Petrol Fiyatlarında Jeopolitik Gerilim Etkisi: 4 Yılın Zirvesi Sonrası Dalgalı Seyir
Küresel enerji piyasaları, Ortadoğu merkezli jeopolitik risklerin etkisiyle sert dalgalanmalar yaşamaya devam ediyor. Bu hafta arz endişeleri nedeniyle son dört yılın en yüksek seviyelerine çıkan petrol fiyatları, kısa süreli geri çekilmenin ardından yeniden 110 dolar seviyesinin üzerinde işlem görmeye başladı. Piyasalarda özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler ve ABD–İran hattındaki gerilim, fiyatlamaların ana belirleyicisi olmayı sürdürüyor.
Hürmüz Gerilimi Petrol Fiyatlarını Yukarı Taşıdı
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın aylarca sürebileceğine yönelik açıklamaları, küresel petrol piyasalarında yeni bir fiyatlama dalgası oluşturdu. Bu açıklamalar, arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırarak fiyatların yeniden yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. Hafta ortasında Brent petrol, yüzde 6,8’lik yükselişle 111,1 dolar seviyesine çıkarak kapanış yaptı. Perşembe günü ise 121 dolar seviyesinin üzerine çıkarak son dört yılın en yüksek seviyelerini test etti.
Dalgalı Seyir: Sert Yükseliş ve Geri Çekilme Aynı Haftada
Petrol fiyatları, zirve seviyeleri gördükten sonra ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı açmaya yönelik uluslararası koalisyon planlarını hızlandırdığı yönündeki haberlerle bir miktar geri çekildi. Bu gelişmeyle fiyatlar 110 dolar seviyesinin altını test etti. Ancak piyasalarda volatilite devam ederken, Trump’ın bölgedeki ablukanın uzun sürebileceğine dair açıklamaları fiyatları yeniden yukarı taşıdı. Sabah saatlerinde yapılan işlemlerde Brent petrolün hızlı yükseliş kaydettiği görüldü.
Enerji Maliyetleri Enflasyon Baskısını Artırıyor
Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte enerji maliyetlerini yukarı çekiyor. Bu durum, başta gelişmiş ekonomiler olmak üzere birçok ülkede enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Enerji maliyetlerindeki artışın, merkez bankalarının para politikalarında daha temkinli bir yaklaşım sergilemesine neden olabileceği değerlendiriliyor. Bu da küresel finans piyasalarında belirsizliği artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
Altın Fiyatlarında Ters Yönlü Baskı: Faiz Etkisi Öne Çıkıyor
Jeopolitik risklerin artmasına rağmen altın fiyatları, bu süreçte beklenenin aksine baskı altında kalıyor. Normal şartlarda güvenli liman talebiyle yükselmesi beklenen altın, bu kez faiz politikaları ve enflasyon beklentileri nedeniyle geri çekiliyor. Ons altın, son işlem gününde yaklaşık yüzde 1 düşüşle 4 bin 573 dolar seviyesine gerilerken gün içinde 4 bin 560 dolar seviyelerine kadar indi. Böylece altın, son aylarda yaklaşık yüzde 14’e varan değer kaybı yaşamış oldu.
Merkez Bankalarının Altın Talebi Güçlü Kalıyor
Öte yandan, küresel merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi dikkat çekiyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde altın talebi yıllık bazda yüzde 2 artarak 1231 tona ulaştı. Bu dönemde Türkiye’de de altın yatırım ürünlerine yönelik talep artışı dikkat çekti ve yerel piyasalarda primlerin kısa süreli olarak yükseldiği belirtildi. Talebin parasal karşılığının ise yaklaşık 4 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.
Uluslararası finans kuruluşları, Ortadoğu’daki belirsizliklerin sürmesi halinde petrol fiyatlarında yukarı yönlü risklerin devam edebileceğini değerlendiriyor. Aynı zamanda hisse senedi piyasalarında düzeltme ihtimali ve faiz politikalarındaki belirsizlikler, yatırımcı davranışlarını doğrudan etkiliyor. Küresel piyasalar, enerji fiyatlarındaki hareketliliğin hem enflasyon hem de finansal istikrar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği bir döneme girmiş durumda.







