Haber7'nin haberine göre; Suriye mahkemesi, üç isim hakkında idam hükmü kurdu. Beşşar Esed ve Mahir Esed'in ülkede bulunmaması nedeniyle yargılamanın bu isimler açısından gıyaben yürütüldüğü bildirildi.

ŞAM'DA ESED AİLESİ İÇİN HESAPLAŞMA DÖNEMİ

Suriye'de 2024 yılının Aralık ayında Esed yönetiminin devrilmesiyle birlikte yaklaşık yarım asırlık Baas iktidarı sona ermişti. Beşşar Esed'in Rusya'ya kaçmasının ardından geçiş yönetimi, eski rejimin üst düzey siyasi, askeri ve güvenlik kadrolarının yargılanacağını açıklamıştı.

Bu süreçte Şam'daki mahkemelerde eski rejim yetkililerine yönelik davalar görülmeye başlandı. Yargılamaların merkezinde, özellikle 2011'de başlayan halk ayaklanmasının bastırılması sırasında gerçekleştirildiği öne sürülen öldürme, işkence, keyfi gözaltı ve sivillere yönelik ağır ihlaller bulunuyor.

Son karar, bu davaların yalnızca sembolik bir hesaplaşma olmaktan çıkarak eski rejimin en üst düzey isimlerine kadar uzanan bir hukuki sürece dönüştüğünü gösteriyor.

BEŞŞAR ESED HAKKINDA GIYABİ KARAR

Mahkemenin karar verdiği isimlerin başında devrik Suriye lideri Beşşar Esed geliyor. Esed, 8 Aralık 2024'te rejimin çökmesinin ardından Suriye'den ayrılarak Rusya'ya gitmişti. Bu nedenle hakkında yürütülen dava gıyaben gerçekleştiriliyor.

Daha önceki duruşmalarda Beşşar Esed ile kardeşi Mahir Esed'in de aralarında bulunduğu eski rejim yöneticileri hakkında çeşitli suçlamalar yöneltilmişti. Mahkemenin bu isimler açısından yürüttüğü yargılama, Suriye'nin eski yönetim dönemine ilişkin sorumluluğu hukuki olarak ortaya koyma çabasının önemli parçalarından biri olarak görülüyordu.

Ancak kararın uygulanabilmesi açısından önemli bir sorun bulunuyor. Beşşar Esed'in Rusya'da olması nedeniyle Suriye makamlarının hükmü fiilen uygulayabilmesi, öncelikle Esed'in Suriye'ye teslim edilmesine bağlı.

MAHİR ESED DE SANIKLAR ARASINDA

Kararla birlikte Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed de idam cezası alan isimler arasında yer aldı.

Mahir Esed, eski rejimin en güçlü askeri figürlerinden biri olarak biliniyordu. Suriye ordusunun seçkin birliklerinden 4. Zırhlı Tümen'in komutanlığını yapan Mahir Esed, özellikle 2011'de başlayan protestoların bastırılmasında önemli rol oynayan isimlerden biri olarak gösteriliyordu.

Mahir Esed'in birliklerinin Dera, Humus, Baniyas ve İdlib gibi bölgelerdeki operasyonlarda rol aldığı, rejimin muhaliflere yönelik sert müdahalesinde önemli bir askeri güç oluşturduğu çeşitli insan hakları raporlarında ve araştırmalarda yer aldı.

Mahir Esed de ağabeyi Beşşar gibi 2024'te rejimin çökmesinin ardından Suriye'den ayrılarak Rusya'ya kaçtı. Dolayısıyla onun hakkındaki kararın da şu aşamada gıyabi hüküm niteliğinde olduğu anlaşılıyor.

Mahir Esed

ESED'İN KUZENİ NECİB ATIF DA İDAM CEZASINA ÇARPTIRILDI

Mahkemenin kararındaki üçüncü isim ise Esed ailesinin kuzeni Necib Atıf oldu. Atıf Necib, özellikle 2011'de Suriye'deki olayların başlamasında kritik bir dönüm noktası olan Dera'daki baskılarla bağlantılı suçlamalar nedeniyle yargılanıyordu.

Necib, 2011 yılında Dera'daki siyasi güvenlik biriminin başında bulunuyordu. Dera'da rejim karşıtı sloganlar yazan çocukların gözaltına alınması ve işkence gördükleri iddiaları, ülkede başlayan protestoların büyümesinde önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Necib'in davasında öldürme, işkence, protestoların şiddet kullanılarak bastırılması ve toplu öldürmelere katılım gibi ağır suçlamalar gündeme gelmişti. Nisan 2026'da başlayan duruşmalarda mahkeme, eski güvenlik yetkilisinin sorumluluğuna ilişkin çok sayıda iddiayı ele aldı.

Beşar Esad-1

DERA'DAKİ ÇOCUKLARIN GÖZALTINA ALINMASI DÖNÜM NOKTASI OLDU

Necib hakkındaki suçlamaların arka planında, Suriye'deki iç savaşın başlangıcı açısından sembolik öneme sahip Dera olayları bulunuyor.

2011 yılının başlarında Dera'da bazı çocukların duvarlara rejim karşıtı sloganlar yazmasının ardından gözaltına alınması ve işkence gördükleri iddiaları kentte büyük tepkiye yol açmıştı. Bu olayların ardından başlayan protestolar kısa sürede Suriye'nin farklı bölgelerine yayıldı ve ülke yıllarca sürecek bir iç savaşın içine sürüklendi.

Trump’ın Ankara’dan ayrılışında film gibi operasyon: İkram aracında saklanmış!
Trump’ın Ankara’dan ayrılışında film gibi operasyon: İkram aracında saklanmış!
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle Atıf Necib'in yargılanması, yalnızca bir eski güvenlik yetkilisinin davası olarak değil, Suriye'deki 2011 ayaklanmasının başlangıcında yaşanan olayların hukuki olarak sorgulanması açısından da önem taşıyor.

İLK KEZ ÜST DÜZEY ESED YÖNETİCİLERİ MAHKEME ÖNÜNDE

Suriye'deki yeni yönetimin başlattığı yargı süreci, ülkenin yakın tarihinde bir ilk niteliği taşıyor. Nisan ayında Şam'daki Dördüncü Ceza Mahkemesi'nde başlatılan davalarda hem firari eski rejim yöneticileri gıyaben yargılanmaya başlandı hem de ülkede yakalanan bazı eski yetkililer mahkeme karşısına çıkarıldı.

Bu süreçte Atıf Necib'in mahkeme salonuna kelepçeli şekilde getirildiği görüntüler de kamuoyuna yansımıştı. Davalar, Esed rejiminin yıllar boyunca gerçekleştirdiği iddia edilen ağır ihlallerin yeni Suriye yönetiminin hukuk sistemi üzerinden soruşturulması açısından yakından takip ediliyor.

İDAM KARARININ UYGULANMASI KOLAY OLMAYACAK

Mahkemenin verdiği idam kararının açıklanması, hukuki sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Özellikle Rusya'da bulunan Beşşar ve Mahir Esed açısından kararın fiilen uygulanabilmesi ciddi bir uluslararası hukuk ve diplomasi meselesi.

Beşşar Esed'in Rusya'nın koruması altında bulunması, Suriye makamlarının eski lideri teslim almasını oldukça zorlaştırıyor. Rusya ile Suriye arasında bu kişilerin iadesini sağlayacak etkili bir mekanizma bulunmaması da sürecin önündeki en önemli engeller arasında.

Kaynak: Haber7