Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler ile süresiz nafakaya ilişkin düzenlemeleri ekim ayında Meclis gündemine gelecek yargı paketinde hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı. Gürlek, kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedeflediklerini de söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Adalet Sarayı Konferans Salonu’nda düzenlenen Ankara 2 No’lu Barosunun 2026-2027 Adli Yıl Açılış Programı’nda konuştu. Yeni yargı paketine ilişkin hazırlıkları anlatan Gürlek, boşanma ve nafaka düzenlemelerinin yanı sıra avukatların mesleki sorunları, davalarda hedef süreler ve yargının işleyişine ilişkin açıklamalarda bulundu.

BOŞANMA VE SÜRESİZ NAFAKA İÇİN EKİM AYINI İŞARET ETTİ

Boşanma davalarının uzamasını engellemeye yönelik tedbirler üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, süresiz nafakaya ilişkin düzenlemeyi de aynı pakette ele almayı planladıklarını ifade etti.

Gürlek, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına atıfta bulunarak şunları söyledi:

“Boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de inşallah Ekim ayındaki pakette hayata geçirmeyi düşünüyoruz.”

AVUKATLARIN SİLAH RUHSATI ÜCRETLERİNDE DEĞİŞİKLİK PLANI

Avukatlardan silah ruhsatı ücretlerine ilişkin talepler geldiğini aktaran Gürlek, konuyu Hazine ve Maliye Bakanı ile görüştüklerini söyledi. İlk başvuruda ücretin yarısının alınması, sonraki yenilemelerde ise ücret alınmaması konusunda mutabakata vardıklarını belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

“Avukatlarımızın silah ruhsatı ücretleri konusunda da sürekli talepler geliyor. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanımızla görüşmeler yaptık. Sağ olsunlar, onlar da bize yardımcı oldular. İnşallah Ekim ayında gündeme gelecek pakette silah ruhsatı ücretinin ilk başvuruda yarı oranında alınması, devamındaki yenilemelerde ise ücret alınmaması yönünde ortak bir mutabakata vardık.”

KİRA TESPİT VE TAHLİYE DAVALARI İÇİN HEDEF SÜRELER

Avukatların açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmeleri gerektiğini vurgulayan Gürlek, hâkim ve savcıların yargıda belirlenen hedef sürelere uymasının önemine dikkat çekti.

Gürlek, “Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedefliyoruz” dedi.

Avukatların zamanlarını duruşma salonlarında ve adliye koridorlarında bekleyerek geçirmelerini istemediklerini söyleyen Gürlek, uygulamanın içinden gelen bir hukukçu olarak mesleki sorunları yakından bildiğini belirtti. Adalet teşkilatının bütün mensuplarının avukatlara nezaket ve mesleki saygınlık çerçevesinde yaklaşması gerektiğini ifade etti.

YARGI SİSTEMİNİN YENİDEN YAPILANMASINA DEĞİNDİ

Türkiye’nin darbe ve vesayet dönemlerinde ağır süreçlerden geçtiğini dile getiren Gürlek, hukuk kurumlarının geçmişte milletin aleyhine kullanılmak istendiğini söyledi. FETÖ’nün de uluslararası güç odaklarının desteğiyle millî güvenliği hedef aldığını ve yargıyı hak ve özgürlükleri kısıtlayan süreçlerin aracı hâline getirmeye çalıştığını belirtti.

“FETÖ eliyle adeta bir deprem yaşayan yargı sistemimizi yeniden inşa ettik diyebiliriz” diyen Gürlek, yargıda bağımsız ve vatandaşa hizmet odaklı yapılanmayı tamamladıklarını savundu.

Genç avukatlara da seslenen Gürlek, Türkiye’nin bugünkü konumuna ulaşmak için ödediği bedellerin unutulmaması gerektiğini ifade etti. Geçmişte olağanüstü hâl uygulamalarına ve yargının işlevsizleştirildiği dönemlere tanıklık edildiğini belirtti.

TERÖRLE MÜCADELEDE KALICILIK VE DAYANIŞMA VURGUSU

Terörün Türkiye’nin kalkınması, huzuru ve güvenliği üzerinde uzun yıllar yük oluşturduğunu söyleyen Gürlek, bu tehdidin kalıcı olarak ortadan kaldırılması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

Devlet kurumları ile toplumun bütün kesimleri arasındaki birlik ve dayanışmanın önemine işaret eden Gürlek, baroların ve avukatların bu yapının önemli unsurları olduğunu belirtti.

Ziyaret ettikleri illerde baro başkanları ve yönetimleriyle bir araya geldiklerini anlatan Gürlek, bu görüşmelerde mesleki sorunları, yerel yargı altyapısını ve adalet teşkilatı ile avukatlar arasındaki iletişimi değerlendirdiklerini söyledi.

Oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlanacak! İşte cenaze programı
Oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlanacak! İşte cenaze programı
İçeriği Görüntüle

TÜRK DÜNYASINDA HUKUK İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Ankara 2 No’lu Barosunun Türk Dünyası Hukuk İşbirliği Komisyonu aracılığıyla yürüttüğü çalışmaları takip ettiğini belirten Gürlek, Türk dünyasıyla güçlenen siyasi, ekonomik ve kültürel bağların hukuk alanındaki iş birliğine de yansımasını önemli bulduğunu ifade etti.

Gürlek, barolar ve hukukçular arasındaki ilişkilerin eğitim, tahkim, mevzuat çalışmaları ve karşılıklı tecrübe paylaşımı gibi alanlarda geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Hâkim, savcı, avukat ve adalet çalışanlarının birbirini tamamlayan sorumluluklar üstlendiğini belirten Gürlek, Bakanlığın yapıcı, uygulanabilir ve çözüm odaklı tekliflere açık olduğunu kaydetti.

ULUSLARARASI HUKUKTA ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ

Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Gürlek, bazı Batı ülkelerinin ağır insan hakları ihlalleri karşısında sergilediği tutumun uluslararası hukuka duyulan güveni sarstığını söyledi.

Mağdurların kimliğine, inancına veya yaşadığı coğrafyaya göre farklı yaklaşımlar benimsenmesinin hukukun evrenselliğine zarar verdiğini belirten Gürlek, uluslararası kuruluşların etkisiz kaldığını ve kuralların güçlü devletlerin çıkarlarına göre uygulandığını ifade etti.

Türkiye’nin insan hakları ihlallerine karşı tutarlı bir yaklaşım benimsemeye ve uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesi için çalışmaya devam ettiğini söyleyen Gürlek, “Türk milleti adalet ve hukuk nerede, kime lazımsa orada olmaya devam edecektir” dedi.

“EN SAĞLAM ZEMİN ADALET VE HUKUK GÜVENLİĞİDİR”

Türkiye’nin bölgesel istikrara ve küresel adalete katkısının, kendi içindeki birlik ve dayanışmanın güçlenmesiyle artacağını belirten Gürlek, iç cephenin sağlam tutulması gerektiğini vurguladı.

Millî Mücadele döneminde işgal güçlerinin Ankara yakınlarına kadar ilerlediğini hatırlatan Gürlek, tarihten ders alınması ve rehavete kapılınmaması gerektiğini söyledi. Gürlek, “Şüphesiz güçlü Türkiye'nin üzerinde yükseleceği en sağlam zemin adalet ve hukuk güvenliğidir” ifadelerini kullandı.

“HİÇ KİMSE KANUNLARIN YAPTIRIMINDAN MUAF OLAMAZ”

Hukuk önünde herkesin eşit olduğunu vurgulayan Gürlek, hiçbir kişinin kendisini ayrıcalıklı göremeyeceğini belirtti.

“Hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz. Adalet herkese lazım olan cansuyudur” diyen Gürlek, vatandaşların huzur ve güvenliğinin öncelikleri olduğunu söyledi.

Bazı popüler kişilerin millî ve ahlaki değerleri zedelediğini, hukuksuzluğu özendiren yaşam tarzlarıyla gençleri olumsuz etkilediğini savunan Gürlek, bu konularda gerekli yasal işlemleri yaptıklarını ifade etti. Sosyal dayanışma projelerinin suistimal edilmesine karşı da adımlar attıklarını belirten Gürlek, yasaların etrafından dolanmaya çalışan kişi ve kurumlara yönelik önleyici tedbirler aldıklarını kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi