Kemik ve eklem sağlığına dair toplumda yaygın kabul gören pek çok bilgi, aslında birer "şehir efsanesi" olabiliyor. Kalsiyumun tek başına yeterli sanılmasından bel fıtığında herkesin ameliyat olması gerektiği inancına kadar birçok yanlış, doğru tedaviyi geciktirebiliyor. Uzmanlar, her ortopedik şikâyetin aynı olmadığını hatırlatarak kişiye özel değerlendirmenin önemine dikkat çekiyor.

Ortopedik rahatsızlıklarda hastaların internetten ya da çevreden edindiği yanlış bilgiler, tedavi sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Konuya ilişkin yapılan bilgilendirmede, doğru değerlendirme ve kişiye uygun tedavi planlaması için mutlaka uzman hekime başvurulması gerektiği vurgulandı. İşte ortopedi alanında en çok karıştırılan efsaneler ve arkasındaki gerçekler:

EFSANE: "KEMİKLER İÇİN SADECE KALSİYUM YETERLİDİR"

Toplumda en yaygın yanlışlardan biri, kemikleri korumak için yalnızca kalsiyum almanın yeterli olduğu inancı. Oysa gerçek çok daha kapsamlı. Kemik sağlığı; yeterli kalsiyum ve D vitamini alımının yanı sıra dengeli beslenme, ağırlık taşıyan egzersizler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir bütünü olarak ele alınıyor. Yani tek bir mineral değil, birbirini destekleyen alışkanlıklar zinciri kemikleri güçlü tutuyor.

Uzmanından Uyarı: Bu Belirtiler Beyin Tümörünün Habercisi Olabilir
Uzmanından Uyarı: Bu Belirtiler Beyin Tümörünün Habercisi Olabilir
İçeriği Görüntüle

EFSANE: "BEL FITIĞI OLAN HERKES AMELİYAT OLMALIDIR"

Bel fıtığı tanısı konulan herkesin ameliyat masasına yatması gerektiği düşüncesi de doğru değil. Uzmanlara göre bel fıtıklarının büyük bölümü, cerrahi dışı yöntemlerle takip edilebiliyor. Ameliyat kararı ise otomatik olarak verilmiyor; hastanın belirtileri, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir karar alınıyor.

EFSANE: "AĞRI VARKEN HAREKET ETMEK EKLEME ZARAR VERİR"

Eklem ağrısı olan kişilerde hareketsiz kalmanın daha güvenli olduğu yönündeki yaygın kanı da yanıltıcı olabiliyor. Gerçekte, hekim önerisine uygun şekilde yapılan egzersiz, eklem çevresindeki kasları güçlendirebiliyor, hareket kabiliyetini koruyabiliyor ve eklem sertliğinin azalmasına yardımcı olabiliyor. Elbette buradaki kilit nokta, hareketin uzman kontrolünde ve doğru şekilde yapılması.

HER ORTOPEDİK ŞİKÂYET AYNI DEĞİLDİR

Tüm bu örneklerin ortak mesajı net: Her ortopedik şikâyet birbirinden farklıdır ve tek tip bir çözüm bulunmaz. Aynı tanıyı taşıyan iki hastanın tedavi süreci bile birbirinden ayrışabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, doğru teşhis ve kişiye uygun tedavi planlaması için internetteki genel bilgilere değil, uzman hekim değerlendirmesine güvenilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat