Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Ortak açıklamada, İsrail’in yerleşim politikaları kınanırken, özellikle Doğu Kudüs’ün doğusunda yer alan E1 bölgesindeki yerleşim planına karşı çıkıldı. Sekiz ülke, E1 projesinin yalnızca yeni yerleşim alanlarının genişletilmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü ve iki devletli çözüm ihtimalini tehdit ettiğini belirtti.

E1 planına ortak itiraz

Ortak açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü yerleşim politikasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Bakanlar, E1 yerleşim planını ve buna bağlı yerleşim faaliyetlerini kategorik olarak reddettiklerini bildirdi. Açıklamada ayrıca İsrailli yerleşimcilerin, İsrail işgal makamlarının desteğiyle Filistinlilere ve onların mallarına yönelik gerçekleştirdiği ihlal ve şiddet eylemlerinin de kınandığı belirtildi. Sekiz ülke, söz konusu uygulamaların Filistin halkının devredilemez haklarını ortadan kaldırmadığını, aksine uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarının ihlali niteliğinde olduğunu savundu. Bu uygulamaların bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı.

7 ülkeden İsrail’e ortak E1 tepkisi: “Kabul edilemez”
7 ülkeden İsrail’e ortak E1 tepkisi: “Kabul edilemez”
İçeriği Görüntüle

E1 neden kritik?

E1 bölgesi, Doğu Kudüs’ün doğusunda, Batı Şeria’nın merkez kesiminde ve Ma’ale Adumim yerleşimi çevresinde bulunuyor. Bölgeye yönelik yerleşim planları uzun süredir İsrail ile Filistin arasındaki ihtilafın en tartışmalı başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Mayıs 2026 tarihli açıklamasına göre İsrail makamları E1 bölgesinde 3 bin 401 yerleşim birimini kapsayan planları onaylamıştı. BM, bu planların Ma’ale Adumim ile Doğu Kudüs arasındaki bağlantıyı güçlendirebileceği ve bölgede yaşayan Filistinli toplulukların zorla yerinden edilmesi riskini artırabileceği uyarısında bulundu. Son gelişmelerde ise İsrail’in E1 projesi kapsamında 1.234 yerleşim birimi için ihale sürecini ilerlettiği bildirildi. Mısır, söz konusu projenin Batı Şeria’yı bölme ve Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden ayırma amacı taşıdığını savunarak tepki gösterdi. Ürdün de gelişmeyi kınadı.

“Batı Şeria’nın bütünlüğünü zayıflatıyor”

Sekiz ülkenin ortak açıklamasında E1 planının, yerleşimlerin genişletilmesini ve ilhak politikalarını ilerleten tehlikeli bir adım olduğu belirtildi. Bakanlar, bu uygulamaların özellikle Batı Şeria ile Doğu Kudüs arasındaki coğrafi bağlantıyı zayıflatacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, bu durumun Doğu Kudüs’ün başkent olduğu 1967 sınırlarına dayalı, bağımsız ve bitişik bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini tehdit ettiği ifade edildi.

Bu değerlendirme, E1 bölgesinin neden diplomatik açıdan kritik görüldüğünü de ortaya koyuyor. Yerleşim alanlarının Batı Şeria’nın merkezindeki stratejik bölgelerde genişlemesi, gelecekte kurulması öngörülen Filistin devletinin toprak bütünlüğüne ilişkin tartışmaları doğrudan etkiliyor.

İki devletli çözüm vurgusu

Ortak açıklamada sekiz ülke, iki devletli çözümün adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşmak için uygulanabilir tek yol olduğunu yineledi. Bakanlar, bağımsız Filistin devletinin 1967 sınırları temelinde ve Doğu Kudüs başkent olacak şekilde kurulması gerektiğini belirtti. Yerleşim faaliyetlerinin bu hedefi zayıflattığı ve bölgede kalıcı barış ihtimalini riske attığı savunuldu.

Sekiz ülke, açıklamalarında ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze çatışmasının sona erdirilmesine yönelik kapsamlı planı ve bu planın uygulanması için öngörülen mekanizmalara da atıfta bulundu. İsrail’in ilhak ve zorla yerinden etmeyi reddeden uluslararası girişimlere rağmen yerleşim faaliyetlerini sürdürmesinin barış çabalarına meydan okuma olduğu ifade edildi.

Yerleşim faaliyetlerine yaptırım çağrısı

Ortak açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de hesap verebilirlik ve yaptırım çağrısı oldu. Sekiz ülke, E1 planını ve yerleşimlerin genişletilmesi ile ilhak politikalarını destekleyen, kolaylaştıran veya uygulayan kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımları desteklediklerini bildirdi.

Ayrıca İsrail yerleşimlerinin kurulmasına, genişletilmesine veya bu faaliyetlerin sürdürülmesine katkı sağlayan her türlü destek ve finansmanın sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.

Bakanlar, ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanamamasının yeni ihlallerin önünü açtığını ve kalıcı barış ihtimalini daha da zayıflattığını belirtti.

“E1 planı derhal durdurulsun”

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dışişleri bakanları, İsrail’e E1 yerleşim planını derhal durdurma çağrısında bulundu.

Açıklamada, plan kapsamında daha önce alınan kararların iptal edilmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik yerleşim faaliyetlerinin sona erdirilmesi istendi.

Bakanlar ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne, tüm devletlere ve ilgili uluslararası aktörlere uluslararası hukuk kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.

Filistinlilerin hakları için uluslararası çağrı

Ortak açıklamada uluslararası toplumdan Filistin halkının korunmasını sağlayacak ve kendi kaderini tayin hakkı başta olmak üzere devredilemez haklarını güvence altına alacak adımlar atılması istendi.

Sekiz ülke, Filistin halkının uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda bağımsız devletini kurabilmesinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Bu açıklama, söz konusu ülkelerin 2026 boyunca İsrail’in yerleşim politikaları, Doğu Kudüs’teki uygulamaları ve Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddeti konusunda yayımladığı ortak açıklamaların devamı niteliğinde. Aynı sekiz ülke daha önce de Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri ve Doğu Kudüs’teki statükoya yönelik uygulamalara karşı ortak tutum açıklamıştı. (Birleşmiş Milletler⁠)

E1 planı bölgesel gerilimin yeni başlıklarından biri

İsrail’in E1 bölgesindeki yerleşim faaliyetlerini ilerletmesi, Filistin devletinin gelecekteki sınırları ve Batı Şeria’nın toprak bütünlüğüne ilişkin tartışmayı yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı.

Kaynak: İHA