Bolu’da iki çocuğun elektrikli bisikletten düşmesiyle meydana gelen kaza, olay yerindeki görüntü alma tartışmasıyla gündeme geldi. Kaza, Çıkınlar Mahallesi 3604 Sokak üzerinde meydana geldi. Elektrikli bisikletle ilerleyen iki çocuk, bisikletin dengesini kaybetmesi sonucu yola düştü. Kazada çocuklardan biri bacağından yaralandı.
Çevrede bulunanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. 112 Acil Çağrı Merkezi, acil durum ihbarlarını ilgili kurumlara aktararak sağlık, emniyet ve diğer acil yardım birimleri arasındaki koordinasyonun sağlanmasında görev yapıyor. Sağlık ekipleri, yaralı çocuğa olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Ardından sedyeye alınan çocuk ambulansla İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.

KAZA YERİNDE GÖRÜNTÜ TARTIŞMASI
Kazayı haberleştirmek üzere bölgede bulunan gazeteciler ile sağlık personeli arasında görüntü alınması nedeniyle sözlü tartışma yaşandı. Gazetecilerin kamuya açık alanda görevlerini yerine getirdiği sırada sağlık çalışanlarının çekim yapılmasına tepki gösterdiği belirtildi.
Sağlık personelinin gazetecilere, "Sirk mi burası", "Çekmeyin, eşeğe mi diyoruz" ifadeleriyle seslendiği aktarıldı. Basın mensuplarının basın kartlarını göstermesine rağmen tartışmanın sürdüğü ve sağlık görevlisinin, "İyi artık basınsınız diye her şeyi çekin" dediği belirtildi. Olay sırasında yaşananlar görüntülere de yansıdı.

ATALAY: “YAKIŞIKSIZ BİR DURUM”
Görüntülerin gündeme gelmesinin ardından Bolu Gazeteci ve Yazarlar Derneği Başkanı Mehmet Ali Atalay, gazeteciler ile sağlık çalışanlarının görevleri sırasında birbirlerinin çalışma koşullarını gözetmesi gerektiğini söyledi. Atalay, yaşanan tartışmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle insan sağlığı. Oradaki görevli olan sağlık personelinin önceliği insan hayatını kurtarmak ve bizim meslektaşlarımızın önceliği de onların sağlıklı bir ortamda çalışmasını sağlamak. Ve görüyorum ki görüntülerde öyle bir engel yok. Biz gazeteciler de kamu hizmeti veriyoruz. Buna rağmen bu şekilde hakaretlerin olması, bu şekilde tepkilerin olması, yakışıksız bir durum. Sonuçta onlar kamu hizmeti veriyor, çok önemli bir işle uğraşıyorlar. Ama sürekli basın mensuplarına böyle 'tü kaka' yapmaları hoş değil. Sağduyulu yaklaşmalarını tavsiye ediyorum. Bu konuda sonuçta gazeteciler de birer kamu hizmeti veren çalışanlar"
“BU HAKARETLERİ HAK ETMİYORUZ”
Olay sırasında gazetecilerin sağlık ekiplerinin müdahalesine engel oluşturmadığını belirten Atalay, meslektaşlarının görevlerini yerine getirirken sözlü hakarete maruz kalmaması gerektiğini dile getirdi. Atalay açıklamasının devamında şunları söyledi:
"Görüntüleri izledim, engel de yok uzaktan çalışıyorsunuz. ‘Acaba mı?’ dedim, ‘Bir engel mi var, bir önüne geçme mi var, müdahale mi var ki?’ Kesinlikle öyle bir şey yok ki bizim meslektaşlarımız zaten duyarlı bu konuda. Her türlü yardımcı olurlar ama maalesef ki böyle bir şey yaşandı. Sessiz kalıyoruz, huzur bozmamak adına sessiz kalıyoruz. Ama biz de bir kamu hizmeti veriyoruz tekrar söylediğim gibi. Bizler de birer insanız tabiri caizse, tırnak içerisinde söylüyorum bu hakaretleri hak etmiyoruz. Yani meslektaşlarım işlerini, görevlerini yaparken bu hakaretleri hak etmiyor"
SAĞLIK MÜDAHALESİ VE HABER TAKİBİ AYNI ALANDA GERÇEKLEŞTİ
Kaza gibi acil müdahale gerektiren olaylarda sağlık ekiplerinin önceliği yaralıya müdahale etmek olurken, olayın haber takibini yapan gazeteciler de gelişmeleri kamuoyuna aktarmak amacıyla bölgede bulunuyor. 112 Acil Çağrı Merkezi sisteminde sağlık hizmetlerinin yanı sıra emniyet, jandarma ve diğer ilgili kurumların acil yardım birimleri de koordinasyon içerisinde çalışıyor.







