Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki zeminini oluşturmak amacıyla hazırlanan ve kamuoyunda “Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası” olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucunda kabul edildi.

12 maddeden oluşan düzenleme, Genel Kurul’daki oylamada 468 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaştı. Oylamada 88 milletvekili ret oyu kullanırken, 6 milletvekili çekimser kaldı. Böylece uzun süredir siyasi ve toplumsal gündemin önemli başlıklarından biri olan Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki çerçevesi de Meclis iradesiyle belirlenmiş oldu.

ÇERÇEVE YASANIN TEMEL AMACI NE?

Yeni düzenlemenin temel amacı, Türkiye'nin terör sorununu sona erdirmeye yönelik yürütülen sürece hukuki bir zemin kazandırmak ve toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek olarak öne çıkıyor.

Yasanın arkasındaki yaklaşım, terör örgütünün silahlı faaliyetlerinin sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye'nin güvenlik, demokrasi ve ekonomik kalkınma alanlarında daha güçlü bir yapıya kavuşmasını hedefliyor.

Düzenlemeyle birlikte Terörsüz Türkiye hedefinin yanı sıra Terörsüz Bölge hedefinin de desteklenmesi ve ülkenin iç bütünlüğünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.

MECLİS’TEN GENİŞ MUTABAKAT MESAJI

Çerçeve yasanın TBMM Genel Kurulu’nda yüksek sayıda oyla kabul edilmesi, düzenlemenin siyasi açıdan taşıdığı önemi de ortaya koydu.

Yasa teklifinin referandumsuz anayasa değişikliği için gerekli çoğunluğun üzerinde bir oyla kabul edilmesi, Terörsüz Türkiye hedefi konusunda Meclis iradesinin güçlü biçimde ortaya çıktığı şeklinde değerlendiriliyor.

Bu kapsamda sürecin, devlet kurumlarının gözetiminde ve belirlenen yol haritasına uygun şekilde yürütülmesi öngörülüyor. Meclis'te ortaya çıkan iradenin, sürecin hukuki altyapısının oluşturulmasında temel dayanaklardan biri olması hedefleniyor.

TÜRKİYE KENDİNE ÖZGÜ BİR MODEL UYGULUYOR

Düzenlemenin öne çıkan unsurlarından biri de Türkiye'nin terör sorununu kendi şartlarına ve ihtiyaçlarına göre oluşturduğu bir modelle çözme hedefi.

Çerçeve yasa da bu yaklaşım doğrultusunda hazırlanırken, süreçte güvenlik, hukuk, toplumsal bütünleşme ve devlet mekanizmalarının koordinasyonu birlikte ele alınıyor.

Nihai hedef ise terörün tamamen sona erdirilmesi, silahların susması ve Türkiye'nin toplumsal bütünlüğünün daha da güçlendirilmesi olarak ifade ediliyor.

ÇERÇEVE YASA GENEL AF MI GETİRİYOR?

Düzenlemeyle ilgili kamuoyunda en fazla merak edilen başlıklardan biri, yasanın af niteliğinde olup olmadığı oldu.

Kanunun temel yaklaşımına göre düzenleme genel veya kapsamlı bir af getirmiyor. Yasanın uygulanabilmesi için öncelikle terör örgütünün fiili varlığının sona ermesi ve silahların tamamen teslim edilmesi gerekiyor.

Başka bir ifadeyle, düzenlemede öngörülen hukuki sonuçların ortaya çıkması doğrudan gerçekleşmeyecek. Bunun için öncelikle belirlenen güvenlik ve tasfiye şartlarının yerine getirilmesi gerekiyor.

SİLAH BIRAKMA VE ÖRGÜTÜN FESHİ TEMEL ŞART

Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı tüm oluşumların fiili varlığına son vermesi gerekiyor.

Bunun yanında örgütün kontrolünde bulunan her türlü silah ve mühimmatın teslim edilmesi şartı bulunuyor. Bu adımların ardından güvenlik kurumlarının gerekli tespitleri yapması ve Milli Güvenlik Kurulu’nun da söz konusu süreci teyit etmesi gerekiyor.

Dolayısıyla düzenlemenin uygulanmasında temel koşul, terör örgütünün silahlı ve fiili varlığının sona ermesi olarak öne çıkıyor.

Bu şartlar gerçekleşmeden kanunun öngördüğü sonraki hukuki aşamaya geçilemeyecek.

BAZI CEZALARIN İNFAZI ERTELENECEK

Çerçeve yasanın en dikkat çekici maddelerinden biri, belirli terör suçları kapsamında verilen mahkumiyet kararlarının infazına ilişkin düzenleme.

Terör örgütünü kurma, yönetme, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, propaganda ve örgütün finansmanı gibi suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar sonucunda verilen mahkumiyet kararlarının infazının, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ertelenmesi öngörülüyor.

Bu noktada düzenleme doğrudan cezaların ortadan kaldırılmasını değil, belirli sürelerle infazın ertelenmesini esas alıyor.

15 YILIN ALTINDAKİ CEZALAR İÇİN 5 YIL, ÜZERİNDEKİ CEZALAR İÇİN 10 YIL

Kanun kapsamında belirlenen şartları taşıyan kişiler açısından infaz erteleme süresinin cezanın miktarına göre değişmesi öngörülüyor.

Buna göre 15 yılın altında hapis cezası alanların cezalarının infazı 5 yıl, 15 yılın üzerinde hapis cezası alanların cezalarının infazı ise 10 yıl süreyle ertelenecek.

Erteleme döneminde kişinin yeniden terör suçu işleyip işlemediği de kritik önem taşıyacak.

ERTELEME SÜRESİNDE ZAMAN AŞIMI İŞLEMEYECEK

Düzenlemede dikkat çeken bir diğer güvence ise erteleme döneminde zaman aşımının işlememesi.

Buna göre infazın ertelendiği dönem, ilgili suçlar bakımından zaman aşımının ilerlemesini sağlamayacak. Böylece erteleme sürecinin, dosyaların zaman içerisinde kendiliğinden ortadan kalkmasına yol açmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ayrıca soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin delillerin ve dosyaların imha edilmeyeceği, bunların muhafaza altında tutulacağı belirtiliyor.

YENİ TERÖR SUÇU İŞLENİRSE ERTELEME KALDIRILACAK

Kanunun sağladığı erteleme imkanından yararlanan kişilerin erteleme süresi boyunca yeni bir terör suçu işleyip işlemediği de takip edilecek.

Erteleme süresi içerisinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde daha önce uygulanan erteleme hükmünün kaldırılması ve ilgili soruşturma veya kovuşturma süreçlerinin devam etmesi öngörülüyor.

Buna karşılık erteleme dönemini herhangi bir terör suçu işlemeksizin tamamlayanlar açısından, kanunda belirtilen sürenin sonunda ilgili dosyalar bakımından düşme kararı verilmesi öngörülüyor.

SÜRECİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISININ BAŞKANLIĞINDAKİ KURUL İZLEYECEK

Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca yasal düzenlemeyle sınırlı kalmaması ve uygulamanın belirli bir mekanizma tarafından takip edilmesi de düzenlemenin önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Bu kapsamda süreçlerin Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşturulacak bir kurul tarafından takip edilmesi planlanıyor.

Böylece kanun kapsamında atılacak adımların koordinasyonu, uygulamanın izlenmesi ve ilgili kurumlar arasındaki çalışmaların yürütülmesi için merkezi bir takip mekanizması oluşturulacak.

TBMM’DE SÜRECİ İZLEME KOMİSYONU KURULACAK

Yasanın bir diğer önemli unsuru ise TBMM'nin süreçteki rolünü güçlendirmesi.

Bu amaçla Meclis bünyesinde Terörsüz Türkiye sürecini izlemek üzere bir komisyon oluşturulması öngörülüyor.

Komisyonun, uygulamaların Meclis iradesi doğrultusunda yürütülüp yürütülmediğini takip etmesi ve süreçle ilgili gelişmeleri değerlendirmesi hedefleniyor.

BAŞVURULAR İÇİN 6 AYLIK SÜRE

Kanunun sağladığı imkanlardan yararlanmak isteyenler açısından başvuru süresi de düzenleniyor.

Buna göre Milli Güvenlik Kurulu kararının ardından takip eden 6 ay içerisinde yazılı başvuru yapılması gerekiyor.

Bu sürenin, kanundan yararlanmak isteyenler bakımından önemli bir başvuru takvimi oluşturması bekleniyor.

HER ÖRGÜT ÜYESİ DÜZENLEMEDEN YARARLANAMAYACAK

Çerçeve yasa, bütün terör örgütü üyelerini kapsayan sınırsız bir düzenleme niteliği taşımıyor.

Özellikle kasten öldürme suçunu işleyenler kapsam dışında tutuluyor. Bunun yanında 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan hüküm giyenler de düzenlemenin getirdiği infaz ertelemesinden yararlanamayacak.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında dikkat çeken Adil Öksüz detayı!
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında dikkat çeken Adil Öksüz detayı!
İçeriği Görüntüle

Dolayısıyla kanunda belirlenen şartları taşımayan kişiler bakımından ceza erteleme kararı verilemeyecek.

HEDEF SİLAHLARIN SUSMASI VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME

Çerçeve yasanın nihai hedefi yalnızca terör faaliyetlerinin sona erdirilmesiyle sınırlı tutulmuyor. Düzenlemeyle birlikte toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin iç bütünlüğünün daha da sağlamlaştırılması amaçlanıyor.

Sürecin başarıya ulaşması halinde Türkiye'nin güvenlik alanındaki kazanımlarının yanı sıra ekonomik ve sosyal alanlarda da yeni imkanlar ortaya çıkması hedefleniyor.

Terör tehdidinin azalmasıyla birlikte güvenlik amacıyla ayrılan kaynakların daha fazla bilim, teknoloji, üretim, altyapı ve sosyal kalkınma alanlarına yönlendirilmesi öngörülüyor.

EKONOMİK KALKINMAYA DA KATKI SAĞLAMASI BEKLENİYOR

Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesi halinde güvenlik harcamalarındaki kaynak ihtiyacının azalmasının, Türkiye'nin kalkınma önceliklerine daha fazla kaynak ayırmasına imkan sağlayacağı değerlendiriliyor.

Bu çerçevede bilimsel çalışmalar, teknolojik yatırımlar, üretim kapasitesi, altyapı projeleri ve sosyal kalkınma alanlarına daha fazla kaynak aktarılması hedefleniyor.

Güvenlik ortamının güçlenmesinin yatırım ve ekonomik faaliyetler açısından da olumlu sonuçlar doğurması ve uzun vadede ekonomik kalkınmayı desteklemesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi