Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Türkiye Yazarlar Birliği'nin resmî internet sitesinde "Doksana Yaklaşan Bir Babaya Dönüş" başlıklı dikkat çeken bir yazı yayımladı. 57 yaşındaki akademisyen Arıcan, 11 Ağustos 2026 Salı akşamı eşi ve en küçük çocuğuyla birlikte Ankara’dan Hatay’ın Dörtyol ilçesine bağlı Karakese beldesine gerçekleştirdiği sürpriz ziyareti kaleme aldı. Geçmişe, çocukluk hafızasına ve köklere yapılan bu seyahatin ardından yayımlanan metinde, bölgenin tanınmış ve sevilen şahsiyetlerinden olan babası Fevzi (Feyzi) Arıcan'ın doksan yıllık yaşam öyküsü, detaylı bir portre olarak okuyuculara sunuldu.
AKKOYUNLULAR VE DEDE KORKUT'A UZANAN ASİL KÖKLER
Yazıda aktarılan bilgilere göre, Fevzi Arıcan’ın hayatı varlıklı ve itibarlı bir aile geleneğine dayanıyor. Baba tarafı Akkoyunlu soyuna, Dede Korkut geleneğine ve Oğuzların Bayındır boyuna dek ulaşan ailenin kökleri Erzincan Otlukbeli’ne kadar uzanıyor. Baba Hacı Abdullah, usta bir zanaatkâr olarak bağ, bahçe ve hayvancılık işlerinin yanı sıra o dönemin en önemli taşıma aracı olan küfe ve sepet imalatı yapıyordu.

Anne tarafından dedesi olan "Hacı Mustuk" ise Dörtyol’un en tanınmış simalarındandı. Üç hana, zeytinliklere, narenciye bahçelerine ve sürülere sahip olan Hacı Mustuk, Dörtyol Merkez Camii’nin yeri ile yapımında ve Hükûmet Konağı’nın inşasında tarihi rol oynadı. Aile arşivinde korunan Rusça ticari belgeler, ailenin o yıllarda Akdeniz üzerinden Rusya ve muhtemelen Kırım bölgesine narenciye ihraç ettiğini ortaya koyuyor. Ayrıca Hacı Mustuk'un, 1935 yılında Cumhuriyet'in havacılık hamlesine destek için düzenlediği kampanyaya yaptığı 20 liralık bağış nedeniyle dönemin Ulus gazetesinde adının yer aldığı bilgisi de aile kayıtlarında bulunuyor.
KÜFE ÖRMEKTEN SAAT MEYDANI'NDA ESNAFLIĞA
1937 Karakese doğumlu olan Fevzi Arıcan, resmi olarak ilkokul mezunu olmasına rağmen küçük yaşlardan itibaren hayat okulunda yetişti. Babasından öğrendiği küfe ve sepet örme zanaatıyla genç yaşta üretime katılan Arıcan, ürettiği malları Adana ve İskenderun pazarlarına götürerek ailesine nakit gelir sağladı.
Askerlik dönüşünün ardından Dörtyol merkezindeki Saat Meydanı’nın köşesinde bakkal dükkânı açarak esnaflığa başlayan Arıcan, sonraki yıllarda narenciye tüccarlığı, briket üretimi, inşaat malzemesi satışı, tuhafiye ve arıcılık gibi pek çok alanda faaliyet gösterdi. Topraktan ve helal kazançtan hiçbir zaman kopmayan Arıcan, dürüst ticaretiyle bölge halkının güvenini kazandı.

KÜLTÜR VE İLİMLE DOLU BİR EV ORTAMI
Fevzi Arıcan’ın ticaret vesilesiyle sık sık gittiği İstanbul seyahatlerinden evine getirdiği en büyük zenginlik kitaplar oldu. Cağaloğlu ve Sirkeci’den aldığı klasikler, tarihi eserler, gazete ve dergiler, evlatlarının ilim yolunu açtı. Ahmet Mithat Efendi’nin Müşâhedât’ı, Halit Ziya’nın Mai ve Siyah’ı ile Necip Fazıl’ın Son Devrin Din Mazlumları gibi yapıtlar evin kütüphanesini süsledi. Evde her gün gazete okunan, Necip Fazıl şiirleri dinlenen ve fikri sohbetler edilen bu atmosfer, çocukların eğitim hayatına yön verdi.
Evlatlarının eğitimine büyük önem veren Arıcan, büyük oğlunun hukuk fakültesini, Musa Kazım Arıcan’ın ise İlahiyat Fakültesi’ni kazanmasını kurbanlar kesip ziyafetler vererek kutladı. Eğitimi her şeyin üstünde tutan baba, evlatlarına mülkten ziyade ilim mirası bırakmayı hedefledi.

MİLLİ MÜCADELE BELDESİ KARAKESE'NİN İLK BELEDİYE BAŞKANI
Gençlik yıllarında Demokrat Parti çizgisinde siyasete adım atan, ardından Milli Nizam Partisi ve devamındaki siyasi hareketlerde yer alan Fevzi Arıcan, Milli Mücadele’nin ilk kurşun ruhunu taşıyan Karakese’nin belediye statüsü kazanmasının ardından 1992 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nden aday olarak beldenin ilk belediye başkanı seçildi. Yaklaşık 21 ay süren bu ilk dönemin ardından hizmete ara veren Arıcan, 10 yıl sonra yapılan 2004 yerel seçimlerinde bu kez AK Parti’den yeniden belediye başkanı seçildi.
Görev süresi boyunca Karakese’nin temel altyapı sorunlarına odaklanan Arıcan:
Çökek Yaylası ve 17 kilometre uzaklıktaki Yedigöz kaynağından içme suyunu beldeye getirdi.
Tarımsal sulama için 300 tonluk gölet inşa ettirdi.
2007 ve 2008 yıllarında beldede 20 kilometreyi aşan kilit taşı yol çalışması yürüttü.
Hayırseverlerin ve halkın katkılarıyla Karakese Sağlık Ocağı’nı hizmete kazandırdı.

KAMU MALINA HASSASİYET VE VEFA MEKÂNI
Siyasi hayatı boyunca dürüstlüğüyle ve kamu malına karşı gösterdiği hassasiyetle anılan Fevzi Arıcan, arkasında lekesiz bir isim bıraktı. Eşi ve ailesinin büyük desteğiyle yürüttüğü hizmet yıllarında, kapısını ve sofrasını daima açık tuttu.
İlerleyen yaşına rağmen güçlü hafızası, matematik kabiliyeti ve ülke gündemine olan ilgisiyle dikkat çeken Arıcan, Ankara ziyaretlerinde de eski dostları ve dava arkadaşlarıyla bir araya gelmeyi sürdürüyor. D. Mehmet Doğan, Ferhat Koç, Hasan Dikici, İbrahim Halil Çelik, Prof. Dr. Ahmet Bilgin ve M. Nezir Gül gibi önemli isimlerle kurduğu dostluklar, canlı bir tarih arşivi niteliği taşıyor.
Oğlunun akademik kariyerinde Maraş, Adana, Hatay veya Gaziantep yerine Başkent Ankara’yı tercih etmesini öneren ve "Gönüller yakın olsun. Fizikî yakınlık, yakın olmak demek değildir" diyerek vizyoner bir duruş sergileyen Fevzi Arıcan, bugün torunlarının eğitim ve kariyer adımlarını yakından takip eden, bölgesinin saygın bir kanaat önderi olarak yaşamını sürdürüyor.




