Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinden Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali, okulda diyabetli çocuklarda yaşanabilecek acil durumlarda öğretmenlerin dikkat etmesi gereken belirtileri ve uygulanması gereken müdahale basamaklarını anlattı. Küçükali, özellikle hipoglisemi, hiperglisemi, kan şekeri takibi ve hangi durumlarda aile ile sağlık kuruluşuna haber verilmesi gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi.
Diyabetli çocuklarda okulun rolü
Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali, diyabetli çocukların günün büyük bölümünü okulda geçirdiğine dikkat çekerek, acil durumların ilk fark edildiği yerin çoğu zaman okul olduğunu söyledi. Öğretmenin durumu hızlı fark etmesinin önemine vurgu yapan Küçükali, amaçlarının panik yapmadan doğru müdahalenin gerçekleştirilebilmesi olduğunu dile getirdi. Diyabetli çocuklarda normal kan şekeri ve dengesi, hipoglisemi ve müdahalesi, hiperglisemi ve müdahalesi ile aile ve sağlık kuruluşuyla iletişime geçilmesi gereken durumların bilinmesinin önem taşıdığını belirtti.
Normal kan şekeri hangi aralıkta?
Küçükali, diyabet tanısı bulunmayan kişiler için açlık kan şekerinin 70-100 mg/dL, tokluk kan şekerinin ise 140 mg/dL'nin altında olduğunu belirtti.
Kan şekerinin dengede tutulmasında temel düzenleyicinin insülin olduğunu ifade eden Küçükali, insülinin hücrelerin kapısını açtığını ve glukozun hücrelere girmesini sağladığını anlattı. Glukozun özellikle beynin temel enerji kaynağı olduğunu vurguladı.
Diyabetli çocuklarda hedeflenen kan şekeri aralığının ise 70-180 mg/dL olduğunu belirten Küçükali, bu aralığın çocukları hem yüksek hem de düşük kan şekerinin zararlarından korumak amacıyla daha geniş tutulduğunu söyledi. Özellikle küçük yaşta diyabet tanısı alan çocukların hipoglisemiden korunmasının önemine dikkat çekti.
Hipoglisemi: Kan şekeri 70 mg/dL'nin altında
Küçükali, hipogliseminin normalden düşük kan şekerini ifade eden tıbbi bir terim olduğunu belirterek, diyabetli çocuklarda en korkulan durumların başında geldiğini söyledi.
Beynin temel enerji kaynağının glukoz olduğunu hatırlatan Küçükali, kan şekerinin düşmesi halinde beyin fonksiyonlarının geçici veya kalıcı olarak etkilenebileceğini ifade etti. Ağır hipoglisemilerde nöbet ve koma gibi ciddi durumların meydana gelebileceğini, hatta ölüm tehlikesinin bulunabileceğini dile getirdi. Küçükali, 70 mg/dL'nin altındaki kan şekeri değerinin hipoglisemi olarak değerlendirildiğini belirtti. Hipoglisemiye yatkınlık oluşturan faktörler arasında yeterli gıda alınmaması, insülinin fazla yapılması, egzersiz ve çölyak ile tiroid hastalıkları gibi hastalıkların bulunduğunu aktardı.
Terleme, titreme ve ani davranış değişikliğine dikkat
Küçükali, hipogliseminin belirtileri arasında titreme, terleme, çarpıntı ve solukluk bulunduğunu söyledi. Sinirlilik, huzursuzluk, ani davranış değişiklikleri, ajitasyon, kabuslar ve kontrolsüz ağlamanın da belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Açlık hissi, baş ağrısı, bulantı, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, bulanık veya çift görme, konuşma bozukluğu, bilinç bulanıklığı, hafıza sorunları, baş dönmesi, koordinasyon bozukluğu, güçsüzlük, bilinç kaybı ve nöbetin de hipoglisemi belirtileri arasında bulunduğunu ifade etti.
Küçükali, hipogliseminin hafif ve ağır şekilde sınıflandırılabildiğini belirterek, hafif hipoglisemide kan şekerinin 70 mg/dL'nin altında olabileceğini ancak çocuğun iletişim kurabildiğini söyledi. Ağır hipoglisemide ise bilinç bozukluğu veya kaybı ile nöbet görülebildiğini ve bu durumun acil olduğunu vurguladı.
Bilinci açık çocukta ilk müdahale nasıl yapılmalı?
Hipoglisemi müdahalesinde öncelikle durumun tanınması, ardından tedavinin uygulanması gerektiğini belirten Küçükali, çocuğun bilinci açık ve ağızdan tedavi alabilecek durumda olması halinde kan şekeri 70 mg/dL'nin altındaysa 2 küp şeker veya yarım kutu meyve suyu, 55 mg/dL'nin altındaysa 4 küp şeker veya 1 kutu meyve suyu verilmesi gerektiğini anlattı.
Bilinç bulanıklığı bulunan veya bilinci kapalı olan ve ağızdan tedavi alamayan çocuk için çocuğun sol yan pozisyonunda yatırılması ve kas içine glukagon uygulanması gerektiğini belirten Küçükali, kan şekerinin 15 dakika sonra yeniden kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
Kontrolde kan şekeri 70 mg/dL'nin altında ise tekrar şeker verilmesi, 70 mg/dL'nin üzerinde ise ara öğün verilmesi gerektiğini aktaran Küçükali, bilinç kapalı ise tekrar glukagon uygulanması gerektiğini, bilinç açık ise kan şekeri değerine göre şeker veya ara öğün verilmesi gerektiğini ifade etti. Küçükali ayrıca aileye haber verilmesi, en kısa sürede hastaneye ulaşımın sağlanması ve çocuğun insülin pompası varsa durdurulması gerektiğini belirtti.
Hiperglisemi daha sessiz ilerleyebiliyor
Hiperglisemiyi normalden yüksek kan şekeri olarak tanımlayan Küçükali, 180 mg/dL'nin üzerindeki kan şekeri değerlerinin hiperglisemi olarak değerlendirildiğini söyledi.
Hipergliseminin hipoglisemi kadar “gürültülü” olmadığını belirten Küçükali, fark edilmemesi halinde büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Egzersiz, özellikle anaerobik egzersizler ve ağırlık kaldırma, sınav dönemi gibi stresli süreçler ile insülin dozunun yetmemesinin hiperglisemiye yatkınlık oluşturan faktörler arasında bulunduğunu aktardı. Çok su içme, çok idrara çıkma, çok acıkma, çok yeme ancak kilo kaybetme, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve ağız kuruluğunun hipergliseminin genel belirtileri olduğunu belirten Küçükali, bu belirtilerin diyabetin erken tanınmasına ve hipergliseminin fark edilmesine yardımcı olduğunu dile getirdi.
Ağızda aseton kokusu ve hızlı nefes almaya dikkat
Küçükali, hiperglisemide ağızda kötü koku veya aseton kokusu, karın ağrısı, bulantı-kusma, hızlı nefes alma ve bilinç değişikliğinin acil belirtiler arasında bulunduğunu söyledi. Bu belirtilerin şeker komasının bulguları arasında değerlendirildiğini belirten Küçükali, özellikle genel durumdaki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.Kan şekeri 180-270 mg/dL arasında olan, genel durumu iyi, bilinci açık ve aktif şikayeti bulunmayan çocukların bol su içmeye teşvik edilmesi ve tuvalete serbestçe gidebilmesine izin verilmesi gerektiğini belirtti.
270 mg/dL ve üzerinde keton kontrolü
Kan şekeri 270 mg/dL ve üzerinde olduğunda idrar ve/veya kan ketonu ölçülmesi gerektiğini belirten Küçükali, keton pozitifliği tespit edilmesi halinde diyabet tedavi planına göre insülin uygulanması, aileye haber verilmesi ve sağlık kuruluşuna en kısa sürede ulaşımın sağlanması gerektiğini söyledi. Küçükali, pozitif keton değerlerinin idrarda 2+ ve üzeri, kanda ise 0,6 mmol/L ve üzeri olduğunu belirtti. Keton pozitifliği bulunan çocuğun sınava devam etmesinin veya egzersiz yapmasının uygun olmadığını dile getirdi.
Sınav sırasında diyabetli öğrenciye nasıl yaklaşılmalı?
Küçükali, sınav sırasında diyabetli öğrencilerin kan şekeri takibinin de önem taşıdığını belirtti. Bursluluk sınavı öncesinde kan şekeri 190 mg/dL ölçülen bir öğrenci üzerinden örnek veren Küçükali, öğretmenin öğrencinin kan şekerini sınav içerisinde de takip etmesini ve gerektiğinde müdahale etmesini sağlaması gerektiğini söyledi.
Kan şekerinin 180 mg/dL'nin üzerinde olması durumunda çocuk kendini iyi hissediyorsa bol su içmeye teşvik edilmesi ve sınav süresince serbestçe tuvalete gidebilmesine izin verilmesi gerektiğini aktaran Küçükali, kan şekerinin bir saat sonra kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Küçükali ayrıca hiperglisemi nedeniyle kaybedilen zamanın sınavın sonuna eklenmesi gerektiğini ifade etti.
Hangi durumlarda aile ve sağlık kuruluşuna haber verilmeli?
Küçükali, öğretmenlerin hangi durumlarda aileyle iletişime geçmesi ve sağlık kuruluşuna ulaşılması gerektiğinin bilinmesinin önemli olduğunu söyledi. Hipoglisemi yaşanması, keton pozitifliği, kusma veya bilinç değişikliği durumlarında aileyle iletişime geçilmesi gerektiğini belirten Küçükali, öğretmenin kendisini güvende hissetmediği durumların da aileyle iletişim kurulmasını gerektirdiğini aktardı.
“Fark etmeniz ve hızlı davranmanız hayat kurtarabilir”
Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali, öğretmenlerin diyabetli çocuklar açısından kritik bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Diyabetli bir çocuk için okulda en güvenli kişinin öğretmen olduğunu belirten Küçükali, öğretmenlerin diyabetli çocuklar için kritik noktalardaki desteğinin sağlık çalışanlarının işini kolaylaştırdığını söyledi. Küçükali, “Fark etmeniz ve hızlı davranmanız hayat kurtarabilir” mesajını verdi.








