tehdit” olarak görürken, İsrailli karar alıcılar da İran’ın askeri kapasitesinin zayıflamasının ardından Türkiye’yi bölgesel üstünlüğe yönelik “yeni ve büyük bir meydan okuma” olarak değerlendiriyor.

Raporda her iki tarafın da kısa vadede çatışma istemediği ancak artan rekabetin özellikle Suriye gibi üçüncü ülkeler üzerinden kriz üretme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.

İRAN’IN ZAYIFLAMASI DENGELERİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ

Raporun önemli başlıklarından biri de İran’ın bölgesel etkisinin gerilemesi oldu. Eissenstat, İran’a yönelik askeri baskıların ve vekil güçlerin zayıflamasının Körfez ülkelerinin Tel Aviv ile yakınlaşmasını sağlayan zemini ortadan kaldırdığını savundu.

Bu gelişmenin, Türkiye’nin bazı bölge ülkeleri tarafından daha “yararlı ve gerekli bir ortak” olarak yeniden konumlandırılmasına yol açtığı ifade edildi.

Analize göre bu değişim, Türkiye-İsrail rekabetini yalnızca Filistin meselesiyle sınırlı olmaktan çıkararak, yeni Orta Doğu düzeninin liderliği için daha geniş bir mücadeleye dönüştürüyor.

Türkiye Israil-1

ARAP BAHARI SONRASI KIRILMALAR VE YENİ DENGE ARAYIŞI

Raporda, Arap Baharı sonrasında Türkiye’nin Katar’a verdiği destek, Mısır’da Abdulfettah el-Sisi yönetimine karşı tutumu ve Suudi Arabistan ile yaşadığı gerilimler nedeniyle uzun süre bölgesel yalnızlık yaşadığı hatırlatıldı.

Aynı dönemde İsrail’in, Körfez ülkelerinin İran endişelerinden faydalanarak konumunu güçlendirdiği ve 2020’de imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile bu sürecin zirveye ulaştığı aktarıldı.

Türkiye Israil

ASIL RİSK: “KONTROLDEN ÇIKABİLECEK YANLIŞ HESAPLAMA”

Raporun sonuç bölümünde en kritik uyarı, Türkiye-İsrail rekabetinin doğrudan savaşa dönüşmesinden ziyade, yanlış hesaplamalarla büyüyebilecek krizler oldu.

Eissenstat, özellikle Suriye gibi çatışma alanlarında yaşanabilecek sürtüşmelerin kontrolsüz bir tırmanmaya yol açabileceğini belirtti. ABD’nin ise şu aşamada iki ülke arasında en önemli dengeleyici aktör olduğu ifade edildi.

Analizde, mevcut göreceli sakinliğin bir çözüm değil, yalnızca geçici bir denge olduğu vurgulandı.

HOWARD EİSSENSTAT KİMDİR?

Raporun yazarı Dr. Howard Eissenstat, ABD’de St. Lawrence Üniversitesi’nde Ortadoğu tarihi üzerine çalışan bir akademisyen olarak biliniyor. Kaliforniya Üniversitesi’nde Modern Ortadoğu Tarihi doktorasını tamamlayan Eissenstat, Türkiye siyaseti, Türk milliyetçiliği ve din-devlet ilişkileri üzerine çalışmalarıyla tanınıyor.

2006-2017 yılları arasında Amnesty International USA bünyesinde Türkiye uzmanı olarak görev yapan Eissenstat, daha sonra Project on Middle East Democracy’de kıdemli araştırmacı olarak çalıştı. ABD Kongresi ve Kanada Senatosu’nda Türkiye üzerine uzman görüşleri sundu.

Eissenstat, halen Stockholm Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Enstitüsü’nde (SUITS) misafir araştırmacı olarak görev yapıyor ve analizleri uluslararası yayın organlarında yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi