Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, son dönemde yaşanan okul saldırılarının ardından okullarda uygulanacak yeni güvenlik tedbirlerini açıkladı. Bakan Tekin, alınacak önlemlerin sadece fiziki güvenlikle sınırlı kalmayacağını, dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişletileceğini vurguladı.
Türkiye genelindeki tüm okulların detaylı şekilde değerlendirildiğini belirten Tekin, risk analizlerinin tamamlandığını ve buna göre yeni bir güvenlik modeli oluşturulduğunu ifade etti.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ SİSTEMLER DEVREYE GİRİYOR
Bakan Tekin, okullarda güvenliğin artırılması amacıyla yapay zeka destekli yönetim sistemlerinin kurulmaya başlandığını açıkladı. Bu sistemlerle hem fiziki tehditlerin hem de dijital risklerin daha hızlı tespit edilmesi hedefleniyor.
Yeni modelle birlikte okul yönetimlerinin risklere karşı daha erken müdahale edebilmesi amaçlanıyor.
7 KRİTİK TEDBİR HAYATA GEÇİRİLECEK
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen 7 öncelikli güvenlik tedbirinin kısa sürede uygulanacağı bildirildi. Bu kapsamda:
-
Okullarda fiziki güvenlik önlemleri artırılacak
-
Dijital risk alanları izlenecek
-
Yapay zeka destekli sistemler yaygınlaştırılacak
-
Okul bazlı risk analizleri yapılacak
-
Veli randevu sistemi daha etkin hale getirilecek
-
Dijital esenlik projeleri genişletilecek
-
Okul güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak
“ACIMIZ, YASIMIZ, MESULİYETİMİZ ORTAK”
Bakan Tekin, açıklamasında yaşanan olaylara da değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Acımız, yasımız, mesuliyetimiz ortak”
Bu sözlerle eğitim camiasının yaşanan olaylardan derin üzüntü duyduğunu belirten Tekin, benzer olayların tekrar yaşanmaması için tüm önlemlerin alınacağını vurguladı.
DİJİTAL ESENLİK PROJESİ TÜM TÜRKİYE’YE YAYILIYOR
Öte yandan, halihazırda 23 ilde pilot olarak uygulanan “Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi”nin de ülke genelinde yaygınlaştırılacağı açıklandı. Projeyle öğrencilerin dijital dünyadaki risklere karşı bilinçlendirilmesi ve psikososyal açıdan desteklenmesi hedefleniyor.
TÜM OKULLAR TEK TEK İNCELENDİ
Bakanlık yetkilileri, Türkiye genelindeki tüm okulların tek tek masaya yatırıldığını ve her okul için ayrı güvenlik planları oluşturulduğunu belirtti. Yeni dönemde hem fiziki hem de dijital güvenliğin birlikte ele alınacağı, okul güvenliğinde kapsamlı bir dönüşüm sürecine girildiği ifade edildi.
Bakan Tekin'in konuşmasından satır başları şöyle:
"Biz ülkemizin her köşesine yayılan kurumsal yapımızla milyonlarca öğrenci ve öğretmenden oluşan büyük bir maarif ailesiyiz. Vatanımızın dört bir yanında her sabah sınıfının kapısını büyük bir heyecanla açan, öğrencisinin gözünün içine bakarak ders anlatan, onun sevincine ve derdine ortak olan, istikbali için emek veren dünyanın en fedakar öğretmenlerine sahibiz.
Ayla öğretmenimizin öğrencilerini korumak için kendisini siper eden vakur ve fedakar duruşu, Fatma Nur öğretmenimizin, İbrahim öğretmenimizin, Aybüke öğretmenimizin ve Necmettin öğretmenimizin bu toprakların evlatları için canını ortaya koymuş tüm öğretmenlerimizin hatırası da büyük maarif ailemizin nasıl bir vicdan taşıdığını hepimize bir kez daha gösterecektir.
ÖNLEMLERİMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ
Yaşanan hadiselerin hiçbir yönünün karanlıkta kalmaması için adlî ve idarî süreçler titizlikle yürütülürken, diğer taraftan son Kabine Toplantısında, ilgili tüm Bakanlıklarımızla müştereken değerlendirdiğimiz yeni önlemleri de karara bağladık. Bir kısmı mevcut uygulamalarımızı güçlendiren, bir kısmı da sahada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veren bu çalışmaların ilk etabını şimdi kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum.
İlk olarak, okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zekâ destekli takip ve analiz imkânlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz.
ÖĞRENCİLERİN DURUMU TAKİP EDİLECEK
İkinci olarak, Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek; okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemimizle bütünleştirerek, yapay zekâ destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturacağız. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz.
VELİ RANDEVU SİSTEMİ DAHA ETKİN OLACAK
Üçüncü olarak, aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız “Veli Randevu Sistemi”ni daha etkin hâle getirecek, okul-aile-rehberlik sürecini gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin edeceğiz.
Dördüncü olarak, dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkânı oluşturacağız.
KRİZ EĞİTİMİ VERİLECEK
Beşinci olarak, öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretleri fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimlerimize devam edeceğiz. Öğretmenimizi okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceğiz.
Altıncı olarak, öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek; hâlihazırda 23 ilimizde pilot olarak yürüttüğümüz Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alacağımızı biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz.
Çocukların kırılma alanlarını erken gören yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemi daha güçlü hale getirilecek
Yedinci olarak, riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hâle getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getireceğiz.
HİÇBİR BOŞLUĞA İZİN VERMEYECEĞİZ
Bunlarla birlikte, çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak; medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle ilgili bütün bakanlıklarımız, kurullarımız ve kurumlarımızla birlikte topyekûn mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda risk barındıran dijital platformlar dahil tüm mecralarda çocuklarımızı koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla şekillenen bu çerçeveyi, okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutları kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim edeceğiz. Güvenli okul iklimi inşa etme meselesinde hiçbir tereddüde, hiçbir boşluğa izin vermeyeceğiz.
BU ÜLKENİN ÇİÇEKLERİNİ SOLDURMAYACAĞIZ
Evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin huzurunu, okullarımızın güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için gereken her tedbiri alıyor, her adımı vakit kaybetmeden atıyoruz. Biz bu ağır imtihanın karşısında geri durmayacağız. Bu ülkenin çiçeklerini soldurmayacağız. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve milletimizin istikbaline sahip çıkacağız. Bu zor görevimizde sizlerin desteğine ihtiyaç duyuyor; okullarımızda güvenli ve sağlıklı bir iklimin sürdürülmesi için tüm toplumu sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve süreci desteklemeye davet ediyoruz."


