Ankara Sanayi Odası (ASO), kadın girişimcilerin işletmelerini büyütürken karşılaştıkları engelleri belirlemek ve iş dünyasındaki fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yeni bir araştırma hazırladı. “Kadın Girişimciliğinde Dönüşüm Açığı: Ankara Örneği” başlıklı raporda finansmana erişim, çocuk bakım hizmetleri, yönetim yetkileri, yeni pazarlara açılma ve kurumsal temsil konularında beş ayrı uygulama paketi önerildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların bilgi ve becerilerinin üretime ve istihdama daha fazla katkı sağlaması gerektiğini vurguladı.
ANKARA’DA 102 KADIN GİRİŞİMCİYLE ARAŞTIRMA YAPILDI
ASO’nun araştırma merkezi ASOSİTAM ve Kadın Girişimciliği Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan raporda, Ankara’da farklı sektörlerde faaliyet gösteren kadın girişimcilerin deneyimleri incelendi. Çalışma kapsamında 102 kadın girişimcinin anket yanıtları değerlendirildi, bunlardan 20’siyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirildi.
Araştırmanın sonuçları, katılımcıların eğitim düzeyinin yüksek olmasına rağmen işletmelerin büyümesi ve dış pazarlara açılması konusunda gelişime ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 93’ünün en az lisans mezunu olduğu, yüzde 42’sinin lisansüstü eğitim aldığı belirlendi. Kadınların yüzde 70’i kendi işletmesini kurmuştu. Buna karşılık araştırmada incelenen işletmelerin yarısında çalışan sayısı 10 veya daha azdı. İhracat yapan işletmelerin oranı ise yüzde 29 olarak ölçüldü.
YENİLİKÇİLİK YÜKSEK, BÜYÜME VE İHRACAT İMKÂNLARI SINIRLI
Raporda kadın girişimcilerin yeniliklere açıklık düzeyi 5 üzerinden 4,21 puan olarak hesaplandı. Bu sonuç, katılımcıların yeni fikirlere ve iş yapma yöntemlerine yönelik olumlu yaklaşımını ortaya koydu. Ancak araştırmada, eğitim ve yetkinlik düzeyinin işletmelerin büyümesine, yeni istihdam oluşturmasına ve ihracat kapasitesine aynı ölçüde yansımadığı belirtildi. Bu durum raporda “dönüşüm açığı” kavramıyla ele alındı.
Çalışmada, eğitim ve mentorluk programlarının tek başına yeterli olmayacağına işaret edilerek finansman, teknik iş birlikleri, üretim altyapısı ve pazara erişim imkânlarının da geliştirilmesi önerildi. Kendi işletmesini kuran kadınların büyüme sürecinde daha fazla desteğe ihtiyaç duyabildiği, mevcut bir işletmeye sonradan katılan kadınların ise şirketin hazır altyapısından ve iş bağlantılarından yararlanabildiği değerlendirildi. Bu nedenle destek mekanizmalarının işletmelerin yapısı ve girişimcilerin ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanması istendi.

FİNANSMAN, BAKIM SORUMLULUKLARI VE YÖNETİM YETKİSİ ÖNE ÇIKTI
Kadın girişimcilerle yapılan görüşmelerde, özellikle yatırım ve büyüme planları sırasında finansmana ulaşmanın güçlük yaratabildiği ifade edildi. Sanayi ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren bazı katılımcılar, mesleki yeterliliklerini tekrar tekrar kanıtlamak zorunda kaldıklarını anlattı.
Bakım sorumluluklarının da işletmelerini geliştirmek için ayırabilecekleri zamanı kısıtladığı belirtildi. Bu kapsamda çocuk bakım hizmetlerinin erişilebilir olması ve çalışma hayatıyla aile sorumluluklarının birlikte yürütülmesini kolaylaştıracak uygulamaların geliştirilmesi önerildi.
Aile işletmelerinde ise kadınların fiilen üstlendikleri görevlerle resmî karar yetkilerinin ve mülkiyet paylarının her zaman örtüşmediği görüldü. Raporda, işletmenin yönetiminde sorumluluk alan kadınların karar süreçlerinde de etkin olabilmesinin önemine dikkat çekildi.
ASO’DAN KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ İÇİN BEŞ UYGULAMA PAKETİ
Raporda belirlenen sorunlara yönelik beş ayrı uygulama paketi geliştirildi. Bakım ve Zaman Maliyeti Paketi kapsamında organize sanayi bölgeleri (OSB) ve teknoparklarda çocuk bakım hizmetlerinin sunulması, etkinliklerin gündüz saatlerinde ve uzaktan katılıma uygun biçimde düzenlenmesi önerildi.
Yetki Devri ve Aile Anayasası Paketi ile özellikle aile işletmelerinde görev dağılımının, karar yetkilerinin ve yönetimin devrine ilişkin süreçlerin yazılı kurallarla belirlenmesi hedeflendi. Bu amaçla danışmanlık ve hukuki destek sağlanması gündeme getirildi. Finansmana Erişim ve Ölçeklenme Paketi, kredi garantisi olanaklarının geliştirilmesini, kadın girişimcilerin yatırımcılarla buluşturulmasını, yatırım hazırlığı desteği verilmesini ve ihracat siparişlerinin karşılanması için işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılmasını kapsıyor.
Köprü Kurucu Ağ ve Kamuya Erişim Paketi kapsamında kadın girişimcilerin yeni iş bağlantıları kurması, farklı pazarlara ulaşması, üniversitelerle iş birliği geliştirmesi ve kamu desteklerinden daha etkin yararlanması amaçlanıyor. ASO Kurumsal Temsil ve Görünürlük Göstergeleri Paketi ise kadınların ASO bünyesindeki komite, kurul ve heyetlerdeki temsilinin takip edilmesini ve teknik başarılarının daha görünür hale getirilmesini öngörüyor.
KADIN GİRİŞİMCİLER İÇİN YENİ KRİTER ÖNERİSİ
Araştırmanın öne çıkan önerilerinden biri de “Fiilî Yönetim Kriteri” oldu. Bu kriterle, işletmenin yönetiminde gerçekten sorumluluk üstlenen kadınların destek programlarına erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Önerilen ölçüte göre kadınların bütçe, yatırım, personel ve üretim kararlarında düzenli olarak sorumluluk alması, ayrıca ortaklık ya da imza ve temsil yetkilerinden en az birine sahip olması esas alınacak. ASO Meclis Üyesi ve TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk, önerinin kadın girişimcilerin iş dünyasındaki konumunun daha doğru değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti.

Öztürk, “Bugüne kadar kadın girişimci sayısı çoğu zaman kâğıt üzerindeki ortaklıkla değerlendirildi. Oysa Kurul çalışmalarımızda işi fiilen yöneten ancak imza yetkisi babasında, eşinde veya ortağında bulunan çok sayıda kadınla karşılaşıyoruz. Bu rapor artık onları da görünür kılıyor; görünmeyeni saymak, değiştirmenin ilk şartıdır” ifadelerini kullandı.
SEYİT ARDIÇ: KADINLARIN KATKISINI GÜÇLENDİRMEK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR
ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadın girişimcilerin işletmelerini geliştirmesinin üretim kapasitesi, verimlilik, teknoloji kullanımı ve markalaşma açısından önem taşıdığını belirtti. Ardıç, kadınların iş hayatındaki katkılarının güçlenmesinin sanayinin uluslararası rekabet gücüne de destek sağlayacağını ifade etti. Kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda eşit fırsatlara sahip olmasının ve karar mekanizmalarında eşit biçimde temsil edilmesinin önemine değinen Ardıç, “Yenilikçi fikirleri, girişimcilik cesaretleri ve yönetim becerileriyle iş hayatına değer katan kadınların bu katkısını güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
Ankara’nın üniversiteleri, organize sanayi bölgeleri, teknoparkları, Ar-Ge merkezleri ve savunma sanayisiyle geniş bir üretim ve teknoloji altyapısına sahip olduğunu belirten Ardıç, bu kapasitenin kadın girişimcilerin işletme kurma, büyütme ve yönetme süreçlerine daha fazla katkı sağlaması gerektiğini söyledi. Kadınların mevcut bilgi ve yetkinliklerini ekonomik değere dönüştürebilecekleri fırsatların artırılmasını hedeflediklerini kaydeden Ardıç, eğitim çalışmalarının yanı sıra iş geliştirme ve pazara erişim olanaklarının da genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
ASO ÜÇ SOMUT ADIMI HAYATA GEÇİRMEYİ HEDEFLİYOR
ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapordaki önerilerin uygulanması için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, üniversiteler ve TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu başta olmak üzere ilgili paydaşlarla iş birliği yapacaklarını bildirdi. Ardıç, önümüzdeki döneme ilişkin üç adımı da açıkladı. Buna göre Fiilî Yönetim Kriteri'nin ASO'nun destek ve teşvik programlarına aşamalı olarak dahil edilmesi, politika önerilerinin ASO Teknopark ve ilgili müdürlüklerle birlikte uygulama takvimine bağlanması ve kadın girişimciliğine ilişkin göstergelerin her yıl izlenmesi planlanıyor.
Ardıç, “Kadın girişimciliği göstergelerini yıllık olarak izleyeceğiz. Bu adımlarla sağlanan ilerlemeyi üyelerimizle ve kamuoyuyla her yıl paylaşacağız” dedi. Araştırmanın Ankara dışındaki illerde de uygulanmasının önemine değinen Ardıç, farklı şehirlerden elde edilecek bulguların kadın girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik daha etkili politikalar geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
TÜRKİYE’DE KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?
Kadın girişimciliğinin desteklenmesi, yalnızca yeni işletmelerin kurulması açısından değil, mevcut işletmelerin büyümesi, istihdamın artırılması ve ekonomik üretkenliğin güçlendirilmesi bakımından da önem taşıyor. Kadın Girişimciliği Platformu'nun yayımladığı ulusal göstergelerde yer alan TÜİK verilerine göre, Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı 2002'de yüzde 27,9 iken 2025'te yüzde 36,2'ye yükseldi. Kadın girişimcilerin, yani işveren veya kendi hesabına çalışan kadınların oranı da aynı dönemde yüzde 13,1'den yüzde 18,2'ye çıktı.





