Şara, ülkede yürütülen ulusal diyalog sürecinin ardından anayasal bir çerçeve oluştuğunu belirterek, parlamentonun önümüzdeki ay ilk oturumunu gerçekleştireceğini açıkladı. Bu sürecin, Suriye’de demokratik seçimlere giden yolu açacağını vurgulayan Şara, “Geçiş döneminin sonunda halkın özgür iradesini yansıtacak seçimlerin önünü açmış olacağız” dedi.
Parlamentonun kurulmasının ardından anayasa çalışmalarına hız verileceğini belirten Şara, yeni anayasanın devlet başkanının rolünü ve hukukun işleyişini net şekilde tanımlayacağını ifade etti.
“SİLAHLAR DEVLET KONTROLÜNDE, MİLİS YAPILARA İZİN YOK”
Ülkedeki güvenlik yapılanmasına da değinen Şara, Suriye’ye dönüşlerinden bu yana silahların devlet kontrolü altına alındığını söyledi. “Suriye’de silahlı gruplar ve milisler olamaz” diyen Şara, hukukun üstünlüğünün tesis edildiğini belirtti.
Terör örgütü PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG ile ilgili olarak ise dikkat çekici bir mesaj verdi. Şara, “SDG ile diyalog yürüttük, askeri çatışma bizim tercihimiz değildi. SDG güçleri şu anda uygun şekilde devlet yapısına entegre ediliyor” ifadelerini kullandı.
“ASKERİ SEÇENEKLERDEN KAÇINILMALI”
Şara’nın konuşmasında dış politika başlıkları da geniş yer tuttu. İran ile ilişkiler konusunda temkinli bir yaklaşım benimsediklerini belirten Şara, askeri seçenekler yerine diplomasiye öncelik verilmesi gerektiğini söyledi.
İsrail ile yaşanan gerilime de değinen Şara, “Diyalog yoluyla olumlu sonuçlar elde etmeye çalıştık ancak son anda her şey değişti” diyerek sürecin beklenmedik şekilde sekteye uğradığını ifade etti.
RUSYA İLE İLİŞKİLER DEVAM EDİYOR
Rusya ile Suriye arasındaki tarihsel bağlara dikkat çeken Şara, ülkedeki Rus askeri varlığının yeni bir rol üstleneceğini belirtti. Buna göre Rus üslerinin, Suriye ordusu için eğitim merkezlerine dönüştürülmesi planlanıyor.
Şara ayrıca, Suriye’nin geçmişte yaşadığı uluslararası izolasyonu sona erdirmek için yoğun diplomatik adımlar attıklarını da sözlerine ekledi.
GEÇİŞ DÖNEMİ ADALETİ VE YENİDEN İNŞA SÜRECİ
Suriye’de son 14 yılda yaşanan olaylara ilişkin hesaplaşma sürecine de değinen Şara, geçiş dönemi adaletinin öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Bu kapsamda suç işleyenlerin yargılanması için kurumsal yapıların oluşturulduğunu ifade etti.
Mültecilerin geri dönüşü konusunda ise “Dönüşler gönüllü olmalı ve istikrarla desteklenmeli” diyen Şara, yeniden inşa sürecinin yatırım ve istihdamla güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa ülkelerinin Suriyeli mültecilere yönelik yaklaşımını da “cömert” olarak nitelendirdi.
“CUMHURBAŞKANININ GÖREVİ YASAYI UYGULAMAKTIR”
Şara, Suriye’de yönetim anlayışına ilişkin tartışmalara da değinerek, dini kuralların halka dayatılacağı yönündeki iddiaları reddetti. “Cumhurbaşkanının görevi yasayı uygulamaktır, halka dayatmak değil” ifadelerini kullanan Şara, yönetimin anayasa ve hukuk çerçevesinde şekilleneceğini söyledi.
BÖLGESEL GERİLİMLERDEN UZAK DURMA VURGUSU
Şara’nın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise Suriye’nin bölgesel krizlerden uzak durma çabası oldu. Özellikle ABD/İsrail-İran hattında artan gerilim göz önüne alındığında, Şara’nın “Suriye’yi bölgesel çatışmaların dışında tutmaya çalışıyoruz” mesajı öne çıktı.
CHATHAM HOUSE NEDİR, NE YAPAR?
Şara’nın konuşmasını yaptığı Chatham House, dünya çapında saygınlığı olan bir düşünce kuruluşu olarak biliniyor. 1920 yılında Londra’da kurulan kurum, uluslararası ilişkiler, güvenlik, ekonomi ve küresel politikalar üzerine bağımsız analizler üretiyor.
“Chatham House Kuralı” ile tanınan kuruluş, katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğu açık tartışma ortamları sunarak, dünya liderleri ve karar alıcılar arasında daha serbest diyalog kurulmasını sağlıyor. Türkiye’den de birçok siyasetçi ve iş insanı, bu platformda düzenlenen toplantılara katılım gösteriyor.



