Keçiören'de bulunan ve geçmişte Ankara Ziraat Mektebi olarak hizmet verdikten sonra günümüzde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi olarak kullanılan tarihi Çoban Mektebi binası, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Ankara Konferansları Serisi kapsamında önemli bir programa ev sahipliği yaptı. "Siyasi Çalkantılar İçinde Unutulan İki Eğitim Kurumu: Ankara Ziraat ve Çoban Mektebi" başlıklı konferansta, Osmanlı Devleti'nin son döneminde tarım ve hayvancılık alanında modernleşme hedefiyle kurulan iki önemli eğitim kurumu tarihsel belgeler ve akademik değerlendirmeler eşliğinde masaya yatırıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal, Keçiören Belediye Başkanı Başdanışmanı İlahiyatçı-Yazar Ayşe Sucu, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mesut Çapa, 1453 Gençlik Derneği Başkanı Serkan Ülker ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.
Konferans öncesinde katılımcılar, rehber eşliğinde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi'ni gezerek tarihi yapının geçmişi ve Milli Mücadele dönemindeki önemi hakkında ayrıntılı bilgi aldı.
"ÇOBAN MEKTEBİ TARİHİN BİZZAT YAŞANDIĞI BİR HAFIZA MEKÂNIDIR"
Programın açılış konuşmasını yapan Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, tarihi Çoban Mektebi'nde böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
Bedirhanoğlu, binanın yalnızca mimari değeri bulunan tarihi bir eser olmadığını vurgulayarak, Osmanlı Devleti'nin modern tarım ve hayvancılık anlayışını hayata geçirmek amacıyla 19. yüzyılın sonlarında Ankara Numune Tarlası ve Çoban Mektebi olarak eğitim faaliyetlerine başladığını, daha sonra ise Ankara Ziraat Mektebi kimliğiyle Türkiye'nin tarım eğitimine yön veren önemli kurumlardan biri haline geldiğini ifade etti.
Konferansın konusu ile ev sahipliği yapan mekan arasında güçlü bir bağ bulunduğunu belirten Bedirhanoğlu, Çoban Mektebi'nin yalnızca geçmişin konuşulduğu bir bina olmadığını, tarihin üretildiği ve şekillendiği önemli bir hafıza mekânı olduğunu dile getirdi.
Tarihi yapının yalnızca eğitim tarihine değil, Milli Mücadele tarihine de tanıklık ettiğini belirten Bedirhanoğlu, Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine yön veren düşüncelerin filizlendiği bu yapının Cumhuriyet'e giden süreçte önemli duraklardan biri olduğunu söyledi.
Keçiören Belediyesi olarak Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan'ın öncülüğünde tarihi mirasın korunmasına büyük önem verdiklerini ifade eden Bedirhanoğlu, bu tür yapıların ancak bilim, kültür ve sanat etkinlikleriyle yaşayan mekânlara dönüştürülmesi halinde gelecek kuşaklara gerçek anlamda aktarılabileceğini belirterek, düzenlenen konferansın bunun başarılı örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
TARİHİ BELGELERLE ZİRAAT VE ÇOBAN MEKTEPLERİ ANLATILDI
Konferansın konuşmacısı Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal ise Osmanlı Devleti'nin son döneminde tarım ve hayvancılık alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirme amacıyla kurulan Ankara Ziraat Mektebi ile Çoban Mektebi'nin kuruluş sürecini, eğitim faaliyetlerini ve Türk eğitim tarihindeki yerini ayrıntılarıyla anlattı.
Prof. Dr. Aysal, Ankara'da özellikle Ankara keçisi yetiştiriciliğini geliştirmek amacıyla Çoban Mektebi ile Ziraat Mektebi'nin kurulmasının planlandığını belirterek, Çoban Mektebi'nin temelinin 6 Mayıs 1895 tarihinde atıldığını ve okulun 1898 yılında 10 öğrenciyle eğitim hayatına başladığını söyledi. Okulun yalnızca çoban yetiştirmeyi hedeflemediğini ifade eden Aysal, aynı zamanda hayvancılık, tarım ve bahçe ziraatında modern yöntemlerin yaygınlaştırılmasını amaçladığını vurguladı.
ZİRAAT MEKTEBİ SAVAŞ YILLARINA RAĞMEN EĞİTİM VERDİ
Prof. Dr. Necdet Aysal, aynı dönemde temeli atılan Ankara Ziraat Mektebi'nin ise savaşlar ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle ancak 1908 yılında eğitime başlayabildiğini belirtti. İlk etapta 50 öğrenciyle eğitim veren okulun zaman içerisinde 150 öğrenciye ulaştığını aktaran Aysal, kurumun tarım ve hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacak ziraat teknisyenleri yetiştirdiğini söyledi.
Ancak I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte 16 yaş ve üzerindeki öğrencilerin askere alındığını ya da gönüllü olarak cepheye katıldığını ifade eden Aysal, bu durumun okulun eğitim faaliyetlerini de doğrudan etkilediğini dile getirdi.
"MİLLİ MÜCADELE TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR YER EDİNDİ"
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç da konuşmasında konferansa ev sahipliği yapan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan'a teşekkür etti.
Kılınç, Ankara Ziraat ve Çoban Mektepleri'nin Osmanlı Devleti'nin son döneminde tarım ve hayvancılığı bilimsel yöntemlerle geliştirme hedefinin en önemli örnekleri arasında yer aldığını belirterek, bu kurumların yalnızca mesleki eğitim vermek için kurulmadığını, aynı zamanda ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak nitelikli insan gücü yetiştirmeyi amaçladığını söyledi.
Ankara Çoban Mektebi'nin hayvancılığın geliştirilmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi ve eğitimli çobanların yetiştirilmesi konusunda önemli görev üstlendiğini ifade eden Kılınç, Ankara Ziraat Mektebi'nin ise zaman içinde eğitim fonksiyonunun ötesine geçerek Milli Mücadele döneminde de kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Konferansın tarihi Çoban Mektebi binasında gerçekleştirilmesinin ayrı bir anlam taşıdığını belirten Kılınç, bu imkânı sağlayan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan'a teşekkürlerini iletti.
PROGRAM HEDİYE TAKDİMİYLE SONA ERDİ
Tarih ve eğitim mirasının yeniden gündeme taşındığı konferansın sonunda Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu tarafından, konferansın konuşmacıları Prof. Dr. Necdet Aysal ile Prof. Dr. Ahmet Kılınç'a günün anısına hediye takdim edildi.




