Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından kamuoyunda gündeme gelen siyasi değerlendirmelere ilişkin açıklama yaptı. Yavaş, görüşmenin siyasi bir amaç taşımadığını, Ankara’nın yatırımları ve kentin çözüm bekleyen meselelerinin ele alındığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Eylül’de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Yavaş, Ankara’nın ulaşım altyapısına yönelik metro yatırımları başta olmak üzere devam eden ve planlanan projelerin ele alındığını açıkladı.
Yavaş, yeni açıklamasında ise görüşmeye ilişkin daha kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, son dönemde kendi siyasi tutumu üzerinden çeşitli yorumlar ve senaryolar üretildiğini söyledi.
YAVAŞ: GÖRÜŞMENİN GÜNDEMİ ANKARA'YDI
Yavaş, açıklamasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak önceliğinin kentin sorunlarını çözmek ve yatırımları hayata geçirmek olduğunu vurguladı. Yavaş şu ifadeleri kullandı:
"Son günlerde şahsım, siyasi tutumum ve gerçekleştirdiğim görüşmeler üzerinden çeşitli yorumlar yapılmakta; iddialar ve senaryolar üretilmektedir.
Bu nedenle bazı hususları hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım.
Ankara halkının bana verdiği görev; siyasi dedikoduların peşinden gitmek, her gün üretilen senaryolara cevap yetiştirmek değil; Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımlarını hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşımıza hizmet etmektir.Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır.
Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık.
Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı.
Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır.
Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.
Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim:
Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz.
Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı.
Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum."
ANKARA'NIN METRO VE YATIRIMLARI GÜNDEMDEYDİ
Yavaş’ın açıklamasında işaret ettiği başlıklar, görüşme sonrasında yaptığı ilk değerlendirmeyle de örtüştü. Yavaş, 9 Eylül’deki görüşmenin ardından Ankara’nın ulaşım altyapısına katkı sağlayacak metro yatırımları, devam eden çalışmalar ve gelecek dönemde planlanan projeler hakkında Erdoğan’a bilgi verdiğini açıklamıştı. Görüşmenin ardından yapılan açıklamalarda Ankara’nın yatırımları ve ulaşım altyapısı öne çıkarken, Yavaş yeni açıklamasında görüşmenin siyasi bir pazarlık ya da parti değişikliği gündemiyle ilişkilendirilmesine karşı çıktı.
ABB MECLİSİ SEÇİMİNİ DE GÜNDEME GETİRDİ
Yavaş, açıklamasının devamında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kısa süre önce gerçekleştirilen başkanvekili seçimine de değindi:
"ABB Meclisi’nde 7 Eylül’de yapılan ikinci başkanvekilliği seçiminde CHP ve YENİ Parti’nin ortak adayı Naki Demir 70 oy alarak seçildi. AK Parti’nin adayı Oğulcan Sağlam 59 oyda kalırken 7 boş, 1 geçersiz oy kullanıldı.
Yavaş, bu seçim sürecini belediye başkanlarının hizmet üretirken karşılaştığı siyasi dengelere ilişkin değerlendirmesinin bir parçası olarak ele aldı.
Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisimizde bir seçim gerçekleştirdik.
Dışarıdan bakıldığında bazı şeyler çok kolay görünebilir. Ancak yaşayan bilir.
Belediye meclislerindeki dengeleri, belediye başkanlarının hangi şartlar altında görev yapmaya ve hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanlar çok iyi bilir.Üsküdar’da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği, onaylamayacağı olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde Belediye Meclisi toplanamadı.
Bütün bunları görmezden gelemeyiz.
Belediye başkanlarımız zaten ağır ekonomik şartlarla, vatandaşlarımızın haklı hizmet beklentileriyle ve merkezi idareyle çözülmesi gereken meselelerle uğraşıyor. Bunların üzerine siyasi tartışmalar belediye meclislerine taşındığında şehirlerimize hizmet üretmek çok daha zor hale geliyor.
Ben tam da bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum."
"MEVCUT POZİSYONUMU KORUYORUM"
Ankara’daki meclis dengelerine ilişkin değerlendirmesinde Yavaş, izlediği yaklaşımın sonuç verdiğini savundu ve siyasi pozisyonunda değişiklik yapmayacağını belirtti:
"Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık.
Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum.
Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz.Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir.
Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum.
Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum.
Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır.
Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir.
Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır.
Ben de o zemini korumaya çalışıyorum.Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem.
Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir.Benim durduğum yer açıktır.
Sağduyunun olduğu yerdeyim. Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum."
YAVAŞ'TAN "KULİS BİLGİSİ" TEPKİSİ
Açıklamasının son bölümünde kendisi hakkında televizyon ekranlarında yapılan siyasi yorumlara tepki gösteren Yavaş, kamuoyunun kendi siyasi tutumunu doğrudan açıklamalarından takip etmesi gerektiğini söyledi:
Son olarak, her gün televizyon ekranlarına çıkarak şahsımla ilgili “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere de seslenmek istiyorum:
Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız.
Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir.
Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz.SAYGILARIMLA….
MANSUR YAVAŞ






