Manifest grubunun kurucusu ve yapımcısı Tolga Akış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "müstehcenlik" suçundan tutuklandı. Savcılıktaki ilk ifadesi ortaya çıkan Akış, grup üyelerinin çalışma şartlarına dair basına yansıyan iddialara tek tek yanıt verdi; üyelerin bağımsız reklam paylaşımı yapamadığı iddiasını ise "kısmen doğru" sözleriyle kabul etti.
Gözaltına alınmasının ardından savcılık işlemleri tamamlanan Akış, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Hâkimlikteki sorgusunun ardından tutuklanan Akış cezaevine gönderildi.

HANGİ SUÇTAN TUTUKLANDI?
Akış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/107949 sayılı soruşturması kapsamında ifade verdi. Sevk yazısında Akış'ın Manifest'in kurucusu ve yapımcısı olduğu, çeşitli tarihlerde grubun konserlerini organize ettiği ve faaliyetlerin geniş kitlelere ulaştırılmasında rol aldığı belirtildi. Savcılık, TCK'nın 226/2. maddesinde düzenlenen "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunduğu değerlendirmesiyle tutuklama talep etti. Sevk yazısında ayrıca, müstehcenliğin yalnızca çıplaklık ya da kişiden kişiye değişen öznel bir ahlak anlayışı üzerinden değerlendirilemeyeceği; grubun bazı paylaşımlarının çocukların herhangi bir filtreleme olmaksızın erişebileceği biçimde geniş kitlelere ulaştığı vurgulandı.
"REKLAMLI PAYLAŞIM YAPAMAMA İDDİASI KISMEN DOĞRU"
Akış, grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız reklamlı paylaşım yapmasına yönelik bir kısıtlama bulunduğunu kabul etti. Bu uygulamayı projeyi korumak amacıyla getirdiklerini söyleyen Akış, ifadesinde şunları belirtti:
"Basında çıkan grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik."
SÖZLEŞMEYE UYMAYANA CEZAİ ŞART
Akış, sözleşmeye aykırı davranan grup üyeleri için cezai şart öngörüldüğünü, ancak tutarı hatırlamadığını ifade etti. Uygulanacak miktarın üyenin kazancına göre belirlendiğini belirten Akış, "Rakamı hatırlamamakla birlikte grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktar cezai şart vardır" dedi.
"BENİMLE TATİL YAPMA ZORUNLULUĞU YOK"
Manifest üyelerinin kendisiyle birlikte tatile gitmek zorunda bırakıldığı iddiasını reddeden Akış, gündeme gelen fotoğraf ve videoların yaklaşık 1,5 yıl önce yapılan bir günlük toplu tatilde çekildiğini savundu. Akış, "Basında çıkan grup üyelerinin tatilde benimle tatil yapma zorunluluğu iddiası da yanlıştır" diyerek görüntülerin zorunlu bir tatille ilgisi olmadığını öne sürdü.
"HASTAYKEN SAHNEYE ÇIKARILDILAR" İDDİASINA YANIT
Grup üyelerinin hasta oldukları dönemlerde sahneye çıkmaları için baskı gördüğü iddiasını da reddeden Akış, örnek olarak Yenikapı konserinde yaşanan bir olayı gösterdi. Hilal adlı grup üyesinin kendi isteğiyle sahneye dönmek istediğini söyleyen Akış, iki doktordan açık onay almadan üyeyi yeniden sahneye çıkarmadığını belirterek "Hilal'e de defalarca istersen sahneye çıkmak zorunda olmadığını söyledim" ifadesini kullandı.
GELİRİN YÜZDE 60'I ÜYELERE
Akış, ifadesinde Manifest'in gelir paylaşım sistemini de anlattı. Beyanına göre elde edilen gelirin yüzde 60'ı Manifest üyelerine eşit şekilde dağıtılıyor, yüzde 40'ı ise şirketin proje giderlerine ayrılıyor.
"SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM"
İfadesinin sonunda kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Akış, hesaplarını suç gelirlerini aklamak amacıyla kullanmadığını savundu. Gözaltına alındığında telefon şifresini kendi rızasıyla teslim ettiğini belirten Akış, banka hesapları ve telefonunun incelenmesiyle beyanlarının doğrulanacağını ileri sürdü.



