Felsefi Danışmanlık Derneği tarafından Eğitim Seminerleri kapsamında gerçekleştirilen çevrim içi etkinlikte, felsefi danışmanlığın günümüzdeki yeri ile Spinoza felsefesinin bireysel yaşama katkıları ele alındı. Programa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, modern dünyanın bireyi sürüklediği dijital bağımlılık, duygusal kırılganlık ve anlam arayışı gibi sorunların, Spinoza'nın düşünce sistemiyle yeniden değerlendirilebileceğini ifade etti.

Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen seminerde Arıcan, Spinoza'nın yalnızca tarihsel bir filozof olmadığını, aksine günümüz insanının yaşadığı sorunlara doğrudan cevap verebilecek güçlü bir düşünce mirası bıraktığını vurguladı.

ETİKA ESERİNE YÖNELİK ÖNYARGILARA DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasının başlangıcında Spinoza'nın en önemli eserlerinden biri kabul edilen Etika üzerine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, kitabın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını söyledi.

Ankara'nın en yüksek parklarından biri! Manzarasıyla ziyaretçilerin uğrak noktası oldu
Ankara'nın en yüksek parklarından biri! Manzarasıyla ziyaretçilerin uğrak noktası oldu
İçeriği Görüntüle

Musa Kazım Arıcan-2

Geometrik yöntemle kaleme alınmış olması nedeniyle eserin ilk bakışta matematiksel ve soyut bir metin izlenimi verdiğini belirten Arıcan, gerçekte bunun insan yaşamını merkeze alan kapsamlı bir rehber niteliği taşıdığını ifade etti. Arıcan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İlk bakışta tanımlar ve aksiyomlarla örülü soğuk, matematiksel bir metin gibi duran Etika, aslında insan odaklı bir rehberdir. Amacı, insanı duyguların kölesi olmaktan kurtarmak ve en yüksek mutluluğa ulaştırmaktır. Bu çaba; Fârâbî’nin Tahsilü’s-Saâde’de, Kant’ın Summum Bonum (En Yüksek İyi) kavramında aradığı huzurun Spinozacı bir formülasyonudur."

"FELSEFE BİR TEDAVİ SANATIDIR"

Seminerde Spinoza'nın Anlama Yetisinin Islahı Üzerine İnceleme adlı eserine de değinen Arıcan, filozofun felsefeyi yalnızca teorik bir bilgi alanı olarak değil, aynı zamanda insanı dönüştüren bir iyileşme yöntemi olarak gördüğünü anlattı. Modern insanın şöhret, servet ve toplumsal görünürlük gibi geçici hedeflerin peşinde sürüklenirken ruhsal anlamda yıprandığını dile getiren Arıcan, Spinoza'nın bu arayışlara karşı kalıcı bir düşünsel çözüm sunduğunu belirtti.

SPINOZACI DANIŞMANLIKTA MERKEZDE "CONATUS" VAR

Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Spinozacı felsefi danışmanlığın temelini oluşturan "Conatus" kavramına da ayrıntılı şekilde değindi. Conatus'un yalnızca hayatta kalma içgüdüsü olmadığını söyleyen Arıcan, bunun insanın kendi varlığını geliştirme, potansiyelini ortaya çıkarma ve etkin olma gücünü artırma isteğini ifade ettiğini belirtti. Bu yaklaşımın bireyin yalnızca sorunlarını gidermeyi değil, aynı zamanda yaşam gücünü artırmayı hedeflediğini söyleyen Arıcan, Spinoza'nın düşüncesinin bugün de güçlü bir rehber olmayı sürdürdüğünü dile getirdi.

Rektör Arıcan Ankara

DOĞU VE BATI DÜŞÜNCESİ ARASINDA ORTAK NOKTA

Konuşmasında dikkat çekici bir karşılaştırmaya da yer veren Arıcan, Spinoza'nın Conatus anlayışını Japon kültüründeki Kaizen yaklaşımı ve İslam düşüncesindeki İnsan-ı Kâmil (Kemâlat) anlayışıyla ilişkilendirdi. Üç yaklaşımın da insanın sürekli gelişmesini, kendisini aşmasını ve daha iyi bir birey olmasını hedeflediğini belirten Arıcan, farklı kültürlerde benzer amaçlara ulaşmaya çalışan ortak bir düşünce zemininin bulunduğunu ifade etti.

"KRİZLERDEN KAÇMAK DEĞİL, ONLARLA YÜZLEŞMEK GEREKİR"

Prof. Dr. Arıcan, Spinozacı danışmanlığın klasik psikolojik yaklaşımlardan ayrılan yönlerine de dikkat çekti. Bu anlayışın bireye yaşadığı olumsuzlukları unutmasını, bastırmasını ya da görmezden gelmesini önermediğini söyleyen Arıcan, aksine kişinin krizleri anlamasını ve onlarla bilinçli şekilde yüzleşmesini esas aldığını ifade etti. Bu yönüyle Spinozacı yaklaşımın, eksiklikleri onarmaya odaklanan bir modelden çok bireyin etkinliğini ve yaşam gücünü artırmayı hedefleyen bir güçlendirme modeli sunduğunu belirtti.

"SPINOZA BUGÜNÜN İNSANIYLA DOĞRUDAN KONUŞUYOR"

Konuşmasının sonunda dijital çağın birey üzerinde oluşturduğu pasifleştirici etkilere dikkat çeken Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Spinoza'nın özgürlük anlayışının güncelliğini koruduğunu vurguladı. Arıcan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Duyguların bastırılması değil, anlaşılması; özgürlüğün ise aklın gereğine göre yaşanması olduğunu savunan Spinoza, dijital çağın bizleri esir alan pasifleştirici duygulanım rejimine karşı bugünün insanıyla doğrudan konuşan en güncel düşünürdür."

Kaynak: Hacer Koca