Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Özgür Özel’in “Ben savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de göze almışız” sözlerini eleştirdi. Erdoğan, “Hayırdır beyler hangi savaştasınız, kimle savaştasınız? Seferberlik çıktı da biz mi duymadık. Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık?” ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN’DAN ÖZEL’İN SÖZLERİNE SERT YANIT
Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısındaki konuşmasında Türkiye’nin hem iç hem de dış gündem bakımından hassas bir dönemden geçtiğini belirterek siyasette kullanılan dilin önemine değindi. Siyasi rekabetin toplumsal birlik ve beraberliği zedeleyecek bir noktaya taşınmaması gerektiğini savunan Erdoğan, muhalefetin bazı temsilcilerinin söylemlerini eleştirdi. Özgür Özel’in “Ben savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de göze almışız” açıklamasına yanıt veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Bir tanesi çıkmış şuursuzca 'savaştayız' diyor. Bu zata sormak lazım. Hayırdır beyler hangi savaştasınız, kimle savaştasınız? Seferberlik çıktı da biz mi duymadık. Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Utanmadan bunu diyorsunuz. Siz lafınızın nereye gittiğinin farkıda mısınız? Sorumlu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin.”
Erdoğan, siyasi tartışmalarda hakaret ve karşılıklı suçlamalar yerine daha ölçülü bir üslubun benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
“YENİ BİR SİYASET DİLİNE İHTİYAÇ VAR”
Konuşmasında siyasette kutuplaşma konusuna da değinen Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Siyasi partilerin ülkenin ortak meselelerinde uzlaşabilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, rakip partilerin birbirlerini sürekli karşıt konumda tutmasının demokrasi ve toplumsal barış açısından sorun oluşturduğunu savundu.
Erdoğan, muhalefetin ülkenin sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirmesi gerektiğini belirterek, siyaset kurumunun temel görevinin millete hizmet etmek olduğunu söyledi. Muhalefetin bazı aktörlerinin kendi siyasi çıkarlarını ön planda tuttuğunu öne süren Erdoğan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu gelişmelerin daha yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

GEZİ OLAYLARI VE SİYASİ KUTUPLAŞMA MESAJI
Erdoğan, geçmişte yaşanan siyasi gelişmeleri de hatırlatarak Gezi Parkı olaylarına değindi. Türkiye’nin farklı dönemlerde çeşitli siyasi ve toplumsal sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Erdoğan, muhalefetin bu süreçlerdeki tutumunu eleştirdi. Siyasi söylemlerin toplumdaki farklı kesimleri birbirine karşı konumlandırmaması gerektiğini belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:
“Çünkü siyaset, aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçerek, tartarak ifade etme sanatıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi tartışmaların kişisel suçlamalar üzerinden yürütülmesine de karşı çıktı. İddiaların somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiğini belirten Erdoğan, kişiler hakkında mesnetsiz suçlamalarda bulunulmasının siyasi sorumlulukla bağdaşmadığını savundu.
İSTANBUL VE KOCAELİ’NDEKİ SEL FELAKETİNE DEĞİNDİ
Erdoğan, konuşmasının devamında İstanbul ve çevre illerde meydana gelen aşırı yağış, sel ve su baskınları hakkında bilgi verdi. Afet sonrasında ilgili kurumların harekete geçtiğini belirten Erdoğan, arama kurtarma ve müdahale çalışmalarında çok sayıda personel ile aracın görev aldığını söyledi.
Erdoğan’ın paylaştığı verilere göre, İstanbul’daki çalışmalarda toplam 47 bin 217 personel, 5 bin 280 araç ve 14 bot görev yaptı. 19 Ekim itibarıyla 21 bin 600 ihbar doğrultusunda 3 bin 270 vatandaşın güvenli bölgelere tahliyesi gerçekleştirildi. Afette İstanbul’da 7, Kocaeli’nde ise 1 kişi hayatını kaybetti. Erdoğan, yaşamını yitiren vatandaşların yakınlarına başsağlığı dileyerek olaylarla ilgili soruşturma ve incelemelerin sürdüğünü belirtti.
AFETTEN ETKİLENEN VATANDAŞLARA YARDIM
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinden etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve zararlarının giderilmesi amacıyla çeşitli kurumlar tarafından kaynak aktarıldığını açıkladı. Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hane başına 10 bin lira destek sağlanması için toplam 200 milyon lira, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından 230 milyon lira, Ticaret Bakanlığı tarafından ise 80 milyon lira İstanbul Valiliğine aktarıldı.
İstanbul’un 37 ilçesinde 5 bin 672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında yardım ulaştırıldığını belirten Erdoğan, afetin neden olduğu zararların giderilmesi için çalışmaların devam edeceğini bildirdi. Erdoğan, olası ihmal ve kusurların araştırılacağını da vurgulayarak, sorumluluğu bulunan kişiler tespit edildiği takdirde gerekli işlemlerin yapılacağını ifade etti.

FON SORUNUYLA İLGİLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündemindeki başlıklardan biri de tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili süreç oldu. Konunun çok sayıda yatırımcıyı etkilediğini belirten Erdoğan, süreci üç ayrı başlık altında ele aldıklarını söyledi. İlk aşamada fonlarda birikimi bulunan yatırımcılara ödemelerin yapılmasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, Meclis gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesinin ardından ödeme işlemlerinin hızlanmasının beklendiğini ifade etti.
İkinci aşamada, manipülasyon yoluyla haksız kazanç elde ettiği öne sürülen kişilerin yargı önünde hesap vermesinin amaçlandığını kaydeden Erdoğan, savcılıkların deliller doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Üçüncü aşamanın ise benzer sorunların yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını kapsadığını belirten Erdoğan, denetim ve mevzuat alanlarında yeni adımların gündeme gelebileceğini dile getirdi. Tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıya dikkat çeken Erdoğan, konunun yakından takip edildiğini ve sürecin sonuçlandırılması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.
“İFTİRA SİYASETİNE TESLİM OLMAYIZ”
Konuşmasının son bölümünde siyasi sorumluluk ve yargı süreçleri üzerinde duran Erdoğan, yolsuzluk iddialarının ve suçlamaların hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu. Kişilerin itibarıyla ilgili iddiaların somut delillerle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı hukuk zemininde mücadele edeceklerini söyledi.
Erdoğan, siyasi anlayışlarının merkezinde Türkiye’nin birliğinin, toplumsal huzurun ve millî iradenin korunmasının bulunduğunu belirterek, ülkenin kritik bir dönemden geçtiğini ve siyasi kurumların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini kaydetti.





