Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türk dünyasıyla akademik ve kültürel bağlarını güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir uluslararası programa katılım sağladı. 3 Nisan’da Türkistan’da düzenlenen “Hoca Ahmet Yesevi Yolunda Ahilik” etkinlikleri, farklı coğrafyalardan katılımcıları ortak bir kültürel zeminde buluşturdu. Programın son gününde gerçekleştirilen Nevruz açılış etkinliklerine katılan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, hem kültürel faaliyetleri yerinde inceledi hem de Türk dünyasının ortak değerlerine dikkat çekti.

NEVRUZ COŞKUSU GELENEKSEL DEĞERLERLE TAÇLANDI
Türkistan’da düzenlenen Nevruz programı, kadim Türk geleneklerinin günümüze taşındığı zengin bir içerikle gerçekleştirildi. Etkinlik alanında kurulan merasim çadırları, ziyaretçilere tarihî ve kültürel bir yolculuk sundu. Çadırlarda sergilenen yöresel dokumalar, özellikle el emeği kilimler aracılığıyla Türk kültürünün estetik birikimini gözler önüne serdi. Katılımcılar, sergilenen eserler üzerinden geçmişten günümüze uzanan kültürel sürekliliği yakından gözlemleme fırsatı buldu.

MİLLÎ SPORLAR VE GELENEKSEL OYUNLAR İLGİ GÖRDÜ
Program kapsamında gerçekleştirilen millî spor oyunları ve geleneksel etkinlikler, yoğun ilgiyle takip edildi. Türkistan coğrafyasına özgü oyunlar, kültürel kimliğin canlı bir parçası olarak dikkat çekti. Alanda icra edilen etkinlikler, yalnızca bir gösteri olmanın ötesinde, Türk kültürünün yaşayan yönünü ve nesilden nesile aktarılan değerlerini gösterdi. Katılımcılar, kültürel birlikteliğin güçlü yansımalarına tanıklık etti.

KÜLTÜR LEZZETLE BULUŞTU
Etkinliklerde, Nevruz geleneğinin önemli unsurlarından biri olan yöresel ikramlar da öne çıktı. Katılımcılara sunulan Nevruz çorbası, Ahilik pilavı, helva ve şerbet ile Türkistan pilavı, kültürel mirasın somut örnekleri arasında yer aldı. Sunulan lezzetler, gastronomik bir deneyim yaşatmakla kalmadı; Türk dünyasının ortak hafızasında yer alan geleneksel paylaşım kültürünü de yansıttı.
Gerçekleştirilen ziyaret, Ahilik geleneği ile Türkistan’ın köklü kültürel hafızası arasındaki tarihî bağların yeniden görünür kılınması açısından önemli. Program, ortak değerler üzerinden kurulan kültürel ilişkilerin günümüzde de canlılığını koruduğunu gösterdi.




