Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, prostat kanserinin erken evrelerde belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. Erken tanıda kişiye özel değerlendirmenin önemini vurgulayan paylaşımda, özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin ve ailesinde prostat kanseri bulunanların hekimleriyle kontrol planını görüşmesi gerektiği belirtildi. Ancak PSA yüksekliği tek başına kanser anlamına gelmiyor.

Prostat kanseri, erken dönemde herhangi bir şikâyete yol açmadan gelişebiliyor. Bu nedenle idrar yaparken zorlanma ya da ağrı gibi belirtilerin bulunmaması, hastalığın kesin olarak olmadığı anlamına gelmiyor.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, bilgilendirme paylaşımında “Hiçbir şikâyetinizin olmaması, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmeyebilir” ifadeleriyle erken değerlendirmeye dikkat çekti. Dernek, erken tanının tedavi seçeneklerini artırabileceğini ve hastalığın başarılı şekilde yönetilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

PROSTAT KANSERİ BELİRTİ VERMEDEN İLERLER Mİ?

Prostat kanseri, özellikle erken evrelerde çoğu zaman belirti göstermiyor. Hastalık, şikâyeti bulunmayan kişilerde yapılan değerlendirmeler sırasında fark edilebiliyor.

Kandaki prostata özgü antijen düzeyini ölçen PSA testi, erken değerlendirmede kullanılan yöntemlerden biri. Hekim gerekli gördüğünde parmakla rektal muayeneyi de değerlendirmeye ekleyebiliyor. Ancak bu yöntemler tek başına kesin kanser tanısı koymuyor.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nden göz hastalıkları alanında TÜBİTAK destekli proje
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nden göz hastalıkları alanında TÜBİTAK destekli proje
İçeriği Görüntüle

PROSTAT KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELER?

Türk Tıbbi Onkoloji Derneğinin paylaşımında, hastalığın ilerleyen evrelerinde görülebilecek şikâyetler şöyle sıralandı:

  • Sık idrara çıkma
  • İdrar yaparken zorlanma
  • İdrarda veya menide kan görülmesi
  • Kemik ağrıları

Dernek, bu belirtilerin yalnızca prostat kanserine özgü olmadığını da vurguladı. İyi huylu prostat büyümesi gibi başka sağlık sorunları da benzer yakınmalara neden olabiliyor. Bu nedenle belirtiler üzerinden kişinin kendi kendine kanser tanısı koyması yerine hekim değerlendirmesi gerekiyor.

KONTROLLER KAÇ YAŞINDA BAŞLAMALI?

Derneğin paylaşımında, özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin, aile öyküsü bulunanların ise hekimin önerisi doğrultusunda daha erken yaşlarda değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Uluslararası önerilerde de yaşın yanında aile öyküsü ve genel sağlık durumu dikkate alınıyor. Amerikan Kanser Derneği, ortalama risk taşıyan ve en az 10 yıllık yaşam beklentisi bulunan erkeklerin 50 yaşında taramanın yarar ve risklerini hekimleriyle görüşmesini öneriyor.

Baba veya erkek kardeşi 65 yaşından önce prostat kanseri tanısı alanlarda bu görüşmenin 45 yaşında, birden fazla birinci derece yakınında erken yaşta hastalık bulunanlarda ise 40 yaşında yapılması öneriliyor. Bunlar herkese otomatik olarak test yapılacağı anlamına gelmiyor; karar kişinin riskleri, sağlık durumu ve tercihleriyle birlikte veriliyor.

PSA YÜKSEKLİĞİ KESİN KANSER ANLAMINA GELİR Mİ?

PSA, prostatın hem normal hem de kanserli hücreleri tarafından üretilebilen bir protein. Kandaki düzeyinin yüksek çıkması, tek başına prostat kanseri bulunduğunu göstermiyor. İyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihabı da PSA değerini artırabiliyor.

ABD Ulusal Kanser Enstitüsüne göre tek bir PSA değeriyle kesin tanı konulamıyor. Hekim, sonuca ve kişinin durumuna göre testi tekrarlayabiliyor; MR gibi görüntüleme yöntemleri veya biyopsi isteyebiliyor. Biyopside alınan doku örnekleri patolojik olarak inceleniyor

ERKEN TANI ÖNEMLİ, TARAMA KARARI KİŞİYE ÖZEL

PSA taraması, bazı prostat kanserlerinin yayılmadan önce saptanmasına yardımcı olabiliyor. Bununla birlikte yanlış pozitif sonuçlar, gereksiz biyopsiler ve kişinin yaşamı boyunca sorun yaratmayabilecek yavaş seyirli tümörlerin tespiti gibi riskleri de bulunuyor.

Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan herkese aynı aralıklarla test yapılması yerine, olası yarar ve zararların hekimle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor. Şikâyeti bulunan kişinin değerlendirilmesi ise belirtisi olmayan kişilere yönelik taramadan farklı bir süreç oluşturuyor.

HER PROSTAT KANSERİNDE HEMEN TEDAVİ GEREKİR Mİ?

Prostat kanseri tanısı alan herkes için aynı tedavi uygulanmıyor. Hastalığın yaygınlığı, ilerleme riski ve kişinin genel sağlık durumu tedavi planını belirliyor.

Bazı düşük riskli ve prostatla sınırlı olgularda hemen ameliyat veya radyoterapi yerine aktif izlem tercih edilebiliyor. Aktif izlem, hastalığın düzenli testler ve gerektiğinde görüntüleme ya da biyopsilerle yakından takip edilmesi anlamına geliyor. Hastalıkta ilerleme saptanırsa tedavi seçenekleri yeniden değerlendiriliyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat