Geçen hafta Esnaf Sanatkârlar Kefalet Kooperatifi Başkanı Mehmet Köse birçok konuya değindi, benim açımdan en dikkat çekici cümlesi; “Taşımalı sistem ile herkes köyden gitti” idi.
Her şey Köy Enstitülerinin kapanması ile başladı aslında. “La Gominist yetiştiriyor bunlar” ile başlayan, örümcek ağı bağlamış bir zihniyet, yedi yuttu, karanlığa mahkum etti köyleri.
Köylüleri topraklandırma yasası gündeme geldiğinde “Adnan Menderes’i yediniz” diye haykıran bugünkü akıl, o günkü toprak yasasını, “Çarıklılara toprak ne lazım” mantığı ile sümen altı eden Demokrat Parti ve Adnan Menderes’i inşallah bir gün daha iyi analiz edebilirler. O gün büyük toprakların sahipleri, şeyhlar, ağalar idi. Elbette bir gani gönüllülük, bir fedakarlık beklenemezdi, mübarekliği en çok kendilerine yakıştıran EFENDİ’lerden. Nitekim de tam da öyle oldu. 1950’li yıllarda köylülere, köylü çocuklarına doğan bir mum ışığına, devrin nefesi kuvvetli çıkarcıları üfleyiverdiler. O mum söndü, herkes erdi muradına.
O gün yanmaya başlayan o ışık devam etseydi, köyler bugün birer birer boşalmazdı. Dolayısı ile şehirler bu kadar dolup taşmaz, açlıktan ve yoksulluktan doğan, gasp, yankesicilik vs, gayrimeşruluk tavan yapmazdı. Herkes köyünde üreten, kazanan, kazandıran olurdu.
O zamanlardan bu yana en azından tarımda kendi kendine yeten ülke, bugün saman ithal edecek kadar dışa bağımlı hale geldiyse, o gün toprağını bölüşmemek için sokranan zihniyetin ruhu şad olsun. Güzel Hindistan kınaları var, yaksınlar her taraflarına bol bol.
Köylünün sırtına binip kan emmeyi adet edinenler, bugünkü boş köylerin, çorak toprakların, iğneden ipliğe yabancı sermayeye mahkum olmanın, cehaletin, yobazlığın, bağnazlığın, üretimsizliğin, dolayısı ile hazır yiyiciliğin ve karanlığın baş mümessilleridirler.
Köylü çocukları eğitilmemeli, okumamalı, gelişmemeli, üretmemeli, dünyayı, ilimi, bilimi, fenni tanımamalı, bizim verdiklerimizle yetinmeli, layık gördüğümüz kadar ekmeğe şükredip oturmalıydı. Hele köylü kadınları, kızları; şairin dediği gibi; “Sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelen” kadınların okuması, aydın birer birey olarak toplum hayatına katılmasının düşüncesi bile deli ediyordu birilerini. Onlar çocuk doğursun, evlerinde otursun, sormasın, sorgulamasın, okuryazar olmakta neymiş, “sırtından sopa, karnından sıpa eksik edilmesin yeter”di.
“Taşımalı eğitim” denen şapkadan tavşan çıkarma angaryası gelene kadar bir nebze de olsa hafifletici sebep hala vardı oysa. Köylere öğretmenler gider, orada kalır, çocuklarla köylülerle kaynaşır, hem köylülere can yoldaşı olur, hem de bir ışık olurdu. Dışarıya açılan gönül gözü, medeniyet köprüsüydü öğretmenler. Yine birileri rahatsız oldu, bu aydın insanların cehaleti yontmasından, karanlığa ışık tutmasından. Aldı, kopardılar öğretmenleri, köy okulları yetim, köylüler öksüz kaldı.
Böylece çorap söküğü gibi köyler boşalmaya başladı. Bugün Haymana’nın köylerine gidip bir bakın. Selamlaşacak kimse yok. Sokakları bomboştur. Cingirli, Küçükkonak, Ahırlıkuyu ve diğerleri..yıkık viran ve kimsesizler. Yüzlerce sığır, binlerce koyun vardı köylerde. Şimdi kalan birkaç köy evinde BİM’in yumurtası, ŞOK’un sütü var. Bir zamanlar halaylar çekilip, türkü dinlenirken, bugün Tarkan dinleyip, hepsi birbirine “kıl olmuşlar” kenarda köşede kalan 3-5 genç. Yozlukta, cehalette, vurdum duymazlıkta, tavan yapmışız, ahlaksal dejenerasyon hızar gibi bölmüş insanları iki ayrı kutba. Köy öğretmenleri köylerinde kalsaydı, eğitseydi, öğretseydi, ışık tutsaydı karanlıklara, hala bu kadar andavallıklar olurmuydu? Diye durup düşünen de yok. Düşünmek zaten en büyük suç, hele ki düşünceni paylaşıyorsan, yanmışsın bilader.
Bir zamanlar medeniyet köyde başlardı, köylü milletin efendisiydi, şimdiki köylü; deri koltuklara efendileri taşıyan birer taşeron ve oy hedefi oldular. Alan memnun satan memnun, taşımalı eğitim ile beyinler göç etti, kayboldu aslında. Duyan, bilen, gören varsa insaniyet namına haber versin.
HAFTANIN SÖZÜ: Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama, görüyorum ki silahsızsınız.
HAFTANIN HABERİ: 2016 projelerinde yine Haymana’dan hiç söz etmeyen Melih Gökçek kimseyi şaşırtmadı. SAYGILARIMLA