Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmaya yönelik soruşturmanın ardından Süleymancılar yapılanmasının eski liderlerinden Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümü yeniden mercek altına alındı.
Denizolgun'un ölümüne ilişkin şüphelerin araştırılması amacıyla mezarı açılarak feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Mezardan çıkarılan cenazeye ait kemik ve diğer materyallerin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği bildirildi. İncelemenin tamamlanmasının ardından cenaze yeniden İstanbul'daki Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabrine defnedildi.
Mezarın açılması, yıllar önce gerçekleşen ölümün doğal nedenlerle mi yoksa başka bir müdahale sonucunda mı meydana geldiği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
AĞABEYİNDEN “POŞETLE BOĞULMA” İDDİASI
Soruşturma kapsamında en dikkat çekici iddia, Arif Ahmet Denizolgun'un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun tarafından ortaya atıldı.
Denizolgun, daha önce savcılığa sunduğu şikayet dilekçesinde kardeşinin ölümünün şüpheli olduğunu savundu. Ağabey Denizolgun, kardeşinin boynunun sol alt bölümünde bulunduğunu belirttiği ekimotik alanların, boğazın sıkılması veya ağız ve burnun poşetle kapatılarak kişinin nefessiz bırakılması ihtimalini gündeme getirdiğini ileri sürdü.
ÖLÜM GECESİNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AYRINTILAR
Mehmet Beyazıt Denizolgun'un savcılığa yaptığı başvuruda, kardeşinin ölümünün ardından yaşanan bazı gelişmelere de dikkat çektiği aktarıldı.
Dilekçede, olay günü çiftlikte bulunan Türkmenistan uyruklu seyis Rufat Kadyrow'un ifadelerinin incelenmesi gerektiği belirtildi. Denizolgun'un aktardığına göre Arif Ahmet Denizolgun 7 Eylül 2016 akşamı saat 19.00 sıralarında ölü bulundu. Ancak olayın Riva Polis Merkezi Amirliği'ne yaklaşık 8,5 saat sonra, 8 Eylül günü saat 03.30 sıralarında bildirildiği öne sürüldü.
Ağabey Denizolgun, bu zaman farkının araştırılması gerektiğini ve geçen süre içerisinde olay yerinde herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının belirlenmesini istedi.
“OLAY YERİ DEĞİŞTİRİLMİŞ OLABİLİR” ŞÜPHESİ
Mehmet Beyazıt Denizolgun'un başvurusunda üzerinde durduğu konulardan biri de ölümün öğrenilmesi ile kolluk kuvvetlerine haber verilmesi arasındaki süre oldu.
Denizolgun, olayın bildirilmesinin neden saatler sonra gerçekleştiğinin araştırılmasını isterken, bu zaman diliminde olay yerinin değiştirilmiş veya düzenlenmiş olabileceği ihtimalinin de soruşturulmasını talep etti.
Bu nedenle çiftliğe o saatlerde girip çıkan kişilerin belirlenmesi ve olayın meydana geldiği saatler içerisindeki hareketliliğin incelenmesi gerektiğini savundu.
ALİHAN KURİŞ İDDİASI DA DOSYADA
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ardından Süleymancılar yapılanmasının liderliği konusunda Alihan Kuriş'in öne çıktığı yönündeki iddialar da soruşturmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
Mehmet Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümünün hemen ardından Alihan Kuriş'in yapılanmanın yeni lideri olduğuna ilişkin çeşitli söylemlerin ve iddiaların ortaya çıktığını belirtti.
Ağabey Denizolgun ayrıca Alihan Kuriş'in ölüm gecesi çiftliğe giderek kapıyı kırıp içeri girdiği yönündeki iddianın da araştırılması gerektiğini savundu. Bu iddianın doğru olması halinde soruşturmanın seyrinin değişebileceğini ifade etti.
MUSTAFA ÇELİK'İN DE İFADESİNİN ALINMASI İSTENDİ
Mehmet Beyazıt Denizolgun'un dikkat çektiği bir diğer isim ise Mustafa Çelik oldu.
Çelik'in Arif Ahmet Denizolgun döneminde yapılanmanın mali işleyişinde önemli görev üstlendiği ileri sürüldü. Denizolgun, kardeşinin ölümünden önce Mustafa Çelik'i yanına çağırdığını ve şirketlerdeki görev ve yetkilerini bırakmasını istediğini iddia etti.
Bu nedenle Çelik'in de kardeşinin ölümüyle bağlantılı olabilecek gelişmeler konusunda ifadesine başvurulması gerektiğini savundu.
MEZARDAN ÇIKARILAN CENAZE YENİDEN DEFNEDİLDİ
Feth-i kabir işleminin ardından Adli Tıp Kurumu'ndaki incelemeler tamamlandı. Denizolgun'un cenazesi daha sonra yeniden Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabrine konuldu.
Bu aşamadan sonra soruşturmanın en önemli başlıklarından biri, Adli Tıp Kurumu'nun hazırlayacağı rapor olacak. Yıllar önce gerçekleşen ölümün ardından mezardan alınan örnekler üzerinde yapılacak incelemelerin, ölüm nedenine ilişkin yeni bir bulgu ortaya çıkarıp çıkarmayacağı merak ediliyor. .
ADLİ TIP RAPORU BEKLENİYOR
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili ortaya atılan “boğazının sıkıldığı” veya “poşetle boğulduğu” yönündeki iddiaların doğruluğu henüz kesinleşmiş değil.
Bu nedenle soruşturmanın bundan sonraki aşamasında Adli Tıp Kurumu'nun değerlendirmesi belirleyici olacak. Mezardan çıkarılan materyaller üzerinde gerçekleştirilen incelemelerin, Denizolgun'un ölüm şekline ilişkin yeni bir veri sağlayıp sağlamadığı raporun ardından ortaya çıkacak.




