Irak’ın en kritik şehirlerinden biri olan Kerkük’te tarihi nitelikte bir gelişme yaşandı. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa, Kerkük Valisi olarak atanmasının ardından 20 Nisan 2026 tarihinde resmen görevine başladı. Böylece Kerkük, tam 102 yıl aradan sonra yeniden Türk kökenli bir vali tarafından yönetilmeye başlandı.
Enerji kaynakları, çok kültürlü yapısı ve jeopolitik konumuyla uzun yıllardır bölgesel dengelerin merkezinde yer alan Kerkük’te yaşanan bu değişim, yalnızca Irak iç siyasetinde değil Türkiye’de de büyük yankı uyandırdı. Türkmenler açısından sembolik değeri yüksek olan atama, Kerkük’te siyasi temsilin yeniden şekillenmesi olarak yorumlandı. Uzun süredir yönetim tartışmalarıyla gündeme gelen kentte Türkmen kökenli bir ismin göreve gelmesi, yeni dönemin habercisi olarak değerlendirildi.
BAHÇELİ’DEN TARİHİ DEĞERLENDİRME
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında Kerkük’te yaşanan gelişmeye geniş yer verdi. Bahçeli, Muhammed Seman Ağa’nın göreve başlamasının tarihi bir anlam taşıdığını vurguladı. Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Kerkük'te yaşanan gelişmeler bu bakımdan fevkalade anlamlıdır. Irak Türkmen Cephesi Başkanı muhterem kardeşim Muhammed Seman Ağa'nın vali seçilmesi ve göreve başlaması, tarihi acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük'te yeniden görünür hâle gelişi bakımından tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bu gelişme Kerkük'te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu, Türkmen'i yok saymayan, Arap'ı dışlamayan, Kürt'ü ötekileştirmeyen, Süryani'yi silmeyen, herkesin hukukunu taşıyan fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir.”
KERKÜK’TE NEDEN TARİHİ BİR GELİŞME YAŞANDI?
Kerkük, Osmanlı döneminden bu yana Türkmen nüfusunun yoğun olarak yaşadığı kentlerden biri olarak biliniyor. Ancak geçen yüzyıl boyunca şehirdeki demografik yapı, siyasi idare ve temsil konusunda sık sık krizler yaşandı. Bu nedenle Kerkük’te Türkmen kökenli bir ismin valilik koltuğuna oturması, yalnızca idari bir değişiklik değil; aynı zamanda tarihi hafıza açısından da önemli bir gelişme olarak kayda geçti.
BAHÇELİ’DEN KÜRESEL SİYASET MESAJI
Parti grup toplantısında sadece Kerkük değil, küresel gelişmeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, dünyada ciddi kırılmalar yaşandığını ifade etti. Bahçeli şu sözleri kullandı:
“Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir.”
3 MAYIS VURGUSU
Bahçeli, yaklaşan 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne de değinerek, bu tarihin Türk milliyetçiliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır. 3 Mayıs, şahsiyet ve aidiyet iradesinin tarihi ilanıdır. 3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin silkinişi, doğrulup kendine gelişi ve derin uykulardan uyanışıdır.”
“TÜRKMENLERİN FERYADINA KULAK VERİYORUZ”
Bahçeli, Kerkük Türkmenlerinin yıllardır baskı ve zorluklarla karşı karşıya kaldığını ifade ederek Türkiye’nin soydaş toplulukları unutmadığını söyledi. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Bu itibarla Kerkük'e baktığımızda asırlık hicranı görüyoruz. Altınköprü'den Kerkük'e uzanan aidiyet ve kimlik mücadelesini görüyoruz. Kadınlarımızın feryadını, yetimlerimizin mahzunluğunu, öksüzlerimizin kimsesizliğini duyuyoruz. Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını biliyoruz. Çektikleri ıstırabı kalbimizde hissediyor, feryatlarına kulak veriyoruz.”
“KERKÜK BİR DAHA PAZARLIK MASALARINA KONU OLMAYACAK”
Bahçeli, Kerkük’ün geleceğine ilişkin dikkat çeken ifadeler de kullandı. Türkmenlerin haklarının korunacağını belirten MHP lideri şu açıklamayı yaptı:
“Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir.”
“BİZ NE KERKÜK’Ü UNUTURUZ NE MUSUL’U”
Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin tarihî ve kültürel bağlarının sürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük'ten Doğu Türkistan'a, Karabağ'dan Kıbrıs'a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız. Yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız.”






