Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında Türkiye'nin gündemindeki birçok konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hem adalet arayışına dikkat çeken hem de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin sert eleştiriler yönelten Özel, özellikle komedyen Deniz Göktaş hakkında başlatılan soruşturmaya tepki göstererek ifade özgürlüğünün önemine vurgu yaptı.
Toplantıda Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarından NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara kadar pek çok konuya değinen CHP lideri, partisinin sahadaki çalışmalarına ilişkin de mesajlar verdi.
"MÜCADELEMİZİ MİLLETLE BİRLİKTE BÜYÜTÜYORUZ"
Konuşmasının başında CHP'nin saha çalışmalarına değinen Özel, vatandaşlarla doğrudan temas kurmaya devam ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Partimize yönelik saldırının ardından Ankara'da oturmadık. Cadde cadde, sokak sokak mücadelemizi büyütüyoruz. Başkasının planına göre değil milletin hesabına göre yapılan siyaseti milletimizle ilmek ilmek örüyoruz. Makamlar, binalar yok ama bazen bir kamyon kasası arkasında, bazen bir bankın üzerindeyiz ama milletin gönlündeyiz. Diyarbakır'da bizi karşılayan kıymetli bir isim üzerimde bir selam var dedi. Avukatlarını çağırmış, genel başkanı karşılayacağını duydum CHP Genel Başkanı Özel'e selamlarımızı ilet dedi. Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın gözümüzün üstüne koyduk."
ROJİN KABAİŞ VE GÜLİSTAN DOKU DOSYALARINDA ADALET VURGUSU
Özel, Van'da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş ile yıllardır kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku'nun ailelerini ziyaret ettiklerini belirterek soruşturmaların aydınlatılması gerektiğini söyledi. Rojin Kabaiş dosyasında ailenin birçok sorusunun yanıtsız kaldığını ifade eden CHP lideri, şu açıklamayı yaptı:
"Rojin Kabaiş'in ailesinin yanındaydık. Ailenin kaygılarının, şüphelerinin, sorularının yanıtlanmadığı bir süreç yaşanıyor. Iğdır'da bir minare inşaatında taş taşıyor, izin günlerinde Van'a koşup kızı için adalet arıyor. Rojin'in vücudunda iki erkek DNA'sı bulundu hala bize bir şey demeyip intihar etti kabul edin diyenler var. Biz bunları okuduk ama böyle söyleyeyim mi dedim. Allah aşkına söyle, millet bilsin dediler. Rojin Kabaiş'in ailesinin adalet arayışından herkesin haberdar olması ailenin inancına katkı sağlayacak."
Gülistan Doku dosyasına da değinen Özel, aile fertlerinin yıllardır süren belirsizlik nedeniyle büyük acı yaşadığını dile getirerek şunları söyledi:
"Gülistan Doku'nun annesi ilk gün nasılsa öyle. İki gözü iki çeşmeydi yine iki gözü iki çeşme. Anne ve kardeşlerin bir feryadı var. Biz bir an önce mezarımız olsun istiyoruz, emniyet aşamasında da 24 ağır şüpheli var ama süreç orada durdu diyorlar."
NATO ZİRVESİ ÖNCESİ GÖZALTI VE TUTUKLAMALARA TEPKİ
CHP Genel Başkanı, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara da sert eleştiriler yöneltti. Özel, kamu düzeni gerekçesiyle yapılan uygulamaların demokratik hak ve özgürlükler açısından tartışmalı olduğunu savundu. Konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, Meclis'i, bakanlıkları kamu kurumlarını, sokakları kapatan bir acayip OHAL var. Bir de NATO Zirvesi sırasında eylem olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar ve 178 kişinin tutuklanması var. Bunu kimse cümlede kullanıp, tweet atıp tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Bu mesele bırakın Türkiye'de yaşananlar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana bu ülkede 2014 yılı kasım ayında Meclis'e o dönemin AKP'si Adalet Bakanlığı'ndan İçişleri Bakanlığı'nın da görüşleri alınarak bakanlar kurulundan bir kanun tasarısı sevk ettiler. İki başlık vardı. İç güvenlik paketi içinde yer alır. Biri önleyici gözaltıydı, diğeri koruyucu gözaltıydı. Dünya kadar tartışıldı. Meclis'te komisyonda savunurken alman hukukunda var dediler. Açtık okuduk. Bir kanun nasıl uygulanmalı diye uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Kişi elinde benzin bidonu ve çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılan gözaltıya koruyucu gözaltı denir. Süresi şununla sınırlıdır, derhal gerekli, kurumlara gidip izah edilir. Aksi halde gözaltı sonlanır. NATO Zirvesi'nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar; 'NATO Zirvesi'nde eylem yapacaklar' diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki; 'bunlar gelir, burada eylem yapar.'"
DENİZ GÖKTAŞ SORUŞTURMASINA DESTEK MESAJI
Grup toplantısında en dikkat çeken başlıklardan biri ise komedyen Deniz Göktaş hakkında başlatılan soruşturma oldu. Özel, gösteriyi baştan sona izlediğini belirterek mizahın demokratik toplumların önemli bir parçası olduğunu söyledi. CHP lideri şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan genç bir kardeşimiz var. Üzerine konuşulmaya başlanınca açtım, tamamını izledim. İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, şaka yapıyor. Hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor. Terapistliğini isterim ama beni tutamazlar diyor. Bu kadar. Kuran'a hakaret bilmem ne! Dini değerlerle alay bilmem ne falan. İktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldı gencecik çocuğu. Şimdi efendi yurtdışına kaçtı mı gelecek mi... Şakadan anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda."
Gençlere de seslenen Özel, yöneticilerin eleştiri ve mizaha açık olması gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Gençlere sesleniyorum; sanmayın ki böyledir. Sanmayın ki cumhurbaşkanı, bakan, genel başkanların böyle bir dokunulmazlığı var. Kimsenin böyle bir dokunulmazlığı yok. Bunlardan öncekiler bunun elli katına tahammül etti, tahammülü geç takdir ettiler. Bir ülkede mizah varsa o yöneticide özgüven vardır. Bugün yaşanan acziyettir. Güçlü lider falan değildir. Güçlü liderlerin karikatürden, şakadan dizi titremez. Söz veriyorum; diyor ya Erdoğan'la 30 yıllık yolculuğum var diye. Deniz kardeşime söz veriyorum Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu sonlandıracağım."
"FRANKENSTEIN CANAVAR DEĞİL, ONU ÜRETEN DOKTORDUR"
Konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'ye yönelik eleştirilerine de yanıt veren Özel, "Frankenstein" benzetmesi üzerinden şu değerlendirmeyi yaptı:
"Erdoğan’ın bütün hesabı CHP’yi karpuz gibi ortadan bölmekti. Sapını bile alamadılar. Erdoğan 'Ben bu işin hiçbir yerinde yokum' diyor. Ben komedyen Deniz Göktaş'a açılan soruşturmanın hiçbir yerinde yokum diye açıklama yapıyor muyum? Böyle bir açıklamaya ihtiyaç duymuyorsam yokum. Herkes neyin ne olduğunu görmekte millet de bu işi ben söylüyorum diye değil hissettiği için bu tepkiyi veriyor. Kendini izah ederken bilmediği konulara girip çıkıyor. Geçen gün diyor ki 'CHP'liler bir Frankenstein ürettiler ceremesini çekiyorlar.' Frankenstein canavarın kendisi değil, onu üreten doktor. Yazan da yanlış yazmış. Bir katkım olsun aynı çatı altında çalışmışlığımız var. Frankenstein aranıyorsa bugünkü Sabah gazetesine bakmak lazım. Canavarı bizim buralarda değil Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım."







