SANIK BABA DURUŞMADA SAVUNMASINI TAMAMLADI
Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davada yargılanan saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli, mahkemedeki savunmasını tamamladı.
Duruşmada ilk söz alan Mersinli, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Bu sırada bazı aileler Mersinli’ye tepki gösterirken, mahkeme başkanı aileleri sakinleştirdi.

“OĞLUM HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMALIDIR”
Savunmasını sürdüren Uğur Mersinli, saldırının planlanması ile ebeveynlerin sorumluluğunun birbirinden ayrılması gerektiğini savunarak şunları söyledi:
“Ailelerimizin ve milletimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Takım elbisem olmadığı için duruşma salonuna giremedim, buraya almıyorlar. Oğlum hakkında düzenlenmiş bir iddianame yoktur. Oğlum hakkında kamu davası açılmalıdır. Sadece ebeveynler hakkında dava açılmamalıdır. Olaydan sonra devletin yeni tedbirler geliştirmesi, olayın öncesi ve sonrası arasında fark olduğunu göstermiştir. Çocuğun planlı saldırısı ile ebeveynlerin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır. Yurt dışındaki örnekte aileye sadece 1,5 yıl ceza verilmiştir.”
“SİLAHLARI BENDEN HABERSİZ ALMIŞ”
Mersinli, saldırıda kullanılan silahlara oğlunun kendisinden habersiz ulaştığını ileri sürdü. Silahların muhafaza edilmesi konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini savunan Mersinli, şöyle konuştu:
“Çocuk bu olayda silahlara kendisi ulaşmıştır. Çocuğun silahlara erişmesi ebeveyn kusuru göstermez. Silahları benden habersiz almıştır. Aras'ın davranışından benim kastım olduğu sonucu çıkarılamaz. Aras'ın okul saldırısı yapacağını kim biliyordu? Okul saldırısını bilmiyordum, bununla ilgili herhangi bir eğitim almadım. Olayın bütün riskinin tarafıma yüklenmesi yanlıştır. Silahlar çalınmıştır. Yatak odaları, evlerde kapıları kilitlenen yerlerdir. Silahlar arama sırasında bulunmadı, ben yerlerini kendim söyledim. Yatak odasındaki gardıropta bulunan eşyalar bana aittir.”
“KANDIRILDIĞIMI HİSSEDİYORUM”
Oğlunu poligona kendi silah ilgisi nedeniyle götürdüğünü anlatan Mersinli, saldırı planından haberdar olmadığını belirterek kamu görevlilerinin elinde önceden bir bilgi bulunup bulunmadığının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Mersinli, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“İsa Aras Mersinli'nin okul saldırısı yapacağını görüp tahmin eden kamu görevlilerinin, bu bilgileri neden aileyle paylaşmadığını öğrenmek istiyorum. Adalet, bir şeyi yerli yerine koymak demektir. İsa Aras Mersinli manifestosunu önceden hazırlamıştır. Ben onu poligona silah sevgim için götürdüm, kandırıldığımı hissediyorum. Ortada işlenen bir suç varsa ortada faili vardır. Fail İsa Aras Mersinli'dir ve ona kamu davası açılmamıştır. İddia makamı, anne ve babayı suçlamak için kamuoyu baskısıyla ortaya karışık bir iddianame düzenlemiştir.”
“OĞLUM EVİMDEN HIRSIZLIK YAPMIŞTIR”
Mersinli, saldırıda kullanılan silahların evden habersiz şekilde alındığını savunarak oğlundan hırsızlık gerekçesiyle şikâyetçi olduğunu da söyledi.
“Benim oğlum evimden hırsızlık yapmıştır. O nedenle kendisinden hırsızlık suçundan davacı ve şikayetçiyim. Ben bir polis memuruyum ve silah taşıyorum. Aynı zamanda atış eğitmeniyim. Benim evimden hırsızlık yapılmıştır. Silah taşıma konusundaki geçerli mevzuatta yer alan hiçbir kanunu ihlal etmedim. Silahları ve mermileri gözden uzak, ayrı yerlerde muhafaza ettim. Yatak odamızın kapısı kilitliydi. Aile arasında hiç kimse bir diğerinin hırsızlık yapacağını düşünmez. Ben bırakın hırsızlığı, oğlum tarafından öldürülme planları yapılacağını dahi düşünemezdim. Hiç kimse, bir başkasının hukuka aykırı davranmasını tahmin edemediği için cezalandırılamaz.”
“32 DEFA REHBERLİK ÖĞRETMENİYLE GÖRÜŞMÜŞ AMA BANA TEBLİĞ EDİLEN BİR ŞEY YOKTU”
Oğlunun geçmişteki davranışları ve psikolojik durumuna ilişkin de konuşan Mersinli, ailesinin saldırı öncesinde şiddet eğilimi fark etmediğini savundu. Pandemi döneminin çocuklar üzerindeki etkisine de değinen Mersinli, şunları söyledi:
“Olay anı ve öncesinde arkadaşlarına zorbalık yaptığına dair bir tutanak var mı? Bu konuda da herhangi bir tespit yapılmamıştır ve uzman görüşü yoktur. Aileler ve öğretmenler hangi davranışı alarm kabul etmelidir? Geçici tehdit ile gerçek tehdit arasındaki ayrım nasıl yapılmalıdır? Biz çocuğumuzu takip ettik. Bir gün oyun oynuyorsa diğer gün oyun oynayamazdı. Biz aile olarak hiçbir zaman Aras'ın şiddet eğiliminde olduğunu görmedik. Çocuğumuzun okula uyum sorunları vardı, okulu sevmiyordu ancak biz onun için psikologla görüştük. Her anne ve baba kendi çocuğu için en iyi anne ve babadır. Psikoloğa gittik ve bize herhangi bir şey söylemedi. Ben ilk kez ergen erkek çocuk büyütüyordum. 32 defa rehberlik öğretmeniyle görüşmüş ama bana tebliğ edilen bir şey yoktu. Çocuk okulda sıkıntı çıkartıyordu ama eve gelince evde bir sorun yoktu.”
“OKUL SALDIRISI PLANINI BİLSEM ZATEN BU ATIŞI YAPTIRMAM”
Oğlunun daha önce atış deneyiminin bulunmadığını öne süren Mersinli, poligona ilişkin sorulara da yanıt verdi.
“Hiçbir yerde atış yaptırılmadı. İlk defa poligonda atış yaptı. Benden habersiz atış yapma şansı yok. Önceden tecrübesi de yok. Bunun ispatı, delili de yok. Bana sadece arkadaşlarım atış yapmış baba, bana da yaptır dedi. Okul saldırısı planı bilsem zaten bu atışı yaptırmam. Atış poligonunda atış yapmak zor bir şey değil.”
“GRİP RAHATSIZLIĞI İLE PSİKOLOJİK RAHATSIZLIK ARASINDA FARK YOK”
Mersinli, kendisinin ve eşinin geçmişte psikolojik tedavi gördüğünü belirterek, oğlunun gerekli görülmesi halinde doktora götürülmeyeceği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı.
“Çocuğu doktora götürmediğimiz iddiası var. Ben 2012 yılında psikiyatrik ilaç kullandım ve 1 hafta rapor aldım. Grip rahatsızlığı ile psikolojik rahatsızlık arasında fark yok. Ben eşimi, kızlarımı götürdüm. 15 günlük süreçte bu meydana geldi ve aldığım rapor emniyet teşkilatında var. Ben kendim gidiyorum, eşimi ve kızlarımı da götürdüm oğlumu neden böyle bir şey olsa götürmeyeyim. Bize kimse acil bir şey demedi. Bir dönemde okul müdürü aradı bana oğlumun rahatsızlığı olduğunu, hastaneye kaldırıldığını söyledi. Gittiğimde serum yapılıyordu. Kolunda çizik vardı ve uzman doktora yönlendirdi. Uzman geldi ve inceledi sonra baş başa görüştük. Bana, 'Ara ara fırsat bulursanız bir uzman doktora görünün' dedi. Sonra Aras bu olayı tekrar etmedi, biz de götürmedik.”
“HAYATIM BOYUNCA ALMANCA EĞİTİM GÖRDÜM”
Oğlunun bilgisayar kullanımına ilişkin soruları da yanıtlayan Mersinli, İngilizce bilmediği için bilgisayardaki içerikleri değerlendiremediğini söyledi.
“Hayatım boyunca Almanca eğitim gördüm. İngilizce eğitim görmedim ve bilmiyorum. Ben oğlumun okul saldırısı yapacağını bilmiyordum. Ben bilgisayardaki oyunları normal oyun olarak gördüm. Ben şifre kırma konusunda uzman değilim.”
PROFİL FOTOĞRAFINI “ÇİZGİ FİLM KARAKTERİ” SANDIĞINI SÖYLEDİ
Mahkemede İsa Aras Mersinli’nin WhatsApp profil fotoğrafında ABD’de saldırı gerçekleştiren Elliot Rodger’ın fotoğrafını kullanması da gündeme geldi. Uğur Mersinli, fotoğraftaki kişiyi tanımadığını savunarak şu yanıtı verdi:
“Bunu bilmiyorum. Aklıma gelen ilk şey çizgi film karakteri, anime karakteri sandım. Resmi gördüm ama çizgi film karakteri olarak düşündüm. O saldırganı ilk kez olaydan sonra gördüm ve tanıdım.”
“EŞİM DE BENLE BİRLİKTE DOKTOR ARAŞTIRIYORDU”
Mersinli’ye, eşinin kendisine gönderdiği “Aras'a psikiyatriden randevu alır mısın canım” mesajı da soruldu. Mersinli, ailenin doktor arayışında olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Son görüştüğümüz psikolog majör depresyon teşhisi koydu. Genelde Kahramanmaraş'takiler buradaki psikologlardan memnun olmadığı için biz doktor araştırıyorduk. Eşim de benle birlikte doktor araştırıyordu. O mesajı da benim eşimle birlikte bu olay üzerine düştüğümüzün kanıtıdır. Ben randevu için elimden geleni yaptım, doktor araştırıyordum. 15 günlük bir süreçte oldu.”
“BEN POLİS KOLEJİNİ KAZANMASAYDIM BU OLAY OLMAZDI”
Avukatların silahlara ilişkin yönelttiği sorular üzerine Mersinli, “Ben polis kolejini kazanmasaydım bu olay olmazdı. Ben polis olduğum için bu olayın olduğunu ima ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Mersinli ayrıca saldırının yaşandığı sırada kasaptan eve doğru gittiğini, yolda yoğun siren sesleri duyduğunu anlattı. Tanıdığı bir gazeteciyi arayarak yaşanan olayı öğrendiğini belirten Mersinli, saldırının gerçekleştiği okulun adını duyduktan sonra koşarak okula gittiğini söyledi.
Uğur Mersinli’nin savunmasını tamamlamasının ardından duruşmaya anne Pınar Peyman Mersinli’nin savunmasıyla devam edildi.




