Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan öncülüğünde atılan güçlü bir adım, sınırları aşan vizyonu, bir şehrin geleceğine yön veren akılla buluştururken; sosyal inovasyonu sadece konuşulan değil, sahada karşılık bulan güçlü bir dönüşüm modeline dönüştürüyor.
Bazen bazı adımlar vardır…
Sessiz atılır ama etkisi yıllar boyunca konuşulur.
İşte Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan öncülüğünde atılan bu adım da tam olarak böyle bir anlam taşıyor.
Bugün sosyal inovasyon dediğimiz kavram, artık yalnızca akademik bir tartışma başlığı değil; doğrudan hayatın içinde, sokakta, mahallede, gençlerin hayallerinde karşılık bulan bir dönüşümün adı. Ve bu dönüşümün Türkiye’de kurumsal bir zemine oturtulması, öyle sıradan bir gelişme olarak okunamaz.
İşte tam da bu noktadan hareketle, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’de önemli bir program düzenlendi. Bu programda sadece fikirler konuşulmadı, bir vizyon ortaya kondu.

Asbü Toplantı (2)
Nitekim ASBÜ bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal İnovasyon Araştırma Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen “Yerel Yönetimlerde Sosyal İnovasyon ve Sosyal Etki Değerlendirmesi Paydaş Toplantısı”, bu vizyonun somut bir yansıması oldu. Kamu kurumlarından yerel yönetimlere, akademiden özel sektöre, sivil toplum temsilcilerinden gençlere kadar geniş bir katılımın sağlandığı programda; sosyal inovasyonun yerelde nasıl kurumsallaşacağı, sosyal etki değerlendirmesinin karar alma süreçlerine nasıl entegre edileceği ve çok paydaşlı iş birliklerinin nasıl güçlendirileceği kapsamlı şekilde ele alındı.
Programın açılışında ASBÜ Sosyal İnovasyon Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erdal Akdeve sosyal inovasyon ekosistemine dair çerçeveyi ortaya koyarken, yerel yönetimlerin bu yapıdaki kritik rolüne dikkat çekti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Kemal Çokakoğlu ise klasik belediyecilik anlayışının değiştiğini vurgulayarak, veri temelli ve etik odaklı yeni nesil çözümlerin önemine işaret etti.
Ankara Valisi Vasip Şahin’in kapsayıcı ve adil şehirler vurgusu ile Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan’ın sosyal girişimciliğin yerel kalkınmadaki rolüne ilişkin değerlendirmeleri, toplantının çok boyutlu bakış açısını güçlendirdi.
Akademi tarafında ise ASBÜ İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çetin Önder, sosyal etki ölçümünün şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından taşıdığı önemi ortaya koydu.

Asbü Toplantı (1)
Gün boyunca gerçekleştirilen sunumlar ve panellerde; gençlik politikalarından spor yönetimine, saha uygulamalarından sürdürülebilir sosyal girişim modellerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Özellikle sosyal inovasyonun yalnızca bir kavram değil, sahada karşılığı olan bir dönüşüm aracı olduğuna dair güçlü örnekler paylaşıldı.
Ve o vizyonun merkezinde, güçlü bir akademik irade ve toplumsal sorumluluk bilinci var.
ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ın ortaya koyduğu yaklaşım, klasik üniversite anlayışının çok ötesinde bir duruşu temsil ediyor. Üniversitelerin yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm geliştiren, sahaya dokunan ve yön veren yapılar olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Türkiye için önemli bir değer olan hocama bu vizyoner ve öncü yaklaşımı için teşekkür ediyor, hakkını teslim ediyorum.
Bu çok kıymetli.
Çünkü artık mesele sadece bilmek değil;
anlamak, ölçmek ve dönüştürmek.
Sosyal inovasyon tam da burada devreye giriyor.
Ve ASBÜ’nün bu alanda attığı adımlar, Türkiye’de yeni bir yol açıyor.
Özellikle Ankara Sosyal İnovasyon Ajansı’nın kurulması…
Bu, sıradan bir kurumsal gelişme değil.
Bu, yerel yönetimlerle akademiyi, sivil toplumla gençliği, fikirle uygulamayı aynı masada buluşturan bir aklın ürünü...
Bu, “birlikte çözebiliriz” iradesinin somutlaşmış hali...
Bugün şehirler büyüyor ama sorunlar da büyüyor.
Gençler çoğalıyor ama umutlar bazen daralıyor.
İşte tam da böyle bir dönemde; veri temelli, ölçülebilir, sürdürülebilir ve en önemlisi insan odaklı çözümler üretebilen yapılar kurmak… gerçek anlamda liderlik gerektirir.

Asbü Toplantı (3)Ve bu liderlik, sadece makamla değil, bakış açısıyla mümkündür.
ASBÜ’nün ortaya koyduğu bu öncü tutum, aslında Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir işaret veriyor:
Artık kurumlar sadece kendi sınırları içinde değil, toplumun tamamı için değer üretmek zorunda.
Çünkü mesele sadece kalkınmak değil;
adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir şekilde kalkınmak.
Bugün atılan bu adımın belki hemen yarın sonuçlarını görmeyeceğiz.
Ama şundan hiç şüphem yok:
Yıllar sonra dönüp baktığımızda,
“İşte o gün bir şey değişmişti” diyeceğimiz anlardan biri olacak.
Ve o değişimin adresi de çok net olacak:
ASBÜ.
Ve gün gelecek…
Bugün atılan bu adımın, yalnızca bir toplantı değil; bir zihniyet dönüşümünün başlangıcı olduğu daha net anlaşılacak.
O gün geldiğinde, bu değişimin izini sürenler adresi çok iyi bilecek:
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi…
Mukadder ben;
Sosyal faydayı merkeze alan her adımın, yarını dönüştüren en kıymetli güç olduğuna inanan…
Sevgilerimle...