Milletvekili Adayı hemşerimiz Sedat Çevik’in bu aralar kullandığı en sık kelime “Mekanın asıl sahibi geldi” sözü.

Çevik bu sözü Ankara’lı olmayıp Ankara’dan milletvekili seçilenler için kullanıyor. Yani bir anlamda onlara “bizim kümes de beslenip yumurtayı başka yere yapıyorsunuz” demek istiyor.

En son seçimde partilerin Ankara Milletvekillerine bakalım. AK Parti’nin önde gelen Ankara Vekilleri Naci Bostancı Amasya, Orhan Yegin Erzurum, Yalçın Akdoğan İstanbullu.

CHP’den Tekin Bingöl Bitlis, Ali Haydar Hakverdi Çorum, Bülent Kuşoğlu Erzurum, Haluk Koç istanbul, Nihat Yeşil Tunceli ve Levent Gök Adanalı. Gök’ü elbette bir kenara ayırıyoruz. Gök hem beden hem de ruhen birçoğumuzdan daha Ankaralı, hatta Haymanalı.

İYİ Parti vekilleri Koray Aydın Trabzon ve Halil İbrahim Oral ise Bitlisli.

Peki siyasette bir anlamda kaderimizi belirleyen bu kişilerin Ankara dışından olması doğru mu? Sayın Çevik “Artık mekanın asıl sahibi geldi” derken haksız mı?

Ankara’lı olmayan Ankara vekilleri seçimlerde bir anda Ankara’lı olabiliyor. Meydanlara inince “La gardaş biz Angara bebesiyiz topraammm..” diye inceden şive yapabilirler.

Ama eminim asıl memleketlerine gittiklerinde de “Yav tamam Ankara vekiliyiz. Ama ata topraklarımız daha kıymetli. Benin gönlüm aslında hep burada” diye boncuğun en mavisinden de oralarda dağıtıyorlar

Hatta sadece boncuk dağıtmakla kalmayıp, yatırımların da aslan payını esas memleketlerine pasladıklarına da yemin edebilirim ama ispat edemem.

Hakikaten şöyle bir baktığımız zaman hangi vekilin Haymana’ya hangi eseri var? “Midas’ı Koray Aydın yaptı” dedik ama, işin aslının aslında öyle olmadığını Sedat Çevik anlattı.

Bir başka örnek var mı? Hangi partiden olursa olsun Haymana’ya her geldiklerinde, “Allah aşkına her derdinizde beni arayınlar”lar, küçük kağıtlara notlar almalar, “bildirmezseniz küserimler, ölümü gör haber etmezsen demeler, takipçisiyim o iş bende”ler.. falan filan..

Ama bizde milletvekili seçilen seçimin ertesi günü Haymana’yı unutur. Ta ki bir sonraki seçime kadar sofranızda et mi dert mi kaynattığınızı, cebinizdeki deliği, gönlünüzdeki yarayı, gözlerinizdeki karayı sormaz. Meclise gidin tanımaz. “Ölmümü gör danışmanıma adını yazdır” diyenin danışmanı daha önce sanki hiç senle danışmamış gibi olur.

O nedenle gerçekten Ankara’lı hatta Haymana’lı bir vekil gayet mantıklıdır.

Sedat Çevik’i seversiniz sevmezsiniz, oy verirsiniz vermezsiniz, sizin bileceğiniz iş. Lakin bir şekilde bağınız olan, öyle veya ulaşabileceğiniz, hatta samimiyet derecesine göre gerekirse “Hani söz vermiştin ne oldu bizim iş?” diye yakasına bile yapışabileceğiniz bir öz hemşeri vekilimiz olması siz de mantıklı gelmiyor mu?

xxxx

İslamın bir anlamda anavatanı, haccın merkezi Suudi Arabistan bu hafta keferelerin en önemli günlerinden birisi olan “Cadılar Bayramını” huşu içinde kutladı. Şenlikler, kostümler, karnavallar... Ama aynı Suudi Arabistan Peygamberin doğum günü olan Mevlid Kandilini kutlamıyor.

Suudi Arabistan güzellemeleri yapanlar, Türk milliyetçiliğine daha düne kadar faşizm, ama Arap sevicliğine “ümmetçi” yaklaşanlar... yavaş dönün, dönüş hızınıza cemaat yetişemiyor...

Katıra “baban kim diye?” sormuşlar. O da “Eşşek” demeye utanmış, “at dayım” olur demiş. Ama kendilerine kimin semer vurduğunu çok iyi bilirler.