Ekrem İmamoğlu davasının ikinci celsesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan gazeteci Hasan Basri Akdemir, Silivri'deki duruşma salonunda beklediği siyasi atmosferin oluşmadığını ifade etti. Akdemir, geçmişte benzer duruşmalarda kalabalık izleyici grupları ve siyasi aktörlerin daha görünür olduğunu belirterek, bu kez salonda yaklaşık 40 izleyici bulunduğunu ve siyasi isimlerin yer almadığını söyledi.

Duruşma sırasında taraflar arasında sert tartışmalar yaşanabileceğini öngördüğünü anlatan Akdemir, kamuoyunda davaya ilişkin yapılan değerlendirmelerin dosyanın tamamı görülmeden kesinleştirilmemesi gerektiğini savundu.

“DOSYANIN BÜTÜNÜNÜ GÖRMEMİZ LAZIM”

Akdemir, daha önce bazı gazetecilerin tutuklu sanıkların savunmalarından bölümler üzerinden dosyanın çöktüğü yönünde değerlendirmeler yaptığını belirterek, bunun için dosyanın tamamının incelenmesi gerektiğini söyledi.

Davanın ikinci celsesindeki sürece ilişkin konuşan Akdemir, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan sanıkların beyanları, tutuklu sanıkların savunmaları ve deliller arasındaki karşılaştırmaların önem taşıdığını ifade etti. Henüz bütün delillerin görülmediğini belirten Akdemir, özellikle delil karşılaştırmalarının ilerleyen aşamalarda önemli olabileceğini kaydetti.

SİLİVRİ’DEKİ ATMOSFERİN DEĞİŞTİĞİNİ SÖYLEDİ

Akdemir, duruşma salonunda geçmişte beklediği yoğun siyasi katılımın bu kez olmadığını dile getirdi. Daha kalabalık bir izleyici kitlesi ve çok sayıda milletvekilinin duruşma sırasında tepki göstermesini beklediğini anlatan Akdemir, karşılaştığı tablonun ise bunun aksine olduğunu söyledi.

Akdemir, salonda yaklaşık 40 izleyici bulunduğunu ve siyasi katılım olmadığını belirterek, “Silivri’de işler eski gibi değil” değerlendirmesinde bulundu. Gazeteci, bu tabloyu aktarırken İmamoğlu'nun moral durumuna ilişkin de gözlem paylaştı. Akdemir, Ekrem İmamoğlu’nun gardının düşmemiş göründüğünü ancak keyfinin olmadığını ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 21 110812

BAZI TUTUKLU SANIKLAR İÇİN TAHLİYE ÖNGÖRÜSÜ

Duruşmadaki mahkeme heyetinin tavrı ve konuşmalarından hareketle bazı tutuklu sanıkların tahliye edilebileceğini düşündüğünü söyleyen Akdemir, bunun kesinleşmiş bir bilgi olmadığının da altını çizdi. Akdemir, bu değerlendirmesinin yalnızca duruşma sırasında edindiği izlenime dayandığını belirterek, mahkemenin ilerleyen süreçte vereceği kararların beklenmesi gerektiğini ifade etti.

İMRALI NOTLARI VE ÖZGÜR ÖZEL MESAJI

Programda Silivri'deki duruşmanın yanı sıra 1 Ağustos'ta İmralı Heyeti ile Abdullah Öcalan arasında yapılan görüşmeye ilişkin notlar da ele alındı. Gazeteci Ruşen Çakır'ın yayımladığı görüşme notlarına göre Öcalan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e selam göndererek, CHP'den Meclis'te oluşturulması planlanan İzleme Kurulu'na bir yetkilinin katılmasını istedi. Öcalan, söz konusu kurulun CHP'nin süreç dışında kalmaması amacıyla gündeme getirildiğini belirtti.

Görüşme notlarında Öcalan'ın, yürütülen sürecin AK Parti ile değil devletle demokratik ve hukuki çözüm konusunda yürütüldüğünü söylediği ve “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” ifadesini kullandığı aktarıldı.

ÖCALAN’IN “DEMOKRATİK CUMHURİYET” MESAJI

Görüşme notlarında Öcalan'ın, süreç sonrasında Kürt siyasi hareketinin örgütsel ve ideolojik yapısında değişiklik yapılması gerektiğini ifade ettiği görüldü. Öcalan, yeni dönemde “Demokratik Toplum ve Cumhuriyet hareketi” olarak tanımladığı bir yapılanmadan söz ederken, daha önce bağımsızlıkçı bir çizginin bulunduğunu, bundan sonraki süreçte ise cumhuriyetçi bir yaklaşımın öne çıkarılacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bundan sonra terörden bahsetmeyeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bundan sonra terörden bahsetmeyeceğiz”
İçeriği Görüntüle

Öcalan'ın mesajlarında Türk solu ve farklı siyasi çevrelerin de bu yapılanmaya dahil edilmesine yönelik ifadeler yer aldı. Görüşme notlarında, sürecin yasalaşmasının ardından örgütsel yapı ve siyasi çalışmaların yeni yasal çerçeveye göre yeniden ele alınacağı aktarılıyor.

PKK VE SİYASİ YAPILANMAYA İLİŞKİN MESAJLAR

Görüşme notlarında Öcalan, olası bir yasal düzenlemenin ardından mevcut örgütsel ve ideolojik yapının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Öcalan, siyasi çalışmaların yeni yasaya uyarlanması için çalışmalar yapılacağını belirtirken, sürecin yalnızca silahsızlanmayla sınırlı kalmayacağını ve siyasi yapılanma açısından da yeni bir döneme işaret edeceğini dile getirdi. Bu kapsamda farklı siyasi çevrelerle görüşmeler yapılması, yeni bir yapılanmanın oluşturulması ve demokratik anayasa vurgusu da görüşme notlarında yer alan başlıklar arasında bulunuyor.

İMRALI HEYETİNİN KURUL YAPISINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

Programda ayrıca İmralı Heyeti'nin gazetecilerle yaptığı görüşmede aktarılan kurul önerileri de değerlendirildi. Aktarılan bilgilere göre süreç kapsamında üst düzey bir kurul ile buna bağlı bir alt kurul oluşturulması planlanıyor. Üst kurulun başkanlığını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yürütmesi, kurulda Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın bulunması öngörülüyor. Alt kurulun ise daha çok güvenlik ve devlet kurumlarının temsilcilerinden oluşacağı ifade edilirken, silahsızlanma ve siyasallaşma sürecinin koordinasyonuna ilişkin bir yapıdan söz edildi.

Imralı-8

İmralı Heyeti tarafından ayrıca milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ve sivillerin yer alacağı bir kurul oluşturulması önerisinin de gündeme getirildiği aktarıldı. Bu önerinin henüz kesinleşmediği belirtildi. Üst kurulun ilk toplantısı için 24 Ağustos Pazartesi tarihinin belirlendiği, alt kurulun toplantı tarihinin ise henüz netleşmediği ifade edildi.

MECLİS İZLEME KURULU VE DEMİRTAŞ AÇIKLAMASI

İmralı Heyeti'nin değerlendirmelerinde Meclis İzleme Kurulu'nun bütün siyasi partilerin temsilcilerinin katılımıyla oluşturulması gerektiği yönündeki görüş de aktarıldı. Görüşmede ayrıca Selahattin Demirtaş'ın tahliye durumu da gündeme geldi. Pervin Buldan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması konusunun Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmede dile getirildiğini belirtti. Buldan'ın değerlendirmesine göre Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın durumunun, teyit ve tespit sürecinin ilerlemesinin ardından ele alınabileceği ifade edildi.

SURİYE VE İSRAİL GERİLİMİ DE GÜNDEMDEYDİ

Programın diğer bölümünde Suriye'deki gelişmeler ve İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetleri de değerlendirildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan ifadeler kullandığı belirtilirken, Suriye'deki gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkileri açısından da yeni bir gerilim başlığı oluşturabileceği yönündeki değerlendirmeler aktarıldı.

Programda, Türkiye'nin Suriye'deki gelişmelere ilişkin diplomatik ve askeri kapasitesini birlikte değerlendirdiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da farklı aktörlerle temasların ardından tutumunu netleştirmesinin beklendiği ifade edildi. Hasan Basri Akdemir, Netanyahu'nun Türkiye karşıtı söylemlerinin kendi iç siyasi hedefleriyle bağlantılı olduğunu öne sürerken, Ankara'nın bu söylemlere verilecek tepkinin biçimi konusunda dikkatli hareket ettiğini değerlendirdi.

AKDEMİR’DEN İMAMOĞLU DAVASIYLA İLGİLİ SON SÖZLER

Programın son bölümünde yeniden Ekrem İmamoğlu davasının ikinci celsesine dönen Akdemir, duruşmanın bundan sonraki aşamalarında dosyaya ilişkin daha fazla delilin ortaya çıkacağını belirtti. Akdemir, mahkemenin tutumu üzerinden bazı sanıkların durumunda değişiklik yaşanabileceğini düşündüğünü ancak bunun kendi izlenimi olduğunu vurguladı.

İmamoğlu'nun duruşmadaki durumuna ilişkin değerlendirmesinde ise Akdemir, siyasi desteğin ve izleyici katılımının önceki dönemlere kıyasla daha düşük olduğunu savundu. Duruşmanın ilerleyen celselerinde dosyanın içeriğinin daha net ortaya çıkacağını belirten Akdemir, değerlendirmesini mahkemenin bundan sonraki sürecine ilişkin beklentilerle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi