Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Ödülleri 2025 programı, protokolü olduğu kadar duygu yüklü anlarıyla da dikkat çekti. Törenin sonunda hediye takdimi için sahneye davet edilen İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, protokol gereği resmi bir duruşla babasının yanına geldi.
Bilal Erdoğan, önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini sıktı, ardından eğilerek kulağına birkaç kelime söyledi. Baba-oğulun kısa diyaloğu tebessümlere neden olurken, bu sıcak görüntülerin ardından Bilal Erdoğan’ın babasının elini öpmesi salonda duygusal bir atmosfer oluşturdu.
Programın en çok konuşulan anlarından biri haline gelen bu sahne, törende bulunanlar tarafından ilgiyle takip edildi.
İLİM YAYMA ÖDÜLLERİ 2025 GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen ödül töreni, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından İlim Yayma Ödülleri’nin hikâyesini konu alan tanıtım filmi gösterildi. Besteci Rahman Altın’ın ödül gecesine özel hazırladığı “Mucize” adlı eser de törende seslendirildi.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, törende yaptığı konuşmada İlim Yayma Cemiyeti’nin kuruluşundan bugüne taşıdığı misyonu anlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Yurtlarımızla, burslarımızla, kültür ve eğitim faaliyetlerimizle bu idealin taşıyıcısı olduk. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitemiz ise bu uzun yolculuğun adeta meyvesi olup ilim ufkumuzu daha da genişletti. 2017'de vakfımızdan yetişmiş akademisyen mezunlarımızla bir istişare gerçekleştirdik. Türkiye'de üretilen bilimsel çalışmaların gönüllülüğünü arttırmak, kıymetli akademisyenlerimizi teşvik etmek ve gençlere örnek teşkil edecek bir sistem kurmak istedik. İşte bugün Türkiye'nin en saygın akademik ödülü haline gelen dünya ölçeğinde özgürlüğüyle dikkat çeken İlim Yayma Ödülleri böyle doğdu."
Erdoğan, İlim Yayma Ödülleri'nin hem miktar hem de sistematik olarak Türkiye'nin en büyük akademik ödülü olduğunu, dünyanın da sayılı, özgün akademik ödüllerinden biri haline geldiğini kaydetti.
Bu topraklardan doğan bir ilim hareketinin sınırları aşarak insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan küresel bir ödüle dönüşmesini istediklerin ifade eden Erdoğan, "İnşallah 2027'de İlim Yayma Ödülleri dünyanın farklı ülkelerinden, akademisyenlerin de başvurduğu bilim dünyasında bir referans noktası olarak anılan uluslararası ölçekte saygın bir ödül programına dönüşecektir. Bu adım yalnızca Türkiye'nin değil, bütün insanlığın yararına olan çalışmaların desteklenmesi, ilmin evrensel değerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması için güçlü bir hamledir ve elbette ki bu hamle Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için de çok gerekli bir hamledir." ifadelerini kullandı.
"GAZZE'DEKİ VAHŞET ÇAĞIMIZINEN BÜYÜK İNSANLIK AYIPLARINDAN BİRİDİR"
İlmin insanı yaşatmak, hakikati korumak, adaleti güçlendirmek için var olduğuna vurgu yapan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bugün insanlığın gözü önünde Gazze'de bir halkın tarihinin hafızasının ve geleceğinin yok edilmeye çalışıldığını acıyla izliyoruz. Çocukların, sivillerin, ilim insanlarının hatta kitapların bile hedef alındığı bu vahşet çağımızın en büyük insanlık ayıplarından biridir. Peki, yıllardır dünyaya demokrasi, insan hakları ve akademik özgürlük nutukları atan dünyanın o büyük üniversiteleri ne yapıyor? Ne yazık ki bir zamanlar özgür düşüncenin yuvası sayılan o devasa kampüsler bugün birer sessizlik alanına birer utanç sahnesine dönüşmüş durumda."
"SOYKIRIMIN DAHİ KONUŞULMADIĞI BİR YERDE HANGİ BİLİMSEL ÖZGÜRLÜKTEN BAHSEDECEĞİZ
Erdoğan, Gazze gerçeğini yazan akademik yayınların susturulduğunun altını çizerek, "Hakikati dile getiren öğrenciler, yöneticilerin vizeleri iptal ediliyor veya görevden uzaklaştırılıyor. İsrail'in nazizmine karşı çıkan öğrenciler disipline veriliyor. Bursları kesiliyor. Hatta kelepçeleniyor. Mazlumların hakkını savunan bilim insanlarının konuşmaları iptal ediliyor. Soruyorum sizlere, soykırımın dahi konuşulamadığı bir yerde hangi bilimsel özgürlükten hangi aydınlanmadan bahsedeceğiz?" şeklinde konuştu.
İlim Yayma Ödülleri'nin sadece bir ödül töreni olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Biz bugün burada ilmi susturmaya çalışanlara hakikati bastırmak isteyenlere inat hakikatin cesaretle yücelten hocalarımızı baş tacı ediyoruz. Bu vesileyle İlim Yayma Ödülleri 2025'e üstün çalışmalarıyla ödüle layık görülen üç değerli bilim insanımızı gönülden tebrik ediyorum." dedi.
"ADAYLARIMIZIN BİLİMSEL DEĞERLENDİRMESİNİ TARAFSIZLIK VE BİLİMSEL ÖLÇÜMLERE GÖRE YÜRÜTTÜK"
İlim Yayma Ödülleri Ödül Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İdris Sarısoy, İlim Yayma Ödülleri'nin akademik camiada bilinirliğini artırmak için 2025'te kapsamlı ve çok etkin bir tanıtım yürüttüklerini söyledi.
Bu kapsamda 134 üniversite rektörüyle bir araya geldiklerini aktaran Sarısoy, "Yaklaşık 180 bin akademisyenimize elektronik ve fiziki olarak ödüllere çağrı başvurusunu içeren davet mektupları gönderdik. Bu çalışmaların sonucunda 811'i sosyal bilimler, 483'ü mühendislik, doğal ve sağlık bilimleri, 30'u da büyük ödül olmak üzere İlim Yayma Ödülleri 2025'te 174 farklı üniversiteden toplam 1324 başvuruyla tarihinin en yüksek sayısına ulaştı." diye konuştu.
Sarısoy, bu rakamların sadece bir istatistik değil, Türk ilim dünyasının İlim Yayma Ödüllerine duyduğu güvenin tescili olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"İlim Yayma Ödülleri'ne başvuran adaylarımızın bilimsel değerlendirmesini tarafsızlık ve bilimsel ölçümlere göre yürüttük. 99 günde tamamladığımız bu çalışmayı bu çalışmada 29 bilim kurulu üyesi, 202 teknik uzman, 58 bilimsel hakem ve 17 de onur kurulu üyesi görev aldı. İlim Yayma Ödülleri'nin temel misyonu, üretilen bilimsel bilginin toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlamasıdır. Bu çerçevede hocalarımızın çalışmalarının somut faydaya dönüşmesi için özel programlar da yürütüyoruz."
"GENÇLERİMİZİ İLME YÖNELMELERİ İÇİN TEŞVİK EDİYORUZ"
İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Yusuf Tülün ise cemiyetin kurucularının güçlü ufku doğrultusunda yollarına kararlılıkla devam ettiklerinin altını çizdi.
Din ile ilmi, ilim ile ahlakı birbirinden ayrılmaz unsurlar olarak gördüklerini dile getiren Tülün, "Yüz binlerce kabiliyetli gencimizin yetişmesi için okullar, yurtlar ve burslar ihdas ettik. Gençlerimizi ve ilim insanlarımızı yurt dışı eğitim süreçlerinde de destek veren 75 yıldır kuruluş amacımıza uygun şekilde yalnızca eğitime hizmet ediyoruz. Vakfımızla yürüttüğümüz İlim yayma ödülleriyle ilim insanlarımızın takip ediyor, gençlerimizi ilme yönelmeleri için teşvik ediyoruz. Biliyoruz ki geleceğimiz inancıyla, bilgisiyle ve ahlakıyla, küresel meydan okumalara cevap verecek ilim insanlarının gayretine ve bu yolda yürüyecek gençliğimizin varlığına bağlıdır." şeklinde konuştu.
ÖDÜL SAHİPLERİ AÇIKLANDI
Törende üç farklı kategori için verilen ödüller sahiplerine takdim edildi:
-
Sosyal Bilimler Ödülü: Prof. Dr. Şener Aktürk
-
Mühendislik, Sağlık ve Doğa Bilimleri Ödülü: Prof. Dr. Barış Bayram
-
Büyük Ödül: Prof. Dr. Özcan Erel
Ödüller; Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi.
TÖREN DUYGUSAL BİR FİNALLE SONA ERDİ
Ödüllerin ardından sahnede gerçekleşen baba-oğul diyaloğu, gecenin unutulmaz anı oldu. Bilal Erdoğan’ın babası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini öptüğü o anlar geceye damga vururken, finalde hatıra fotoğrafı çekildi.
Törene siyaset, sanat ve akademi dünyasından birçok isim katıldı.




