Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Almanya gerçekleştirdiği temasları ve bu ziyaretin zihinsel çıktılarını kaleme aldı. Köln’de düzenlenen Avrupa’nın en büyük dijital oyun ve eğlence fuarı Gamescom 2026 kapsamındaki incelemelerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Prof. Dr. Arıcan, gezinin aynı zamanda Doğu ve Batı felsefesinin kesişim noktalarını sorgulayan entelektüel bir seyahat niteliği taşıdığını ifade etti.
GAMESCOM VE YENİ NESİL KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Sivil toplum alanında DİTİB, ATİB, IGMG ve Hasene International gibi yapılarla eğitim, kültür, sosyal inovasyon ve insani yardım alanlarında ortak projelerin değerlendirildiği temaslarda, ASBÜ Sosyal İnovasyon Araştırma Merkezi iş birliğiyle Almanya’da bir Sosyal İnovasyon Merkezi kurulması ve afet-insani yardım alanında yüksek lisans programları imkânları masaya yatırıldı.
Gamescom 2026 fuarı izlenimlerini paylaşan Prof. Dr. Arıcan, dijital oyunların artık yalnızca bir eğlence aracı değil; teknoloji, tasarım, müzik, anlatı ve ekonomiyi kapsayan disiplinler arası devasa bir ekosisteme dönüştüğünü belirtti. ASBÜ bünyesinde kurulması hedeflenen Kreatif Endüstriler Fakültesi fikrinin bu tür saha gözlemleriyle pekiştiğini vurgulayan Arıcan, oyun dünyasını klasik estetik anlayışın çağdaş bir dışavurumu olarak nitelendirdi.

HEGEL VE KANT DÜŞÜNCESİNDE TARİH VE AHLAK
Ziyaret boyunca Immanuel Kant ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel gibi Alman idealizminin öncü isimlerinin zihinsel olarak kendisine eşlik ettiğini dile getiren Arıcan, Hegel’in "tarihte akıl" kavramını modern dünyanın krizleri üzerinden değerlendirdi. Tarihin yalnızca tesadüfi olaylar dizisi olmadığını, insanın yaşadığı yıkımlardan ahlak ve akıl üretme sorumluluğu taşıdığını belirten Arıcan, Hegel'in aile, sivil toplum ve devlet ayrımında yer alan ara kurumlar (Korporation) yaklaşımının günümüz sivil toplum kuruluşlarının (STK) işleviyle paralellik gösterdiğine dikkat çekti.
Kant’ın akla verdiği önemi ve teorik aklın sınırlarını çizdiği Saf Aklın Eleştirisi ile Pratik Aklın Eleştirisi eserlerini hatırlatan Arıcan, kötülük problemi karşısında Kant’ın epistemolojik dürüstlük sergileyerek spekülatif açıklamalardan kaçındığını ifade etti.

İSLAM DÜŞÜNCESİNİN BATI FELSEFESİNE ÖNCÜLÜĞÜ
Din felsefesi disiplininin Batı akademik dünyasında Hegel ile sistemleştiği kabul görse de dinin felsefi bir araştırma konusu yapılmasının çok daha eski medeniyet tecrübelerine dayandığını vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, İslam düşünürlerinin katkılarına dikkat çekti:
Fârâbî: Hegel'den yaklaşık dokuz asır önce Kitâbü’l-Mille ve el-Medînetü’l-Fâzıla gibi eserlerinde din, siyaset, erdem ve toplum ilişkisini bütüncül biçimde ele almıştır.
İbn Sînâ: Metafizik sistemini yalnız Tanrı’nın varlığıyla sınırlamamış; nübüvvet, akıl ve toplumsal düzeni kapsayan derinlikli bir felsefi zemin kurmuştur.
İbn Rüşd: Faslü’l-Makāl eserinde akıl ile vahyin çatışmayacağını, "hakikatin hakikate zıt düşmeyeceğini" savunarak din-felsefe ilişkisinde belirleyici bir hat çizmiştir. Latin Averroizmi üzerinden Avrupa düşüncesini derinden etkileyen İbn Rüşd'ün bu yaklaşımı, modern din felsefesi tartışmalarının tarihsel zeminini oluşturmuştur.

Gazzâlî: İlahî hikmet ve evrendeki düzen üzerine geliştirdiği teodise anlayışıyla, Gottfried Wilhelm Leibniz’in 1710 yılında yayımladığı Théodicée eserinde yer alan "mümkün dünyaların en iyisi" fikrinden yaklaşık altı asır önce benzer felsefi argümanlar sunmuştur.
Hâris el-Muhâsibî: 9. yüzyılda kaleme aldığı eserlerde aklı ahlak ve vicdanla ilişkilendirerek, Kant'ın eleştirel felsefe projesinden yüzyıllar önce akıl ve nefis muhasebesini felsefi bir zeminde tartışmıştır.
Gazzâlî’nin Tehâfütü’l-Felâsife adlı yapıtının sanılanın aksine felsefeyi bitiren değil, filozofların iddialarını kendi tutarlılık ölçütleriyle sınayan eleştirel bir metin olduğunu belirten Prof. Dr. Arıcan, eğitim müfredatlarında eleştirel düşüncenin yalnızca Aydınlanma dönemiyle sınırlandırılmayıp Muhâsibî’den Kant’a uzanan geniş bir tarihsel yelpazede ele alınması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.



